Çocuklarımızın Arabalarımız Kadar Değeri Yok mu?

17.09.2018
Osman KAYAER

Televizyonlardan öğrendiğimiz kadarıyla İmar Kanunu'nda bir takım değişikler yapıldı. Bu değişikliklerin başında da hane sayısı kadar otopark yerinin ayrılması zorunluluğu bulunuyor. Elbette bu memnuniyet verici bir haber. Çünkü şehirlerimizde çok ciddi biçimde otopark problemi çekiliyor.

Yeni yapılan bu değişiklikler iyiye alamet olmasına rağmen aslında meselenin temel mantalitesini henüz kavrayamamış olduğumuzu da gösteriyor bize. Çünkü öyle anlaşılıyor ki hala hayata insan merkezli bakabilmiş değiliz. İnsanı önceleyen bir bakış açısına hala sahip olamamışız maalesef.

Ahmedi, mehmedi suçlamak, birilerinin aleyhinde söz söylemek değil maksadımız.

Öze ilişkin, temel zihniyetin değişmesine ilişkin, eksikliğimizi dile getirmekten ibarettir muradımız.

Benim 2-3 yaşlarında bir torunum var. Şentepe'de 12. katta bulunan büyükçe bir apartman dairesinde oturuyorlar. Geçenlerde onları ziyarete gitmiştim. Yemek için mutfağa davet ettiler. Mutfak, büyükçe bir yer. Balkon da en az onun kadar büyük. Lakin balkon korkulukları, çocuğun aşağıya sarkmasını engelleyecek kadar yüksek olmadığından olsa gerek ki ana babası çocuğa balkona çıkmayı yasak etmişler.

Ben yemek yerken çocuk, annesine şöyle diyordu: “Anne kapıyı açıp, biraz dışarıya bakabilir miyim? Balkona çıkmayacağım, sadece balkonun kapısından dışarı bakacağım.” Yüreğim sızladı, kendimi nasıl kötü hissettim anlatamam. Daha üç yaşındaki çocuk, aşağıya oyun oynamaya inemiyor, balkona çıkamıyor, sadece balkonun kapısından kafasını dışarı çıkarmak için annesinden izin istiyor. 

Yemek yemeyi yarıda keserek torunumun elinden tuttum ve “Gel oğlum, balkona birlikte çıkalım” diyerek onu balkona çıkardım. Balkonda yaşına uygun bir bisiklet vardı. Onu bisiklete bindirdim, daireler çizerek saatlerce sürdü. Ufacık yerde “dolap beygiri” gibi dolandı durdu.

Biz kendimizi bir apartman dairesine hapsetmekle kalmamış, çocuklarımızı da buna mahkum etmişiz. Küçük ölçekli bir köy büyüklüğünde olan bu apartmanda 70 hane bulunuyor.

Apartmanın bahçesinin tamamı otopark olarak kullanılıyor ve çocukların oynayabilecekleri bir karışlık bile “oyun parkı” yok maalesef.

Şimdi tekrar başa dönecek olursak, evet hane sayısı kadar otopark zorunluluğu getirmek çok iyi bir şey. Peki çocuklarımızın otomobiller kadar değeri yok mu?

Apartmanlara otopark zorunluluğu getiriliyor da “çocuk oyun parkı” zorunluluğu neden getirilmiyor?

Neden kimse bunu akıl etmiyor. Bu kanunu yapanlar arasında çocuğu olan veya bu problemden haberdar olan bir kişi bile yokmu?

Bu çocuklar nerede oynayacaklar, nerede ağaç görecekler, nerede hayvan görecekler ve nerede arkadaş edinip onlar ile oyun oynayacaklar. Psikologlar çocukların temel kişiliklerinin 6-7 yaşına kadar oluştuğunu söyleyip duruyorlar. Peki bu çocuklar tabiat sevgisini, hayvan sevgisini, en önemlisi de insan sevgisini ne zaman ve nerede görüp öğrenecekler.

Şimdilerde ebeveynler bir yada iki çocuk sahibi olmayı büyük bir fedakarlık olarak görüyor ve çocukların arasını en az sekiz on yıl tutuyorlar. Şimdi soruyorum size, temel kişiliğinin oluştuğu dönemde kardeşi olmayan bir çocuk, apartman bahçesine inip arkadaş edinememişse kendisi gibi başka çocukların da bulunduğunu ne zaman öğrenecek.

Bu çocuklar, büyüdüklerinde bencil ve bireysel bir hayat sürmekten kendilerini nasıl kurtarabilecekler?

Acaba toplum olarak çocuklarımızın geleceğini gerçekten düşünüyormuyuz?

Hiç sanmıyorum. Baksanıza arabalarımızı park edecek yerlerin bırakılması için kanun çıkarıyoruz da çocuklarımız aklımıza bile gelmiyor.

Bunun acısı bizden çok kötü çıkar.

Bu yüzden aklımızı başımıza devşirmeliyiz ve yapacağımız her işte eşrefi mahlukat olarak yaratılmış “insan”ı esas almalıyız.

Yorum Ekle
Yorumlar
Sufi gözü

19.09.2018

Haklısınız butun mekanik teknolojik ne varsa onlerine yigiyoruz,ama ne varki ruhlarini olumlu yönde etkileyecek olani hatta tum hayatlarını sekillendircek kisiliklerini etkiliyecek olan lardan mahrum bırakıyor hatta farkina varmadan yasak getiriyoruz. Buna hakkımız varmı? ....
SERDAĞ YENİ

17.09.2018

SAYIN kardeşim çok haklı bir açıdan durumumuzu arzetmişsin ama türkiye insanının temel anlayışı RANT merkezli oldugundan deger verilen şeylerde tabiki mal mülk olacak ve oluyorda....tepeden başlayan bu anlayış iliklerimize işlemiz vaziyette....insanını düşünmeyen büyükler acaba çocukları düşünürmü...???doğayı.hayvanları insan sağlığını düşünmeyen bir zihniyet çocukları düşünürmü...?? biz hayatı okumayı öğrendiğimiz zaman hepsi düzelecek....bakalım o gün ne zaman.....!!!!!!
NewsBox
Ford Servis / Oto Çiftel
Dürümiye / Lezzete Davetiye
Yazarın diğer yazıları