Ahmet Gürbüz / SEÇİMLERE DAİR
Balgat Çözüm Akademi Okulları / Akademi Temel Lisesi

SEÇİMLERE DAİR

22.06.2018
Ahmet Gürbüz

Nerde o eski bayramlar diyorlar ya televizyonlarda,

Ben de; nerde o eski seçimler diyorum.

Biz her şeyi çok önemsiyoruz aslında. Amatör küme maçlarında hakem dövüyoruz, acillerde doktor dövüyoruz ama iş memleketin, milletin geleceğini ilgilendiren konulara gelince teröristleri bile hoş görüyoruz.

On beş, on altılı yaşlarda başladı merakım siyasete. 1985 ten beri bütün seçimleri sanki adaymışım gibi büyük bir heyecanla, sabahlara kadar uykusuz kalarak, haftalarca, aylarca kritiğini yaparak geçirdim. Bazı seçimlerde müşahit, bazılarında sandık kurulu başkanı oldum. Hiçbir seçim görmedim ki, bu seçim ülkemiz için hayati öneme sahip son seçim olmasın. Anayasa referandumları da buna dâhil. Bende bunlara inanmadım desem yalan olur.

Ama bu sefer durum farklı, sanki gerçekten öyle. Çok partili sisteme geçişin ilk seçimi de eminim çok heyecanlı olmuştur ama güzel ülkem, aziz milletim üstündeki baskıdan, ezilmişlikten o heyecanı sindire sindire yaşayamamış, tadını çıkaramamıştır. Onu saymazsak şayet Cumhuriyet tarihimizin en önemli, en hassas, en kritik virajı bu seçimi bence.

Şöyle bir dönüp bakıyorum da kimler geldi, kimler geçti şu kısacık siyasal hayatımızdan. Evrenler, Demireller, Türkeşler, Özallar, Erbakanlar, Ecevitler, 2. İnönü, Celal Güzel, Yazıcıoğlu ve adını anmaya değmeyecek kara kalem çalışmaları gibi onlarca siyasi müsveddeler.

Bazıları ülke tarihinde, gönül ve fikir dünyamızda iz bırakırken, bazıları beddualarda yer bulabildi ancak kendine. Bazılarını yakinen tanıma fırsatı buldum; sevdim, kimisini ancak kaybettikten sonra anlayabildim. Bazılarına gönül, bazılarına rey verdim. Mesela hal i hayatında merhum Özal’dan pek hazzetmedim ama vefatını öğrendiğimde Kahire’de öğrenciydim, babamı kaybetmiş gibi üzüldüm. Özal’ı vizyonu ve yaptıkları açısında Erdoğan’a çok benzetiyorum. Dahası, hakkında söylenenler ve Dünyadan aldığı tepkiler açısından da öyle.

Şimdi Erdoğan’ı beğenmeyen ve ön yargı sahibi arkadaşların, 12 Eylül ve 28 Şubatı anlamadan, 17-25 Aralık ve 15 Temmuzu idrak etmelerini beklemek haksızlık olur. Çok partili seçimlere geçtikten sonra, sistemin doğal bir tepkimesi olarak on yılda bir gelen askeri darbelere alkış tutanları kime şikâyet etmeli, ya da nasıl izah etmeli. Bugünkü bu siyasal tabloyu birde bu açıdan irdelemeli.

Neyse, biz dönelim kendi mecramıza. Her zaman olduğu gibi meseleye ayet ve hadisler ışığından bakmaya çalışalım. Meşhur hadisi şeriftir: “siz nasılsanız, öyle (yöneticilerle) yönetilirsiniz”. Her ne kadar bazı münekkitler rivayet zincirinde dolayı zayıf dese de, Nebevi teşhise göre siyaset, sosyolojik bir aynadır. Ne toplum siyasetten önde gider, ne siyaset toplumun gerisinde kalır. Eğer gelecek için, millet ve memleket için güzel hayaller kuruyorsak, hakkın ve adaletin ikamesini can ı gönülden istiyorsak işe kendimizden başlamak zorundayız. Değilse, daha on yıllarca ABD’ye söver, İsrail’i kınar, Arapları eleştiririz.

“Siz kendi nefislerinizde olanı değiştirmedikçe, Allah sizin üzerinizdeki hükmünü/nimetini değiştirmez”.(Rad 11, Enfal 53).

Allah u Teâlâ Kitabı Azim’inde müminleri kardeş ilan ediyor. Müminleri bırakıp başka dostlar edinenleri; ‘onların yanında izzet mi arıyorsunuz, oysa izzet ve şeref tümüyle Allah’ın, Rasulünün ve müminlerin yanındadır’ diyerek ikaz ediyor. ‘Hep birlikte Allah'ın ipine sımsıkı sarılmayı, tefrikaya düşmemeyi’ emrediyor. Böylelikle gücünüzü, güveninizi, kaybedip, düşman karşısında zelil olup, mahzun olmamayı tembihliyor.

Kütüb ü Sitte’de İbn i Mace fiten bahsinde, âlemlerin efendisinden şu muhteşem ölçüyü haber veriyor: “Ümmetim batıl üzere ittifak etmez. Öyleyse bir konuda ihtilafa düştüğünüz zaman sevad-ı azama (büyük çoğunluğa) tâbi olun.” İnsanların en emini ve en doğru sözlüsü mutlaka O (sav)’dur.

Siyaset kazanının fokurdadığı şu günlerde meydanlara, söylemlere bakın, herkes yekdiğerinden daha vatanperver, daha milliyetçi, daha muhafazakâr, daha dürüst ve çalışkan. Ve kendi bloğunun dışındaki herkes hain, herkes hırsız, herkes yalancı. Parantez içinde itiraf etmeliyim ki bu kısmi uzlaşmadan memnuniyet duymaktayım. Umarım ki büyük buluşmalara vesile olur.

Sonuç mu?

Anadolu irfanına ve milletin ferasetine inanıyorum; Sağduyu galip gelecek. Gün ola harman ola.

Hüküm yalnız Allah’ındır ve ona tevekkül ettik.

 

 

Bu makale 752 defa görüntülendi.

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş
NewsBox
Ford Servis / Oto Çiftel
  • Dürümiye / Lezzete Davetiye
  • Dürümiye / Lezzete Davetiye
Yazarın diğer yazıları