23 Temmuz 2019 Salı •

Hayat Seçimlerden İbarettir

04.04.2019
Mehmet Yavuz AY

Hayat Seçimlerden İbarettir / Mehmet Yavuz AY

31 Mart 2019 yerel seçimleri, alışılageldik bir düzlemde seyretmeyen atmosferiyle tarihe geçti.

“Ulusalcılık, İslâmcılık, Batıcılık” üçgeninde oluşan siyasal reflekslerin, ayrışmak bir yana içiçe girdiğini, tarafların daha az kendisi daha çok öteki olduğunu müşahede ettik.

CHP’nin AK Parti gibi davrandığını, tepeden inmeci laik devletçi tavırlarını özenle sakladığını, kendi “Batıcılık” ideolojisinin rahminde büyüyen çocuklarının dışında kalan isimleri aday olarak gösterdiği bir tutumalışa şahit olduk.

Yüzde 20-30 aralığına sıkışmış bir partinin, “Mustafa Kemal’in askerleri” olmak dışında, reddettiği dünyalara açılmak gerektiği kanaatine varması dikkat çekicidir. Yine de tercih ettiği şahsiyetler kendi ideolojisine uzak olmayan ulusalcı, laik çizginin figürleriydi.

İstanbul adayı biraz daha muhafazakâr görüntü verdi. Yeni Zelanda şehitleri için mevlüt okutması CHP tarihi açısından yeni bir evreye işaret ediyor.

Anıtkabir, “İlhamını göklerden almayan bir lidere” dua konusunda ulusalcı Kemalistlerle muhafazakârların ortak zemini oldu.

28 Şubat günlerinde orduya “peygamber ocağı” denmesinden rahatsız olan generaller, subaylar, bugün Mustafa Kemal’e dua edilmemesine açık tepki gösterecek bir noktaya geldiler.

Gelelim Ak Parti’ye… Toplumsal açılımla seçime giren CHP’den daha trajik biçimde, “kendisi olamadan” seçime girme strateji izledi AKP.

Cumhurbaşkanını Türk milliyetçiliği söylemine ikna edenler, sayısal olmasa da ülkemiz insanının sosyo-kültürel temsilcisi Ak Parti'nin meşruiyetine, Müslümanların hassasiyetlerine derin darbeler indirdi.

Tüm bu ötekileştirici, Türkçülükle özdeşleştirilen söyleme rağmen ülkücüler ikna edilemedi.  Açıkhava toplantılarında aşağılanan Kürtler, duygusal tepki ve ferasetle tarihi bir ders verdiler.  Nitekim Cumhurbaşkanı konuşmasında Kürtlere  hassaten teşekkür etme ihtiyacı duydu.

Buharlaşacak İyi Parti’yi saymazsak, yüksek oranda oy alsa da seçimin kaybedeni Ak Parti olmuştur. Statükocu, ayrıştırıcı, merhametten uzak devletçi tavıralış, AK Parti’yi inancının misyonundan uzak bir noktaya savurmuş ve maalesef eski CHP’ye benzemesine neden olmuştur.

“Olanda hayır vardır.” diyebilen Cumhurbaşkanının balkona yalnız çıkması, hesaplaşma sürecine işaret edebilir. Bugüne değin AK Parti’nin en büyük zaafı, etkili bir muhalefetin olmamasıydı.

Her şeye rağmen Cumhurbaşkanı, ülkemiz ve dünya için çok önemli bir aktördür. Aslî değerlerine dönecek, düşmanlarından medet ummayacak, dostlarını ihmal etmeyecek, kaynayan dünya kazanının orta yerinde ülkemizi, dindar laik bir arada tutacak misyonu hayatî önemi haizdir.

“Abdülhamid gitsin de ne olursa olsun” diyenler, koca bir ülkeyi on yılda yok oluşa götürdüler. Bugün aynı cümleleri kuranlar, tarihe bakmalı. İttihad ve Terakki Cemiyeti’nin Abdülhamid’i indirme dışında ülkeyi yönetecek ufku, misyonu ve hazırlığının olmadığı kısa sürede ortaya çıkmıştı. 

Muhalefet ve kâht-ı rical (devlet adamı kıtlığı) ciddi bir açmaz olarak karşımızda duruyor. Ülkeyi kurda kuşa kaptırmadan yönetebilecek kadrolara ihtiyaç var.

Sorumluluk sahibi aydınlar ve münevverler emperyalist, oryantalist bakışaçısına teslim olmadan eleştirel duruşlarını koruyarak ülkeyi yönetenlere yol göstermelidir.

Batı misyonerliğine teslim olmuş  zihinler, ülkemizi ve insanlarımızı medenileştirilecek barbarlar olarak görmeye devam ettiklerinde, iyi şeyler yapıyor olmayacaklar. Barbarlığın kalbinin kitle imha silahları üretenlerde attığını hatırlatalım. 

Seçimin galibi MHP ve Devlet Bahçeli. Her yere kayyum atandığı belli. Cumhurbaşkanı kadar yönetimde etkili. HDP hariç iktidar, muhalefet liderlerine bozkurt işareti yaptırabildiğine göre, keyfine diyecek yoktur.

Hayat seçimlerden ibarettir.

Ülkeyi yönetmeye talip olmak ateşten gömlek giymek gibiyken, günümüzde böyle algılanmıyor. Yolsuzluk, rüşvet ve ahlâksızlığın meşruiyet aracı olarak görülüyor. Dünyaya bakarken aslî unsur olduğumuzu, bir ruhumuzun olduğunu, her şeyin para olmadığını hatırlamak bile istemiyoruz. Nihayet “bal tutan parmağını yalıyor.”  Ülke içinde paraya ve yönetime sahip binlerce sultanlık peydahlanıyor. Kazanma hırsından gözler kararıyor.

