20 Eylül 2019 Cuma •

Değişen İhtiyaçlar ve İnsan

07.06.2018
Doç. Dr. Mehmet SAĞLAM

Abraham Maslow, bir insansın yaşam süreci içerisinde nelere ihtiyaç duyabileceğini ve bu ihtiyaçları belirledikten sonra bunları nasıl sıralayabileceğini düşünmüş ve şu sonuca varmış. İnsanların yaşamları boyunca 5 temel alanda ihtiyaçları vardır. Bunlar; Biyolojik ve Fizyolojik İhtiyaçlar(Hava, yemek, su, barınma, sıcaklık, cinsellik, uyku vs) Güvenlik İhtiyaçları (Doğa olaylarından korunma, emniyet, düzen, hukuk, istikrar, korkusuzluk), Sevgi ve Ait Olma İhtiyaçları (Arkadaşlık, samimiyet, güven ve kabul, sevgi ve ilgi alışverişi. Bağlanma, bir gruba ait olma (aile, arkadaş, iş)), Saygı İhtiyacı (Maslow bunu iki kategoriye ayırmıştır: (1) kendine olan saygı (itibar, başarı, ustalık, bağımsızlık) ve (2) başkaları tarafından saygı görme arzusu (örneğin, toplumsal statü/değer, mevki, prestij)) Maslow saygı görme ihtiyacının en çok çocuklar ve ergenler için önemli olduğunu ve gerçek özsaygı ile itibarın önünü açtığını vurgulamıştır. Son olarak Kendini Gerçekleştirme İhtiyacı yani kişisel potansiyelini farketmek, kişisel tatmin, kişisel gelişim için çabalamak ve dorukta yaşantılar “Bir insanın olabileceği her şey olma arzusu). Hatta Maslow bu ihtiyaçları bir piramit şeklinde göstererek alt basamaktaki ihtiyaç giderilmeden üst basamaktaki ihtiyacın çok fazla önemli olmadığının altını çizmiştir. 

Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisi bu yeni dünya düzeninde yeniden ele alınması gereken bir konu haline geldi. Zira ihtiyaçların hiyerarşisinde toplumlar arasında farklılıklar ortaya çıktı. Dünyanın bazı yerlerinde bir kısım insanlar piramidin ilk aşamasındaki temel ihtiyaçlar için mücadele ederken bazıları en üst aşamayı nasıl yaşayacakları konusunu tartışmaktadır.

Bu farklılaşma toplumlar arasında olduğu kadar özellikle nesiller arasında kendisini daha fazla göstermeye başladı. Bugün Türkiye’de genç kuşak ile orta ve orta yaş üstü nesiller arasında ciddi bir farklılaşma var. Bu farklılaşma zaman içerisinde ülkenin yaşadığı sosyo-ekonomik değişim ve gelişimle de yakından ilgili ancak sadece ülke içindeki değil küreselleşen dünyadaki değişimle de ilişki bir durum. Bu durum Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisi açısından ele alındığında ülkemizdeki yeni nesil kuşağın fiziksel ve güvenlik ihtiyaçlar basamağını doğrudan geçip(istisnası mutlaka vardır) kendisini değerli bir birey olarak hissetmesini sağlayacak aşamalarda yaşadığı anlamına gelmektedir.

Oysa ülkemizdeki orta yaş ve üstü kuşağın önemli bir kısmı yaşam mücadelelerinin büyük çoğunluğunu ilk iki basamak için vermiştir. Dolayısıyla kendisine bu alanlarda yapılacak uyarımlara doğrudan tepki vermesi normal bir durum olarak beklenmelidir. Ancak yeni nesil böyle değil. Onlar ilk iki basamağı atladı, üstelik bu konularda kendilerine sunulanlar çok dikkatini çekmiyor zira ilk iki basamaktaki ihtiyaçları insani ihtiyaçlar olarak görüyor ve bunun üzerinden pazarlama yapılmasına karşılık vermiyor. Onların başka talepleri var. Bilgiye erişim, sınavlar, eğitim de alternatifler, sosyal girişim, ileri teknoloji, her alanda ve her anlamda kendini ifade edebilme gibi üst kuşaktan çok farklı şeyler istiyorlar. Bu yıl ilk defa oy kullanacak 1.585.000 genç açısından SSK çilesi ya da tüp gaz kuyruğu hiçbir anlam ifade etmiyor. Üstelik ülkemizdeki insan dolayısıyla seçmen profili her geçen gün bu yönde değişmeye de devam edecek.

Bu seçimlerde oy kullanacak insanlar içerisinde yaklaşık 15 milyon kişinin 30 yaşın altında olduğunu ve her geçen gün insan dolayıyla seçmen profilinin bu yönde değişeceğini düşünerek herhalde şunu söyleyebiliriz; “değişmeyen tek şey değişimin kendisi” bu değişimi fark eden ve ona uygun olarak kendisini geliştirenler kalıcı olur. Aksi halde sonuç belli, ilgililere duyurulur.

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş
Dürümiye / Lezzete Davetiye