19 Kasım 2019 Salı •

BİR KADIN CUMHURBAŞKANI/ HALİME YAKUP ÜSTELİK BİR DE MÜSLÜMAN

24.09.2019
Ayten DURMUŞ

BİR KADIN CUMHURBAŞKANI/ HALİME YAKUP  ÜSTELİK BİR DE MÜSLÜMAN  / Ayten DURMUŞ

Öyleyse Tartışalım

(Bir modern öykü denemesi)

(Not: Değerli okurumun, bu öyküdeki olay örgüsünü kurgu kabul etmeme hakkını kabul ediyor, saygı gösteriyor ve öyküyü okurken bu konuda yazabilme cesaretini göstermenin zorluğunu göz önünde bulundurmasını istiyorum.)

MAVİ, telefonuna gelen aşağıdaki bilgiyi telefonundaki birkaç grupla paylaştı.

HALİME YAKUP: 1954 Singapur doğumlu. 2017 yılından itibaren Singapur’un ilk kadın ve dünyanın ilk tesettürlü Cumhurbaşkanı. 6 milyon nüfuslu Singapur 1965’te Malezya’dan ayrılmıştır. Singa Püre, Aslan Ülkesi demektir. Nüfusunun %13’ü Malay kökenli Müslüman, geri kalanının çoğu Çinlidir. Halime Yakup, babası Hintli annesi Malay, beş çocuklu fakir bir ailenin kızıdır. Partisi halk hareketi, 52 yıldır iktidarda. Tek odalı bir evde, Hukuk Fakültesi Yüksek Lisansıyla üniversiteyi bitirmiştir. Kocası Yemenli ve dört çocuk annesidir. 2001’de siyasete atıldı. 2013-2017 arası Meclis Sözcülüğü yaptı. Kanuna göre Cumhurbaşkanlığı sırası gelen Malayların gösterdiği beş aday arasında seçime gidilmeden Cumhurbaşkanlığı görevine getirildi. Singapur, dünyanın en zengin 3. Ülkesi. Milli gelir 300 milyar dolar. Milli gelir fazlası 2 trilyon dolar. Vatandaşın yıllık geliri 85 bin dolar. İşsizlik oranı %1’dir. Pasaportu dünyanın en değerlisidir. Dünyanın en iyi havaalanına sahiptir. Halime Yakup on binin üstünde projeye imza atmıştır. Her gün sabah namazını yakın çevresiyle birlikte Singapur’un büyük camisinde kıldıktan sonra, halkının arasına karışıp problemlerini dinler. Halime Yakup, sen her türlü saygıya ve takdire layıksın!’ (Tercüme ve Derleme: N.D.)

Çoğu birbirini hiç tanımayan sayısı epece fazla bir whatsapp grubunda bu konu şöyle değerlendirildi:

GRİ: - Ben bu haberi yorumsuz geçiyorum. (Gri, gruptaki tek erkek)

MAVİ: - Zaten yoruma gerek yok, her şey ortada. Allah yardımcısı olsun, benzerlerini artırsın inşallah. Belki ümmeti toparlarlar.

GRİ: 1993’te bir bay öğretmen arkadaşımız, karşısındaki kişiye Tansu Çiller’i övüyordu. Bu sırada bana soru sormakta olan Özgü isimli çalışkanlığı, ahlâkı ve edebiyle örnek bir öğrencim, soruyu bıraktı, Tansu Çiller’i öven arkadaşa seslenerek: - Tuncer hocam, sizi kınıyorum. Resulullah (SAV)in söyle bir hadisi var, dedi ve şu hadisi söyledi: ‘İşlerini bir kadına bırakan topluluk asla felah bulmaz.’ (Buhari, Megazi, 82, Fiten, 18)

(Belki de bu sözler bir kız öğrenciden naklen yazıldı, daha etkili olur diye.)

