metrika yandex

ah örgütçü kafa ah!

Mustafa AKMEŞE

10.09.2021

Mustafa Akmeşe
bireysel ve toplumsal değişim zor olduğu kadar
bir o kadar da
zaman alan çok sancılı geçen süreçlerdir.
elbette bu değişim için birçok yapılması gereken şey vardır.
ben işin daha başında değişim için önemli gördüğüm ve
yapılması ilk elden olmazsa olmazı konuşmak istiyorum

"görünür" olmak diyorduk dost.
öylece yaşamak işte.
ortalık yerde, en doğal ve masum haliyle var olmak.

bir de
varlığımız zaten bir başkasının fark etmesiyle anlamlıdır.
bilirsiniz değil mi?

her şeyden önce
yaratıcı olan allah
bizi, içimizde bir iddia olarak duran
imanın
görünür hale döndüğü
ibadetler üzerinden görmek istiyor.

onun için aziz kitap
iman eden ve salih amel edenlerin kurtulacağını müjdeliyor.
ilginçtir!
kurtuluşa erenlerin
iman edenlerin olduğuna dair bir ayet yok,

iman eden ve salih amel işleyen şeklinde  
gelmiş tüm ayetler...
dilerseniz bakıverin
valla...
yani imanın kimde olduğu
bilinmez değil be dost.
gittiğin yol, istikamet, hangi yolun yolcusu olduğunu bildirir. görünür yani...

öyle olunca kişisel ve toplumsal değişim görülendir.
görülen kişi ve topluluklar,
bilinen ve tanınandır.
yani muhataplarına güven verendir. şeffaftır,
güven veren ise emin olunandır.
bu durum kişi ve toplulukların değişimi için olmazsa olmazıdır...

modern zamanlarda
örgütlü olan mücadeleleri kendine bire bir örnek almaya çalışan
çokça müslüman,
dini ve onun müntesibi olmayı
örgüt üyesi gibi olmak zannına düştü dersek yanlış olmaz.
biz müslümanlar
gizli saklı işleri olan adamlar değiliz ki.
bir örgütün üyeleri hiç değiliz.
çağlar üstü bir çağrının adamlarıyız biz.
örgüt de ne ola!

hidayet davetçileri olanların
"cemaat" olmayı

sığ örgüt anlayışına karıştırmaları nedeniyle nasıl zorluklar yaşadığımız ortalıkta
bakıverin lütfen;
mezhebine, meşrebine, tarikatına, partisine, vakfına adam toplama telaşına düşen,
hesabı bilinmeyen adamların!
çektiği bayrağın etrafına toplanmak
legal veya illegal fark etmez
çağdaş,
modern örgütçü kafanın hastalığına tabi olmaktır.
toplumu tabandan değil, yukarıdan dönüştürmek için
görünmeyen yüzleri vardır.
en bariz örneği fetö denilen beladır, yaşadık hep birlikte…

toplumsal değişim ve dönüşümler
tabandan gelen ivme ile kalıcı olduğu kadar bir o kadar sahicidir.
tabana ulaşmanın en etkili yolu; insanla birebir olan temastan geçer.
görüneceksiniz yani, onu derim…
sözü az,
emeğin çok olduğu bir mücadeledir bu,
ağır ilerleyen
ama dikişi sağlam olandır.
insanın elinden tutmaktan bahsediyorum dost. elinden.
gözlerine bakmaktan,
derdine derman olmaktan bahsediyorum.
ezilenenlerin, hakları gasp edilenlerin,
emekleri, alınterleri çalınanların,
kendini öteki hissedenlerin dili, soluğu olmaktan bahsediyorum.
sanal değil sahici birliktelikten bahsediyorum…

diğer yandan ben yine iyi biliyorum ki
içerisinde yaşanan toplumu değiştirmenin
her kesiminden
kadın erkek, yaşlı, çocuk  fakir, zengin vs insana ulaşılması gerekir
toplumun önderlerinin, seçkinlerinin,
asiller mi diyorlardı kendilerine?
ha onlar işte!
onların davete katılmaları veya sıcak bakmaları değişimin motorudur.
onlar olmadan olmaz.
milli gelirin yüzde 85ini oluşturanı yok say bakalım sayabilirsen.


hadi örnek verelim, yüzyıllar önce
dünyanın unutulan bir bölgesinde çölün ortasında
bizans'ın ve iran'ın süper güç olduğu bir dünyada
kabenin gölgesinde
yanında küçük bir çocukla bir başına
kabenin rabbine ibadet ederken “görünene”,
kimdir bu? sorusuna karşılık
aldıkları cevap;
adı; muhammed.
kendinden “emin” olunandır.
akrabayı gözetir, fukara dostu,
kimsesizlerin kimsesidir.

Sonra!
allah'tan haber getirdiğini söyleyen,
peygamber olduğunu iddia eden biri oldu. yanındaki çocuk ise yeğeni ali.
kısa bir süre sonra
kabenin içi putlarla dolu iken
omuz omuza vermiş
40 yiğit inanmış adamın kabeye yürüyen görüntüsüne şahit oldu şehir...
alayların istihzaların, küfürlerin arasında yürüyen bir avuç adamdır şimdilik onlar
ve  
bir ömre devrim sığdırmış,
ve bugünlere milyarlarca inananı var olan
bir "güzel insanın"
görünür mücadelesi
tam da anlattığıma eşsiz örnekliktir.


ha bir de !
"bana kim yardım edecek” diyen
 isa resule
“biz allah'ın yardımcılarıyız” diyen arkadaşları vardı.

ilahi!
bu nasıl bir şuur, uyanıklıktır böyle.


ey yolcu

“allah'ın yardımcıları” olmak,
görünür olmaktan geçer...
gizli işlerimiz yok bizim...
görünür ol ki:
“hayrı’’ yaygınlaştır...

biz hidayet yolunun "sarp yokuşunda"
yol almaya çalışan
davetçileriz...
o kadar…

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş