metrika yandex
  • $32.13
  • 34.88
  • GA17500

Şabatta Aksa Tufanı

AHMET GÜRBÜZ
08.10.2023

 

Ülke gündemi yurt dışı terör operasyonları ve parti kongrelerine kilitlenmişken sabah saatlerinde Filistin’den gelen saldırı haberi tüm dünyayla beraber bizim de dikkatimizi oraya çekti. Aslında alışık bir durumdu; İsrail’in sınır tanımayan, sivil ayırmayan, kadın çocuk gözetmeyen, özellikle dini bayramlara denk getirdiği Gazze’ye dönük vahşi saldırılar. Ama bu sefer durum farklı, belki de tüm dünyayı ayağa kaldırmasının sebebi de bu. Bugün saldırılar Hamas tarafından İsrail hedeflerine yönelikti.

Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları,sabah saat 6:30 sularında roket ve havanlarla saldırıya geçtiklerini duyurdular. Hamas kaynaklarına göre ilk 20 dakikada beş bin roket ve havan ateşlendi. Bunlar İsrail’in delinmez denilen hava savunma sistemi “demirkubbe”yi delerken, bir gurup Filistinlide planöre benzeyen basit düzeneklerle ve iş makinaları marifetiyle sınır çitlerini aşarak İsrail kentlerine girmeyi başardı.

İlk gelen görüntülerde bazı askeri hedeflerin kontrol edildiği, tank ve askeri araçların ele geçirildiği, üst düzey rütbelilerinde olduğu polis ve askerlerin esir alındığı görülüyordu.

İzzeddin el-Kassam Tugayları Komutanı Muhammed ed-Dayf, saldırının nedenini Mescid-i Aksa'ya radikal İsraillilerin girmesi şeklinde açıkladı,  "operasyonun" isminin de bu sebeple "Aksa Tufanı" olduğunu dile getirdi. Komutan Dayf; “Filistin halkı yeniden devrim yaptı ve bir devlet kurma projesine geri döndü…İsrail’in ihlallerine karşı bir çizgi çekme kararı aldık” dedi.

Operasyon Filistinliler ve Filistin dostları arasında bir sevinç ve heyecan dalgasına sebep oldu. Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye’nin yayınladığı videoda beraberindekilerle şükür secdesi yaptığı ve zafer için dua ettiği görülüyordu. Gazze’de halk sokaklara dökülerek kutlamalar yaptı.

Operasyonun 7 Ekime, ‘şabat gününe’ denk getirilmesi ayrıca bir mesaj taşıyor. Şabat Yahudilerde dini bir gün. O gün İsraillilere çalışmak yasak, herkesin evlerinde olduğu bir vakit. İnançlarına göre; yeri ve gökleri altı günde yaratan rab, yedinci günde istirahate çekildi. Yahudilerin o günü çalışmayıp ibadetle geçirmeleri gerek, aksi durumda en kötü ölümle cezalandırılırlar.

Ayrıca İsrail in unutamadığı bir Yom Kippur (Kefaret günü) baskını daha var. Bundan tam elli yıl önce 6 Ekim 1973’ de Mısır'ın başlatmış olduğu bir saldırı. 2 bin 500'den fazla asker, 102 savaş uçağı ve 400'den fazla tanka mal olmuştu.

İsrail’in bu saldırıların altında kalmayacağı ve vahşice bir karşılık vereceğini bunu planlayanlarda biliyordu herhalde. Ama  bir şey daha biliyor olmalılar; oda İsraillilerin ölüm korkusu. Bundan sebep Kassam Tugaylarının girdiği yerlerde bir kara harekâtı yapmayı göze alamayacaklardır. Oysa Filistin halkı, özellikle Hamas yanlıları, kendilerini Kudüs’ün geleceği, Aksa’nın hürriyeti için Allah tarafından seçilmiş fedailer olarak görmektedirler.

Bu süreç Filistin direnişinde bir dönüm noktasıdır. Şimdiye kadarki intifadalar sivil, protesto amaçlı halk hareketleriydi. İsrail’in katliamlarını ve yıkımını durduramaya yetmemişti. Sadece Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ)’yü göstermelik bir hükümet kurmaya taşımıştı. Sorunun geçmişini bilenler bilir ki, İsrail ve arkasındaki güçlerle cılız siyasi müzakerelerle bir yere varılamayacağı bir gerçektir.

Bu operasyon zaten psikolojik üstünlüğü elinde tutan Filistin halkına bir özgüven aşısı olmuştur. Halk arasındaki bölünmüşlüğü kısmen bütünleşmeye evirebilir. Dışardaki Kudüs ve Filistin dostlarının durumlarını gözden geçirmelerine vesile olacaktır. Halkı Müslüman devletlerin İsrail ile eski sıcak dostluklarını devam ettiremeyeceklerini düşünüyorum.