MOR:- Demek ki Halime Yakup’tan daha iyi bir erkek yönetici gelirse Singapur dünyanın bir numaralı ülkesi olacak.

GRİ: - Başka hiçbir şey yazmayacağım, bu son: Hakikatin hatırı, dostlarımın hatırından üstündür. Hislerimiz, milliyetimiz, cinsiyetimiz vs. Allah’ın (cc) ve Resulü’nün (SAV) ölçülerinin önüne geçemez.

MAVİ: - Bu hadis, o dönemdeki İran’ın başındaki münkir ve müşrik kraliçe için söylenmiştir. Sebebi bellidir. Genel kural değildir. Kur’an’da Allah Teala, Hz. Belkıs’ın devlet başkanlığını detaylıca anlatarak över. Ve Hz. Peygamber, Kur’an’a aykırı bir şey söylemez. Fakat ne yazık ki bu sebebi belli söz, müşrik Arap örfünde genelleştirilerek Müslümanlara zerk edildi. Hz. Peygamber (asm) bu sözüyle, İran Kisrâsının ölümünden sonra sarsıntılar yaşayan, yönetime onun yerine Buran adlı kızını geçiren Sâsânî Devletinin kısa süre sonra yıkılacağını haber vermektedir. Nitekim bu devlet, kısa bir süre sonra Hz. Ömer döneminde yıkılmış, bu kız da esir edilmiştir. Yoksa bu tespit, bütün zamanları ve idarecileri kadın olan bütün devletleri kastetmemiştir. Şu anda da ülkemizde bir sürü kurum ve kuruluşta kadın yöneticiler vardır ve görevlerini hakkıyla yerine getirmektedirler. Bir hadisi şerifin hangi durumda, hangi sebeple ve ne zaman söylendiği, o hadisin sahasını ve uygulanma alanını belirlemek açısından zorunludur. Yoksa bugünkü acınacak durumlar ortaya çıkar. Müslümanların çocukları, Merkel’in önünde diz çökerek yalvarır, kendilerini kovmaması için ağlarlar. Ben kadınların, Kur’an’ın kadınlara açıkça yasaklamadığı istisnasız her şeyi yapabileceklerine inanıyorum. Allah’ın helal ve haramları da cinsiyete göre değildir, bunun tek istisna var. Bu konuda İbn Hazm’ın görüşleri incelenmeye değer. Vesselam.

GRİ: - Yorum yok. HADİS

MAVİ: - Allah ve Elçisi, kadınların yönetici olmalarını yasaklamamıştır. Fakat cahiliyenin geleneksel ve modern olanı, sesini kesip görüntüsünü ortadan kaldırma başta olmak üzere, kadınlara özel yasaklar koymakta mahirdir ve heveslidir. Bu tür yasaklar, zayıf kişilikli insanları kendisine iyi hissettirir. Bunlar benim düşünce ve inançlarım, kimseyi bağlamaz tabi. Rabbimiz, Kitabımızı doğru anlamayı lütfetsin hepimize. Bu hadise istinaden ortaya çıkartılan yasakçı görüş, hadise sonrakilerin giydirdikleri zoraki bir yorumdur. Hadisin tam metni de böyle değil zaten. Neyse… Selamlar

GRİ: Herkes bakar hocam, kaynaklar yazıyor.

MAVİ: Evet, herkes bu hadisin yerine bakabilir ve herkes bu hadisi biliyor. Bilinmeyen ya da bilinçli olarak gözden uzak tutulan illeti. İlleti bilinmeden yapılan nakilcilik sebebiyle kadınlara hayatı dar eden, yetenek ve zekâsını kullanamaz eden yorumlar… İslam, Müslümanı kadınıyla- erkeğiyle yüceltir, aşağılayıp dışlamaz. Bu yorumlar, Arap cahiliyesinin dine hâkim olduğunun göstergesidir. Söz konusu kraliçe, Hz. Peygamberle mücadele eden bir müşrikti. Yoksa bu konuda genel bir yasaklama yoktur. Çünkü böyle bir yasağın anlamı da yoktur zaten.

