Ahmet Gürbüz / Yeni Kerbela'lar Yaşanmasın Diye!
Balgat Çözüm Akademi Okulları / Akademi Temel Lisesi

Yeni Kerbela'lar Yaşanmasın Diye!

09.10.2017

Ahmet Gürbüz/Yeni Kerbela'lar Yaşanmasın Diye! Ahmet Gürbüz

YENİ KERBELALAR YAŞANMASIN DİYE

 

İSLAM BİRLİĞİ GENEL KONGRESİ: KUDÜS/1931

 

Muharrem ayı insanlık tarihinin kör düğümü.

 

Tarihin en önemli olaylarının kesiştiği kavşak.

 

Adem (as)’ın duasının kabulü, Nuh (as) gemisinin Cudi’ye oturması,

 

Yusuf ve Yunus (as)’ın kurtuluşu ve Hz. Musa’nın Kızıldeniz’i yürüyerek aşması hep bu aydadır.

 

Ama bir olay var ki bu ayda cereyan eden; ne kabullenmesi mümkün, ne de izahı.

 

Hicretin 61.yılı, 10 Muharrem aşure günü, cennet gençlerinin efendisi, Peygamber efendimizin ciğer paresi Hz. Hüseyin’in şehadetiyle sonuçlanan Kerbela faciası.

 

Alevi-Sünni her Müslümanın dinmek bilmeyen hicranı, ortak acısı.

 

İslam tarihçilerinin hiç anmak istemediği, yazmakta en çok zorlandığı kesit.

 

İslam’ın ilk yüzyılı henüz tamamlanmamışken Müslümanlar arasında dökülen ilk kan. 

 

Ve Müslüman idarenin kılıcını kirleten Ehl i Beyt kanı.

 

“(Ey insanlar!) Andolsun ki size kendinizden öyle bir peygamber geldi ki, sıkıntıya uğramanız ona çok ağır gelir. Size çok düşkün, mü’minlere karşı çok şefkatli, çok merhametlidir”.(Tevbe 128)

 

O gün Kerbela’da dökülen kan, fitne ateşini yüzyıllar boyu söndürmeyen kandillere yağ olmaya devam etti maalesef.

 

Ne hazindir ki aynı topraklar hala Müslüman eliyle, Müslüman kanıyla sulanıyor. Aynı karanlık eller yeni Kerbelalar kurguluyor.

 

Hem de aynı nakarat terennüm edilerek.

 

Yine iktidar hırsları, yine riyaset sevdaları, yine aşiret kavgaları…

 

Oysa bu acı unutulmasın, Müminlerin önünde bir ibret levhası olarak kıyamete kadar dursun diye, kader i ilahi en sevdiği Habibinin en sevgili torununu kurban ediyordu.

 

Kur’an inananlarına mümin kanı dökmeyi kesinlikle haram kılıyor,  Allah’ın laneti ve sonsuz azabıyla tehdit ediyor.

 

“Bir mü’min(in) diğer bir mü’mini, bir yanlışlık dışında, öldür(mesi düşünül) emez. Kim bir mü’mini yanlışlıkla öldürürse, mü’min bir köle azat etmesi ve (ölenin) ailesine (mirasçılarına) onlar bağışlamadıkça teslim edilecek bir diyet vermesi gerekir.Kim de bir mü’mini kasten öldürürse, onun cezası, içinde ebedî kalmak üzere cehennemdir. Allah ona gazap etmiş, onu lanetlemiştir. Ona büyük bir azap hazırlamıştır”.(Nisa 92,93)

Kasten bir mü’mini öldürmenin dünyadaki cezası  kısas, yani idamdır.

 

Âlemlere rahmet Hz. Muhammed (sav) kan davasını ayaklar altına aldığını veda hutbesinde ilan ediyor.

 

 Peki bölgemizde yükselen tansiyonu düşürmenin, Müslüman toplumlar arasında çıkarılmak istenen savaşı önlemenin bir yolu yok mu?

 

İslam Birliği Genel Kongresi; Kudüs 1931

 

Bölgenin gerçekleri göz ardı edilmeden, halkların arasındaki ırsi ve kültüreler bağlar unutulmadan, ortak geçmiş ve ortak kaderimiz hesaplanarak sağduyulu bir ittifak zemini oluşturulabilir.

 

Tıpkı hicri 6 Şaban 1350, miladi 10 Aralık 1931 tarihinde Kudüs’te düzenlenen İslam Genel Kongresi’nde (The General Islamic Congress) olduğu gibi. O günkü tablo bugünkünden pekte farklı değildi.

 

Mezhep ayrımı gözetilmeksizin, İslam kardeşliğini geliştirmek ve Müslümanların menfaatlerini birlikte savunmak için; Türkiye, Suriye, İran, Irak, Filistin, Yemen, Tunus, Trablusgarp (Libya), Mısır, Yugoslavya, Endonezya, Doğu Türkistan gibi 22 ülkeden 153 delegenin katıldığı kongre bize bir ilham kaynağı olabilir.

 

Başkanlığını Kudüs müftüsü Hacı Emin el-Hüseyni’nin yaptığı kongrede Muhammed İkbal ise başkan vekilidir. Âlim, mütefekkir ve siyasilerden oluşan katılımcılar arasında: Ziyaüddün Tabatabaî (eski İran Başbakanı), Hasan Halid Paşa (eski Ürdün Başbakanı), Reşid Rıza (Mısır el-Ezher Üniversitesi Dekanı, Şükrü El Kuvvetli (Suriye’nin kuruluşundan sonra ilk devlet başkanı), Riyad El Sulh (Lübnan’ın bağımsızlığından sonraki ilk başbakan) gibi isimler bulunmaktadır.

 

Kongrenin hedeflerini açıklayan 2.maddesini dikkatlerinize arz ediyorum

 

Madde 2: Kongrenin hedefleri şunlardır:

 

a) İslam inancını ve değerlerini yaymak için etnik köken ve mezhep ayrımı yapılmaksızın Müslümanlar arasındaki iş birliğini ve genel İslam kardeşliğini geliştirmek.

 

b) Müslümanların menfaatlerini savunmak ve kutsal mekânlar ile toprakları herhangi bir müdahaleye karşı korumak.

 

Böyle bir birliktelik hayal değil. Bunun zeminini oluşturmadığımız müddetçe İslam toplumları ve topraklar her türlü  tehdit ve tecavüze maruz kalmaya devam edecektir.

 

Bu minvalde Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Tahran çıkarmasını ve varılan mutabakatı bu yolda atılmış büyük bir adım olarak kaydetmek isterim.

 

Ayrıca, “Sağduyulu İttifak Çağrısı” başlığıyla 2012 yılı başından beri bu kongreyi referans alarak bir farkındalık oluşturmaya çalışan Akra Fm’in gayretlerini burada takdirle anmadan geçemeyeceğim. Kongrede alınan kararların tamamına ve kaynaklarına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

 

https://www.akradyo.net/2971112273,60844,6,ISLAM-GENEL-KONGRESI-BEYANNAMESI-1931.aspx

 

Yorum Ekle
Yorumlar
Zeki Tokat

09.10.2017

Allah emeğinizi zayi etmesin. Konu gerçekten çok önemli. Eğer verdiğiniz linkten konuyu bölümler k
halinde yazıya dökerseniz oldukça büyük bir hizmet yapmış olursunuz.
NewsBox
Ford Servis / Oto Çiftel
  • Dürümiye / Lezzete Davetiye
  • Dürümiye / Lezzete Davetiye
Kaya Giyim / Kalitede öncü giyim dünyası
Kardelen Sigorta 0535 828 30 05