Ömer Faruk Altuntaş / İman Siyaseti !
Balgat Çözüm Akademi Okulları / Akademi Temel Lisesi

İman Siyaseti !

23.10.2017

Ömer Faruk Altuntaş/İman Siyaseti ! Ömer Faruk Altuntaş

Bireysel ilişkilerin toplumsallaşmış halidir, diyebiliriz “siyaset” için. İster ilgilenin, ister ilgilenmeyin, dağda tek başına değil de bir toplumda yaşıyorsanız bu siyasetin/ilişkinin parçası olursunuz. Parçası olduğunuz siyasete/ilişkiye aktif etkiniz yoksa pasif de olsa mutlaka katkınız olur.

 

İnsanımızın genel tercihi ise risk almayan pasif katkıdır. Bu da genellikle “eleştiri” temellidir. Çünkü eleştirmek her zaman daha az risk ve daha korunaklı kalmak anlamına gelir. Sonuç gerçekten böyle midir acaba?

 

Böyle olmadığını yeryüzünde yaşayan 1,7 milyar Müslümanın ve diğer gayri müslim mazlumların halinden anlıyoruz. Eğer biraz dil biliyorsanız bu ülkelerin medyasına, matbuatına baktığınızda batılılar suçlu, yöneticiler suçlu, sanatçılar suçlu, zenginler suçlu, yahudiler vs. suçlu, kuytuda kendi başlarına kaldıklarında yaptıkları kıytırık eleştiriler hariç, bir tek kendileri suçsuzdur.

 

Bu suçlamalar ve suçu üzerinden atmalar sadra şifa mıdır? Şifa olmadığı mazlumların dökülen kanlarından, kirletilen namuslarından bellidir. Öyleyse, şirk siyaseti karşısına konumlanmış, çözüm üreten bir iman siyaseti olmadıkça yapılan eleştiriler; karanlıkla, karnımızdan zalime küfretmekten ibarettir.

 

İslam dünyası bin yıldır karşılarındakilerin güçsüzlüğünü kendi güçleri zannederek büyük bir aldanış yaşadı. Uyandığında ise çok geçti; atı alan Üsküdar’ı geçmişti. Düşünce özgürlüğünü hapseden skolastik Hristiyan düşünüşü, bu duvarları yıkarken, Müslümanlar Kur’an’ın özellikle üzerinde durduğu ve sakındırdığı skolastik “gelenek çukuruna” düştüler. Şüphesiz geleneğin tümü Müslümanlar için bir tuzak değil ama asıl tuzak; geleneğin eleştirilemez Kur’an düzeyine getirilmesidir. Ağzınızı açtığınızda, yeni bir şey söylediğinizde, düşünce yüzünüze atılan ilk tokat “1300 yıldır o kadar âlim düşünemedi de sen mi düşündün”! tokadı oluyor.

 

Oku! emrinin gerçek muhatabı insanlar, bu emre yüz çevirdikleri için dünya siyaseti iman siyasetinden şirk siyasetine dönüştü. Bunun en büyük suçlusu ise Kur’an’a yabancı olan gayri müslimler değil, Kur’an’a aşina Müslümanlardır.

 

Okumak risklidir! Okuyunca eskiden geleni/geleneği sorgulamak zorunda kalırsınız. Başınızı kuma sokup hiçbir şey olmamış gibi devam edemezsiniz. Belki bundan dolayı bilmemek, sorgulamadan teslim olmak daha rahat olduğu için İslam ümmeti “mezhep taklitçiliğini” seçti ya da bazıları bu “bilmemezlik” üzerinden iktidar devşirdiği için böyle istendi. Devşirilen bu iktidar; adı islam devleti olan devletler üretti ama adalet üretemedi.

 

Düne dair olanları ibret nazarıyla, yeniye dair olanları ise kurtuluş nazarıyla okuyup cesaretle “Bismillah”! demenin zamanıdır. Besmeleyle bize rahmetli bir bakış öneren/gösteren Rabbimize dayanarak, eleştirenleri değil, hem eleştirip hem de reel çözümler sunanları sonuna kadar dinleyelim. Unutmayın dinlemek konuşmaktan daha üstün bir ameldir. Okuma ise Allah tarafından bize sunulmuş enerji depolayan “uzun bir sessizlik ”nimetidir.

 

Okumanın sessizliğinden, Yaratan Rabbi’nin merhametini devşiren, bu merhametle imanda ve hilkatte kardeşine şefkatle davranan örnek kişiler ve örnek bir toplum olmak dileğiyle Allah’a emanet olunuz!

 

 

Yorum Ekle
Yorumlar
İsmail

26.10.2017

Güzel bir yazı
polen

24.10.2017

Çok doğru tespitler
NewsBox
Ford Servis / Oto Çiftel
  • Dürümiye / Lezzete Davetiye
  • Dürümiye / Lezzete Davetiye
Kaya Giyim / Kalitede öncü giyim dünyası
Kardelen Sigorta 0535 828 30 05