GRİ: - Bunun daha devamı var. Cemel Vak’ası’na katılmayanlar, bu hadisi ölçü aldıklarını beyan ediyorlar.

MAVİ: - Yani başkaları Hz. Peygamber’in emrine uymuş ama O’nun en çok sevdiği, hem hadislerini hem de İslam’ı en iyi bilen eşi Hz. Ayşe Hz. Peygamberin emrine uymamış öyle mi?! Ayrıca yöneticilik hususunda İbn Hazm’ın yorumu da önemlidir, ona da bakmalısınız.

GRİ: Kendi zamanında, Hz. Âdem’e baba atfeden, Ebu Hureyre’ye ‘kripto kişilik’ diyen …’su ile aynı zihniyette olan İbn Hazm’ın yorumundansa Allah’ın Resulü’nün (sav) hadisini tercih ederim.

MAVİ: Lütfen… Şu an muhatabınız olmayan kişilere sataşmanın gereği yok. Şu anda da benim için kimin ne dediği önemli değil fakat bu hadisin o gün geçerli olan bir hedefi ve amacı vardı. Onu bilmeden genellemek, bugünkü zavallılığı ortaya çıkardı. Müslümanların yaşadığı mevcut sefaletin ortaya çıktığı her yerde de yöneticilerin erkek olduğunun farkındasınızdır, diye düşünüyorum.

GRİ: Hadis net ve açık. Kabul edersin etmezsin. Bu mevzuda ciltler dolusu yazı var. Zemahşeri’den tutun kimlere kadar. Bir iki akılcı tip dışında, ‘Kadın yönetici olur.’ diyeni yok.

MAVİ: Beyefendi, sizinle tanışmıyoruz, madem söze girdiniz ve konuyla ilgili yorum yapıyorsunuz öyleyse konuşurken üslubunuz saygılı olsun. ‘Edersiniz etmezsiniz’ diyerek SİZ kullanmalıyız, seviyeyi düşürmeden ve haddi aşmadan. Onlarınki de değerli ve kendi çağlarına uygun görüşlerdi, vahiy değil. Ve vahiy, bu hususu haram kılmamıştır. Gücü yeten yapabilir… Bu hususu keselim… Aynı düşünmüyoruz… Görünen o ki düşünmeyeceğiz de…

SARI: - Güç gösterisine çevirdiniz grubu.

MOR: - Sevgili arkadaşlar, bizler yaşını başını almış, hayatın zor süreçlerinden geçmiş, eğitimli, olgun kişiler olarak farklı düşündüğümüz halde düzgün bir üslup ile tartışamaz isek kendi doğrularımızı başkalarına nasıl anlatabiliriz. Taban tabana zıt görüşlerimiz bile olsa saygı çerçevesinde konuşabilmeli, tartışabilmeliyiz.

GRİ: - Tartışmada saygısızlık yoktu sayın hocam. Herkes fikrini söyledi. Tartışmanın saygısız boyutta olduğu kanısına hangi ifadeden sonra varıldığına bakarsınız. İşin nerede düğümlendiğini görürsünüz. Tartışmadaki saygısızlık olan nokta, Allah Resulü’nün (sav) sözünün berhava edilmesidir.

MOR:- Hocam, saygısızlık var demedim, yazı dili duygudan yoksundur ve yanlış anlamaya mahal verir. Saygı çerçevesinde birbirimizi anlamaya çalışalım, minvalindeki bir ifadeydi. Yanlış anlamalar için kusura bakmayınız.