Bu son çatışmalar bölge ülkeleri ve diğer taraflarda hakkın üstünlüğünü savunan ve güce tapanlar arasında keskin bir ayraç olacaktır.

Batının pozisyonunu değerlendirmeye hiç gerek yok. Çünkü onlar ezberletilmiş bir nakaratı tekrarlamaktan öte bir görüş serdedemezler. Zira ilk günden beri Filistin’de yurdundan edilen milyonların, kamplarda sefaletle can veren yavruların veballerine ortaktırlar. İsrail’in BM kararlarına rağmen katlettiği yüz binlerin kanları ellerine ve yüzlerine bulaşmıştır.

Bugün yaşanan olaylara batılı devletlerin hepsi tek kalemden çıkmış “terör saldırısı” temalı mesajlarla tepki verdi. Hiç birisinin aklına oradaki insanların en temel insan haklarından mahrum yaşadığı gelmedi, gelmez.  Mescid-i Aksa’yı postallarıyla kirletenleri, Yahudi yerleşimcilere mekân açmak için buldozerlerle evi yıkılanları, sebepsiz yere her gün üç beş Filistinliyi öldürenleri asla görmezler.

Filistin1917 Aralık ayına kadar bizim toprağımızdı. Anavatandan ayrılan en son ve en kutsal vatan parçasıdır. Biz Filistin’den vazgeçsek dahi Filistin bizden vazgeçmez, tarih bizi affetmez.Devletsizliği haymatloslara sormak lazım. Bu gün yaşananlar özgür Filistin için tarihi bir adımdır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın;“İlk kıblemiz Mescid-i Aksa'nın tarihi ve dini statüsünü aşındırmaya yönelik her türlü girişimin karşısında durmaya devam edeceğiz,” dedikten sonra; “Bu sabah Filistin'deki olaylardan sonra tarafları gerilimi düşürmeye, itidalli davranmaya çağırıyorum.” mesajını gayet anlamlı buluyor ve destekliyorum.

Benim bu yaklaşımımı eleştirecek ve Kassam Tugaylarının zaten köşeye sıkışmış Netanyahu’ya alan açtığını, yeni ölümlere davetiye çıkardığını düşünen arkadaşlar olursa onlara Google’dan ‘İsrail katliamları’ diye bir sorgulama yapmalarını öneririm. Ya da zahmet etmesinler Sabra ve Şatilla’ya baksınlar, eğer yürekleri kaldırabilecekse linki de ben vereyim. https://www.ntv.com.tr/galeri/dunya/israilin-katliam-tarihi,zVEiu9o-QkStJi7lsPi1Hg/135nEVPTO0uNlmkiZeruOQ

Rahmân ve Rahîm Allah’ın adıyla
1. Kulu (Muhammed aleyhisselâm’ı bedeniyle,) geceleyin Mescid-i Haram’dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ’ya götüren (Allah’) ın şânı yüce (ve her türlü noksanlıktan uzak)tır. (Bunu,)kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye (yaptık). Şüphesiz O, (evet) O, hakkıyla işitendir, görendir.
2. Biz, Musa’ya Kitab verdik ve onu İsrâiloğulları’na: “Benden başkasını vekil (rab) edinmeyin.” diyerek doğruluk rehberi kıldık.
3. Ey Nuh ile beraber (gemide) taşıdığımız kimselerin nesli! Doğrusu o (Nuh), çok şükreden bir kuldu.
4. Biz, İsrâiloğulları’na  Kitab’da (Tevrat’ta) şu hükmü bildirdik: “Siz o (mukaddes) yerde, mutlaka iki defa fesat (bozgunculuk) çıkaracaksınız ve muhakkak surette, büyük bir kibirle çalım satacak (ve azgınlık yapacak) sınız.”
5. İşte o iki (fesat)tan birincisinin (ceza) vakti gelince, size, çok kuvvetli birtakım kullarımızı gönderdik de evlerin aralarında (bile sizi yakalamak, esir etmek için) araştırdılar. (Bu da) yerine getirilmesi gereken bir vaad idi.
6. (Tevbe ettikten) sonra size, onlara karşı tekrar (imkân ve galibiyet) verdik; mallarla, oğullarla yardım ettik ve sizi sayıca (evvelkinden) daha çok yaptık.
7. İyilik ederseniz, kendinize iyilik etmiş olursunuz. Şâyet kötülük ederseniz o da kendinizedir. Diğerinin (ceza) vakti gelince, yüzlerinizi (üzüntüden) kötü duruma sokmaları, birinci defa girdikleri gibi Mescid’e (Beyt-i Makdis’e) yine girmeleri ve bütün ele geçirdiklerini, yerle bir etmeleri için (size tekrar düşmanlar gönderdik).(İsra Suresi)

 

 

Yorum Ekle
Yorumlar (1)
BÖZEL | 08.10.2023 16:22
Allah razı olsun.