“Ölesiye çalışarak kazanma hırsı, başarı güdüsü ve sahip olma tutkusu, ekonomik etkinlikleri insan hayatının ana hedefi ve amacı haline getirerek, insanın doğal hayattan ve ahlakî değerlerden uzaklaşmasına neden olur.”  (Karl Marx)

Doğal hayattan ve ahlakî değerlerden uzaklaşan insan mıdır?

Seçimlerimizi doğru yapmak zorundayız. Her verilenin birer emanet olduğunu unutmamalıyız.

Gün gelecek: Ne insanları titreten sesimiz, ne gören gözümüz, ne duyan kulağımız, ne yeri sarsan yürüyüşümüz, ne bal tutan parmağımız, ne vazgeçilmezliğimiz kalacak.

Seçim sizin…

 

04.04.2019, Kardelen/Ankara

Yorum Ekle
Yorumlar
Halime Erdoğan

10.04.2019

Allah razı olsun hocam, ilminize, ferasetinize ve gönlünüze sağlık... Çok değerli ve latif bir analiz ve sentez olmuş. Rabbim ziyadeleştirsin, sizler gibi sorumluluk sahibi ve münevver kişilerin sayılarını arttırsın inşallah...
Metin Artut

06.04.2019

Yüreğinize sağlık.Selam ve dua ile.
Ah ülkem ah

06.04.2019

Yazar gercekde kendi görüşlerinde haklı mı değil mi? Bugünkü yabancı gazetelerde çıkan haberleri iyi okusun? Bir tanesi: http://m.haber7.com/dunya/haber/2849083-hukumete-secim-uzerinden-sokak-tehdidi, http://video.haber7.com/video-galeri/137860-hdp-milletvekili-netanyahu-gibi-konustu YAZAR BİLiyor mu bilmiyor mu fakat OYUN COK BUYUK ve OYUN BUYUK OYUNCULAR TARAFİNDAN OYNANİYOR? Acaba yazar kilictaroglu un bunun yapabileceğine inanıyor mu? Yazardan burda görüşlerini almak isteriz.
Ah ülkem ah

06.04.2019

Yazar bazı konularda haklı olabilir fakat CHP nin İslam'a tolerans gosterdigi filan yok, Allah korusun chp başa geçse neler olur YAZAR KENDİSİ COK İYİ BİLİYOR. İkincisi, askerlerin belli inanca geldiğinde. Yazar kendisi buna inanıyor mu? Bence yazar şunu unutuyor, UST AKLIN NASİL BİR GOREVİ VAR BU SECİMLERDE ONU UNUTİYOR? SECİME İTİRAZ AKP DEN GELİYOR FAKAT SES ABD VE AB DEN GELİYOR. YAZARDA BİLİYOR , hiç bir partinin değiştiği yok, UST AKLIN AMACİ NEDİR? TAYYİBİ DEVİRMEK DEGİL Mİ ? VE üst akıl bunu 15 temmuzda denedi ve daha önce denedi. UST AKLIN TEK SEYİ KALDİ, TAYYİBİ DEVİRMEK İCİN SAGCİSİ, SOLCUSU VE KUSLUMANLARİ BİRLESTİRİP VE ONLARA HER TURLU YARDİM EDEREK DEVİRMEK.. YAZARDA BUNU İYİ BİLİYOR FAKAT HİC SES YOK....
Sami ÖZ

05.04.2019

Eline sağlık Üstadım. Anlaşılan iktidar fabrika ayarlarından hızla savrularak uzaklaşıken, CHP yönetimi de boş durmamıs, dersine iyi çalışmış , o da aksine kuruluş ilkelerini terk ederek nihayet iktidar olma şansını yakalamanın yollarını ogrenmeye başlamış ve bu anlamda yerel seçimde başarılı bir prova sergilemistir.
yılmaz taşova

05.04.2019

Aynı kanaatteyim. Eksiği var fazlası yok. Kalemine sağlık. İnşaallah Cumhur başkanı da bu yazıyı okur ve gereğini yapar. Başkasının da okumasına gerek yok zira yok hükmündeler. Zira başbakanlık yapan Binali bey bile seçim kazanamıyorsa diğerlerinin toplum nezdinde kameti yok hükmündedir.
Teysir Kamar

04.04.2019

Karl Marks’ın tespitleri malesef şu an toplumumuzun belirgin özelliği olmuştur. Daha çok sahip olmak, daha çok gösteriş yapmak, ihtiyaç olmayan şeylerin zaruri ihtiyaçmış gibi karşılanması için, değer yargılarının ve ahlaki değerlerin bir kenara atılarak daha çok kazanmak güdüsünü ortaya koydu. Bu güdüler zamanla siyasilere fatura olarak yansıması sonucudur
Mustafa Candan

04.04.2019

Evet çok güzel bir yazı
Tülin onur

04.04.2019

Güzel yazı olmuş yine MHP deki tam anlamlandiramadigim konular netleşti birden
Hidayet Çelik

04.04.2019

Büyük ölçüde uyuştuğum fikirler. Keşke kaybedenlerden saydığınız AKP nin kaybetme gerekçelerini de bir iki paragraflar da olsa tahlil etseydiniz.... Teşekkürler... Selamlar
Saadettin Aydın

04.04.2019

Çok teşekkürler Mehmet Yavuz Ay. Sevgisi de uyarısı da hasbi olan insanlara ne çok ihtiyacımız var. Yüreğinize sağlık.
Dürümiye / Lezzete Davetiye