ÇÖKEN BİZİM RUHUMUZ

24.02.2020
Derviş ARGUN

Derviş ARGUN / ÇÖKEN BİZİM RUHUMUZ

 

Abdullah Gül'ün Karar Gazetesinde bir söyleşisi yayınlandı. Söyleşi, uzun zamandır hangi konuda ne diyor diye beklenen birisi için oldukça kısa ve zayıf içerikli bir söyleşi. Buna rağmen verilen cevapların, sorulan sorulardan daha kaliteli olduğu çok açık. Esasen üç yazar tarafından sorulan sorular bunlar mı olmalıydı diye kendime sormadan da edemedim. Türkiye'nin son yirmi yılına damga vurmuş bir hareketin öncülerinden birisi olan Gül'e, çok daha derinlikli sorular sorulmalıydı diye düşünüyorum. Zira bu hareket, yaşaması muhtemel en büyük darbeyi, Cirim'iyle uyumsuz cürüm işleme kabiliyeti olan bu kesimden, yani Gül cenahından alacak gibi gözüküyor.

Abdullah Gül, kendisine sorulan son soruya verdiği cevapta, sadece Türkiye için değil, tüm dünyada siyasi İslam'ın çöktüğünü söylüyor. Hatta bunu çok daha önceden gördüklerini ve bu paradigmayı terk ettiklerini ifade ediyor. Sosyal olayların mutlak doğruluğu ya da yanlışlığı olmaz. Sıradan sebepler, bitmiş denen bir süreci zafere ulaştırabileceği gibi, zaferin kutlamasını yapanların da çok sıradan sebeplerle devrildiğine şahitlik ettiğimiz bir geçmişten geliyoruz. O sebeple, Abdullah Gül'ün çöktü teşhisi de, teklif ettiği tedavi de görecedir.

Herkesin çöktüğünü zannettiği alan farklıdır. Bana göre çöken bizim ruhumuz. Bu toplumla olan bağımız. Toplumun hassasiyetlerine olan ilgimiz. Dahası, adamlığımız ve adanmışlığımız. Toplumun ne İslam'dan ne de İslam'ın kendisini siyaset üzerinden bir iradeye dönüştürme talebinden vazgeçmişliği falan yok. Umut olarak bildiklerine, çözüm olarak gördüklerine destek vermeye devam ediyor. Hem de ölümüne. Elinden ne gelirse. 15 Temmuz'da halkın bu inancını mücadeleye, bu mücadeleyi de şahadete dönüştürdüğünü gördük. Derdimiz fillerle. Çimlerde sorun yok. Eziliriz, sürünürüz ama biçildikçe gür çıkmaktan da vazgeçmeyiz.

Söyleşide Gül'ün de çokça vurguladığı gibi, bizim cenahın sözde tecrübe sahibi önder tabakasının devası olmayan bir hastalığı var. Kavgasını verdiğimiz davadan çok, kavga verdiğimiz adama asılı kalmak. Çoğu kavgalarımızda içerik unutulur gider. Eksen kayar. O kadar ki, süreç içinde her iki taraf, birbirinin başlangıçta savunduğu tezlerin kavgasını vererek çarpışmaya devam ederler. An gelir reddettiği şeylerin, savunulduğu bir çizgiye savrulur da muhatabına olan kininden dolayı yine de kavgasına son vermez. O kadar ki bu beylerin topluma kan kusturmuş kimi cephelerde bile saf tutarken yüzleri kızarmaz. Ama ağızlarını açtılar mı, birbirlerini suçlamaktan, kendilerine ümit bağlayan milyonların hayallerini nasıl da çamura sapladıklarını bile görmezler.

Evet, bu ülkede halen milyonlarca insan, dünyasını Kur’an ve sünnet perspektifinden okumaya çalışıyor. Yine milyonlarca insan, siyasetin, bireysel, ailevi, toplumsal ve hatta küresel ölçekte Müslümanca bir hayatı mümkün hale getirebilecek en önemli enstrümanlardan birisi olduğuna inanıyor. Ve yine milyonlarca insan, Müslümanların kendi aralarında yaşanan tüm bu iç çatışmalara, anlamsız savaşlara rağmen bir gün, İslam Birliği anlayışının egemen olacağına ve birbirinin hukukuna değer veren bir sosyolojinin oluşacağına inanıyor.

Kendi çaresizliğimizi, acziyetimizi, tamahkârlığımızı, süfli arzularımızı, dinin yükü haline getirip, taşınmaz hale gelince de dinin suçuymuş gibi arz etmek olsa olsa İslamcılık anlayışına içeriden bir ihanettir. Hayrettin Karaman hocanın dediği gibi, “kendi ailesinde bile İslam’ı yaşatmayı dert edinmeyenlere İslamcı denmez. İslam’ı en yakınından başlayıp en uzaklara kadar yaymayı, sahih İslam’ı bozulmaktan ve hayatta eksilmekten korumayı dert ve dava edinen, bu dert ve dava uğrunda maddi ve manevi fedakârlıklarda bulunan kimselere İslamcı denir.” Rabbim, derdi davası olanlardan eylesin inşallah.

 

Yorum Ekle
Yorumlar (4)
Leyla Yıldız

26.02.2020

Büyük şairimiz Akifi şöyle inleten neydi ve ne değişti yüz yıldır. Bir şeyler yanlış.... Müslümanlık nerde bizden geçmiş insanlık bile Alem aldatmaksa maksat aldanan yok nafile Kaç hakiki müslüman gördümse hep makberdedir Müslümanlık bilmem ama galiba göklerdedir
adem acar

25.02.2020

gıyaben tanır vede takdir ederim ağzına kalemine sağlık
Etem gündüz

24.02.2020

Âmin inşallah âmin
Şahit

24.02.2020

Son dönemde yapılmış en kıymetli değerli ÖZELEŞTİRİ yazısı... Derdimiz fillerle, ve kavgasını verdığımiz adama asılı kalarak davamıza ihanet etmek davamiz\"islam\" dır Siyasal islam diyerek süfli emelleri için davasınaihanet edenlere yazıklar olsun