metrika yandex

ah zahide

Mustafa AKMEŞE

19.03.2021

yaşıyoruz işte!
kısacık ömrümüze öyle çok 'aranacak' olan sığdırıyoruz ki,
'arananın' sayısı arttıkça bulunmayacak olan çoğalıyor.
ulaşılamayan ne varsa bir yara gibi asılı kalıyor gönüllerimizde.
acıtıyor dost. acıtmaz mı hiç!
sonra birikiyorlar az az…
sırtımızda taşıdığımız yük oluyor yolda.

sonra, arayıp da buldum dediğimiz şeylere bakın lütfen,
bir yerlerinden hep eksiği var.
esasında ne çok eksik olan işlerimiz var dikkat ettiniz mi?
hayat dediğimiz sanki her şeyi yarım olan, bitirilmeyen bir yolculuktan ibaret...
belki de ölüm sonrası devamı var ya! ondandır.
"biz yarış bittikten sonra da koşan atlarız" diyordu şair.
öyle bir şey işte.

arayıp topladığımız üzerimizde taşıdığımız
ne varsa 'çöp' olan
adeta belimizi çatırdatan yüke dönüyorlar
hani okuyunca imanınız artıyor ya!
işte bu diyorsunuz!
bu…
bizi, taşınan yükten kurtaracak olanı teklif ediyor ya Allah aziz kitabında
onları söylüyorum…

sahi, neyi arasak da;
bulamadığımız da mazeretimiz olsa..
ey dost
aranacak olan, en halis dualara katılacak olanın en başta geleni
“eş” olandır.
eşimiz, bir yarımız olan diyorum.
olmayınca yolda eksiği en fazla hissedilen den bahsediyorum.
"yarım kalmak" böyle bi şeydir çünkü

biliyorsunuz değil mi?
bulanlar da öyle az ki.

hayır hayır! öyle değil dost,
’illaki herkes buluyor işte 'birilerini.'
evleniyoruz ..
ama esas ’birbirini’ bulmak’
bu 'ahiretliğim' diyen olmak gibi.

birbirlerinden razı olan eşler işte...
az,
çok az…

nerden mi belli?
toplumdaki evliliklerimize bi bakıverin lütfen.
ayrılıklar, boşanmalar, bitmek bilmeyen bir ömür devam eden kavgalar, didişmeler,
çağın sorunu deniyor.
modern zamanların doyumsuz kişiliklerinin evliliğe yansıması diyerek konuşulup duruluyor
hatta bazı arkadaşlar “sözleşme” düşmanı bile oldular yıkılan ailelerin sebebi diye.
"kadınlar çok oluyor" onlara göre.

yüzyıllardır insanların evlilikleri sanki süperdi,
eşler harika anlaşıyormuş, mutluluktan deliriyorlarmış
herkes aradığını bulmuş da
şimdilerde evli insanlar bir garip olmuş falan,
hadi ordan!
öyle değil işte.

yaşım itibariyle olsun veya okuduklarım da aynı şeyi teyit ediyor,
eşlerin uyumsuzluğu insanlığın 'kadim' bir sorunu ve hep vardı,
hatta eskiden daha çoktu.
soran mı vardı ne istediğini gençlere, evleneceklere…
adına ‘başlık’ dedikleri ve cep harçlığına  satın(!) alınan çocuk yaşta kızların
dramını, acısını kim işitirdi ki…

sadece imkansızlıklar nedeniyle
evlilikler, aile birlikteliği
büyük bir yük ve acı olarak sürüp gidiyordu.
acı, erkeğe de kadına da aynı acıydı ama evliliğin devamını sağlayan mecburiyetti.
dikkat edin lütfen,
kadınlar geçmişte çok sabırlı,harikaydı da
şimdilerde mi sorunlu, kötü oldu
hayır!
sadece var olan aile devamlılığına çaresizlik nedeniyle boyun eğmişlerdi.
ne sosyal ne de ekonomik  tutunacak bir dalları yoktu ki.
“çıktığın eve cenazen bile gelmesin” işte diyen bir ‘merhamet’ sorunu olan
kültürün çocuklarıyız biz.

ah zahide!

seyrediyorsunuz değil mi? öyle çoklar ki...
"gönül dağı'mız"dan kopup şehirlerin meydanlarına düşen
bizden bir parça olanlar işte.
'birbirini' bulamayanlardan bahsediyorum.
sonra
bir “sefer’’ minibüsüyle çıkar gelir…
zahide; ‘ben mutluyum anne, düğün falan bir şey istemem, nikah yeter' der ya..!
'birbirini' bulan olunca
öyle işte
"Allâh seni bir gün,
hiç üzülmemişsin gibi râzı eder." sözü çınlar kulaklarda…

ali şeriati eşi puran şeriati’ye, "Allah seni bana vermekle, bana vermediklerini tamamlamıştır." demiş..
işte bu...

hadi benim de bir 'iz'im olsun
o zaman yoluma;
ne 'verilmedi' bilmem,
ama 'verilmiş' olanı biliyorum,
kabul olunmuş 'dua' için hamd'ım Allah'adır.

ey yolcu

dua et. iste.
göğe çevir başını ve dile.
"isteyin ki vereyim"
diyen bir ilahımız var bizim.
çok şey isteyip de vaktini geçirme, kaybetme
yani kalbini sıradan şeylerle yorma ki
‘gökte olanın’
merhametini,
ilgisini cezb edesin…

ey yolcu
eş diye “birini’’ değil,
“birbirini’’ bulanlardan olmayı iste.."
çok iste
çok…

Not;  yazılarımın, dilediğiniz kısmı dahil, dilediğiniz şekilde dostlarınıza ikram etmeye açıktır.

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş