Ömer Faruk Altuntaş / DAHA ZEKİ ÇOCUKLAR…
Balgat Çözüm Akademi Okulları / Akademi Temel Lisesi

DAHA ZEKİ ÇOCUKLAR…

08.05.2018
Ömer Faruk Altuntaş

En zeki çocuklarımızı, doktorluğa, eczacılığa, hukuka vs. yönlendirmek yerine İslami ilimlere yönlendirseydik bugün çok daha etkili çözümler üretebilirdik. Gerçekten bu iddia doğru mu acaba? İddiayı tersinden okuyalım:

“Şu anda İslam’a liderlik edenlerle, ilahiyattan mezun Profesörlerimiz daha az zeki olmuş oluyorlar!” Peki hakikat böyle mi?

Aynı soruyu siz de kendinize sorduğunuzda, benim gibi hemen aklınızdan şu anda var olan İslami liderler ve ilahiyat profesörleri geçecek sonra da “Yok yahu bunlar o kadar da aptal değiller, hatta hiç de aptal değiller, tam aksine çevrelerine topladıkları insanlardan oldukça zekiler!”

Öyleyse eksik olan nedir?

Eksik olan İslami ilimleri bir “meslek” olarak değerlendirmektir. Oysa islami ilimler bir meslek değildir.  Belki de İslam Dünyasının bu bakış açısından kurtulması her alanda kurtuluşunun da kapısını açacaktır.

Bu bakışta ilk yıkılması gereken “duvar” da parçacı mantıktır. Parçacı mantığın getirdiği “uzman körlüğü”; hem dini kendine “meslek” olarak seçmişleri diğer alanlara kör kılıyor, hem de başka meslekleri seçmiş olanları “dine” kör kılıyor.

Böylece alanında çok etkili bir profesör din konusunda “kör” olduğu için “Fetullahın” peşine düşüyor. Aynı şekilde fotoğraf/resim haram diyen hoca efendi (!) yayınlanan videosunun saniyede 24 kareden oluşan bir fotoğraf olduğunu bilmiyor. Aynı hoca efendi televizyonun kötü etkilerinden bahsederken, televizyon önünde Disney çizgi filmlerine kilitlenen Müslüman yavrulara nasıl bir alternatif üretileceğini söylemek yerine resim yapmayı kayıtsız şartsız haram ilan ediyor.

Siz islami ilimleri bir meslek olarak değerlendirdiğinizde kaçınılmaz olarak “din adamları” sınıfını da inşa etmiş oluyorsunuz. Buna itiraz olarak; “Öyleyse dini cahiller mi temsil etsin”? Sorusu sorulabilir. Bu sorunun cevabı aslında hem zor hem de çok kolaydır.

Zordur; İslam’da kurum/kuruluşlarıyla bir din sınıfı reddedilse de inşa edilmiştir ve bunlar bazen asıl kaynak Kur’an’ı bile “sollamışlardır”(!)

Kolaydır; Kur’an’ın anlatımda, kendinden önce gelen dinlerde İslamın kimler tarafından dejenere edildiğine bakıp varolan kurumları ve kuruluşları elinin tersiyle itmektir.

İslami ilimlerde tekel oluşturmuş din âlimlerinin en önemli argümanı: “Herkes din hakkında konuşamaz, bunu ehline sormak gerek”.

Sahabe döneminde ise bunun adı Rasulullah’tan işitip işitmemekti. Zaten Ashabı Suffa oturup sürekli ilimle uğraşan bir grup değil, aynı zamanda kendi işleri ve geçimleri ile uğraşan insanlardı. Bu konuda bize gelen rivayetlerde sahabelerin Rasulullah’ın sözlerini kaçırmamak için sırayla çalışmaya gittikleridir. Rasulullah’ın vefatından sonra ise sahabe, Rasulullah’ın sözlerini teyid için yalnızca şahit isterdi. İşte din bu kadar sade ve anlaşılır idi.

Bu paradigma kırıldıktan sonra yapılacak en önemli iş İslam dünyasının düşünüp de başaramadığı uygulama için efor sarf etmektir; Her Meslek/Usta önce İslam ahlakına sahip olmalı. Bu yöntem esnaftan üniversiteye kadar uygulanabilir bir yöntemdir. Doktor İslam’ın ilmini Tıp eğitimi esnasında almalıdır, marangoz islami ilmi marangozluk eğitimi esnasında almalıdır. Ahilik, ıslah edilmesi şartıyla esnaf eğitiminin İslam ile mündemiç hale getirildiği en güzel örneklerdendir.

Yeni anlayış zor da olsa, İslam’ın reforme edilmesi değil aslına döndürülmesi ve “din adamı sınıfı” sultasından kurtarılmasıdır.

Ne kadar çok cesarete ihtiyacımız var!

Allah’a emanet olun, Allah’tan emin olun!

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş
NewsBox
Ford Servis / Oto Çiftel
  • Dürümiye / Lezzete Davetiye
  • Dürümiye / Lezzete Davetiye
Kardelen Sigorta 0535 828 30 05