metrika yandex

BURHAN KUZU SUİKASTE Mİ KURBAN GİTTİ?

Güven AKINCI

01.11.2020

Bu ne idüğü belirsiz “Türk tipi” başkanlık sisteminin nazari çerçevesini hazırlamıştı Burhan Kuzu.

Geçmişinde Özal ve Demirel’e de danışmanlık yapmıştı. Merhum Burhan Kuzu iki şeyi çok istedi; biri Adalet bakanı olmak diğeri Başkanlık sistemi.

İlkini değilse de ikincisini başardı.

Tarihi yaklaşık 150 yıl geriye giden demokrasi arayışımızı, getirip tek adamın iki dudağına hapsetmek, Burhan hoca’nın marifetiydi.

Bugün Türkiye’yi ekonomik iflasın eşiğine getiren, hukuku rafa kaldırıp toplumsal birliğimizi dinamitleyen, uluslararası platformlarda bizi  yalnızlaştıran, içeride düşman dışarıda düşman üreten hatta bir bekâ sorunu var eden işte bu sistemi getirmek için çok gayret etmişti Burhan Kuzu.

Tarih hakettiği şekilde yargılayacaktır Hoca’yı...

Başkanlık referandumunun kabul edildiği, Türkiye’nin  belirsiz bir sürece girdiği işte o yaz. Yani referandumdan 3 ay kadar sonra. Yaz tatilindeyiz bir gurup arkadaşla, Ege’de. Bulunduğumuz  otelde, akşam yemeğimizi yemiş çaylarımızı içerken Burhan hoca geldi masaya. 15 kadar kişiyiz masada. Meğer hoca otele henüz giriş yapmış.

O zamana kadar masamızda biz bizeyiz. Misafirimiz gelince kimi arkadaşlar biraz bozuldu, kimi bir bahaneyle kalkıp sıvışsa da, nezaketsizlik yapmak istemeyen çoğunluğumuz kaldık.( Bir süre sonra hepimiz sıkıldık, kendi aramızda gizliden mesajlaşıp otelin başka bir cafesinde buluşmaya karar verdik. Burhan hoca’ya da “ Hocam yoldan geldiniz, yorgun görünüyorsunuz. Siz istirahat buyurun odanızda, nasılsa birkaç gün buralardayız. Görüşürüz” dedik. Hoca’yı kibarca yatmaya yollayıp başka bir mekânda sohbetimizi sürdürmüştük)

İşte o masadaki Burhan hoca’dan duyduklarımı anlatayım. Doğal olduğu üzere başkanlık sistemi ve 3 ay önceki referandum konuşuluyor. Masadaki hukukçu büyüğümüz, bu sistemin muhtemel komplikasyonlarından bahisle ileride bir kaosa kapı aralayacağını söylüyor. Çoğunluk, hukukçu dostumuza katılıyoruz, yeni sistemimizin baş mimarının ne diyeceğine kulak kesiliyoruz.

- Yanlış !!! Evet bu hâliyle yanlış oldu

demez mi? Bir an için eski mesleğim gazetecilik heyecanıyla dikkat kesiliyorum, bir yandan da “acaba şok bir itirafa mı şahitlik edeceğiz?” diyorum. Heyecanlıyım yani!

- Arkadaşlar benim murad etmediğim şeyler oldu. Her ne kadar anayasayı yazan komisyonda olsam da bütün maddeleri ben yazmadım! Başka arkadaşlar yazdılar bir kısmını. Ancak endişe etmeyin zamanla oturur sistem. Aksayan yönleri restore edilir.

( Ve ben bu konuşmadan 2 yıl sonra Paris sokaklarında, işte o anayasayı yazan ekipten bir başka prof.’tan hemen hemen aynı cümleleri duyacaktım: “bazı maddeleri ben yazmadım, bu haliyle sistemi onaylamıyorum”)

Anlattığım iki olayın da, çokça şahitleri var. Her iki “anayasa yazıcısı” prof. da içinde oldukları çalışmaları onaylamamışlardı. Hatanın, yanlışın sahibi olmazmış derler ya...

Yakın zamanda Burhan Kuzu’nun, İranlı bir uyuşturucu satıcısının Türkiye’deki bazı işleri için araya girdiği, yargıdaki kimi davalar için hakimleri aradığı ortaya çıktı. Bu ilişkilerin çok derinlere uzadığı, Burhan Kuzu’nun uzanan zincirin bir halkası olduğu bu zincirin o halkasının kopartıldığını yani Hoca’nın bir suikaste kurban gittiğini yazanlar oluyor. Ben katılmıyorum buna. Burhan hoca,  nasıl desem? Biraz “gevşek” biriydi biraz da saftı. İranlı, için hakimi araması biraz gevşek ve biraz da saf oluşundandır. Covid 19 virusuna yenildi bence Hoca..

Cumhurbaşkanı adaylık süreçlerinde de muziplik olsun diye mi “adalet bakanı olamasan da cumhur u reislik için adın geçiyor” demek için mi Burhan hoca’nın adı dolaştırılırdı. O süreçlerin birinde  Fatih Ziya Şark restorantında değerli dostum, gazeteci Abdullah Muratoğlu ile yemek yiyorken Merhum Kuzu’ya tesadüf ettik. Abdullah abi ile tanışıyorlarmış. “Ya Abdullah bir oturalım nolacak bu işler( cumhubaşkanı kim olacak konusu) bir konuşalım” dedi. Ben de “Hocam, nereye gitsem sizin adınızı söylüyorlar” demiştim de nasıl hoşuna gitmiş, nasıl da gevrek gevrek gülmüştü merhum..

Allah günahlarını afetsin!

Yorum Ekle
Yorumlar (2)
Hasan | 06.11.2020 20:30
Ali Kara, yazıyı nerenle okudun? böyle nefret kusmuşsun yazara. Ezik misin sen yazıyı ukala, yazarı da kabadayı bulmuşsun.
Ali kara | 02.11.2020 12:05
çok ukala cok bilmiş bir üslubun var. herkese tepeden bakan. bu kafayla gazetecilik olmaz. kabadayılık olur.