MAVİ: “Tartışmadaki saygısızlık olan nokta, Allah Resûlü’nün (sav) sözünün berhava edilmesidir.” (Gri’nin son cümlesi) Beyefendi, bu nasıl bir cümledir, istirham ederim sözünüze dikkat edin ve haddinizi bilin. Sizin düşüncelerimi böyle değerlendirme gibi bir hakkınız olamaz. Kimse sizinle aynı yorumu paylaşmak zorunda değil. Siz, İslam’ın sahibi değilsiniz. Mensubu olmayı başarmaya çalışmanızı tavsiye ederim. Anlamlı olan şey bu. Yobaz görüşlere sünnetten mesnet aramak, Allah’ın haram kılmadığını Hz. Peygamber (sav)in ağzından haram kıldırmaya çalışmak değil. Bu tür yaklaşımlar insanları dinden çıkarıyor, lütfen…

MEÇHUL:- Mavi Hanım, keşke ayrılmasaydı.

MAVİ, 24 saattir aralıklarla süren bu konuşmayı sonlandırarak gruptan ayrılırken söyleniyordu.

– Allah Allah, demek, Angela Merkel, Therasa May, İngiltere kraliçesi için doğru olan, Halime Yakup ve tüm Müslüman kadınlar için yanlış öyle mi?!

Yorum Ekle
Yorumlar
Ayten Durmuş

26.09.2019

Yorumunuz için teşekkür ederim muhterem Süleyman ağabeyim. Bazen toplum olarak durumumuzu Abdullah ibn Ömer'e 'Cübbemizde sinek kanı bulunması namaz için gerekli taharete mani midir?' sorusunu soranlara benzetiyorum. Birileri de O'nun verdiği cevabı vermeli artık. Yoksa teknolojik imkânları sonuna kadar kullanabilen ve dünyayı köy haline getiren yeni nesil, 'Hocaefendi Hazretleri öyle buyurdu!' sözünü kabul etmiyor. Gerekenler yapılmazsa zaten başlamış durumda bulunan deizme ve ateizme yöneliş daha da artacaktır. Bu olduğunda ben tek suçlunun yeni nesil olduğunu hiç düşünmeyeceğim. Hürmetlerimle...
Ahmet Demirdağ

25.09.2019

Ramazan hocam bu tür kadun erkek ayrıştırmalarından ve fikri kurgulardan, hareketle çağımızda daha doğrusu pozitivizmin dizginleri ele aldığından beri sanki bir şeyler yanlış gidiyor gibi.Modern Bilimin, klasik ilmin önüne geçtiği ve ilim sahibi olmanın anlamını yitirdiği gibi hayata,yaşamaya dair fıtri kavramların ters yüz edilip , kavramların amaç haline getirldiğini düşünüyorum .Fıtri anlamda kadın ve erkeğin nicelik olarak çok keskin biçimde ikiye ayrıldığı ve adeta kutuplaştırılarak her alanda rakip iki unsur hline getirldiği ve hayatın bu rekabetin üzerine kurgulandığını ve her alanda buna ilişkin bir idealizm üretildiğini,insanların da hayatı böyle algılamaları,yaşamaları ve yaşatmaları ve hatta tüm inançlarını, inanmalarını, imanlarını da buna göre gözden geçirmeleri gerektiğinin metazori olarak dayatılmaya çalışıldığı gibi ibir sonuç çıkarıyorum.
Kıymet DOĞAN

25.09.2019

Mavi son paragrafta noktayı koymuş .Üstüne söylenecek söz yok.Selam ve sevgilerimle kaleminize sağlık.
SÜLEYMAN ARSLANTAŞ

24.09.2019

Hz.Resul(a.s)Muhataplarını seçerken iki hususa özen göstermiştir.Birincisi muhatabının dürüst ve güvenilir olması,ikincisi de kadın ya da erkek olsun cinsiyetleri ile değil kişilikleri ile bulunmalarıdır.Sanıyorum biz müslümanlar resulullah'ın sosyolojik ve stratejik sünnetini bilmiyoruz.Ama haklısınız,90 Km.yolculuk meselesini,istinca bahsini daha halledemedikki!Öyle değil mi?..
Betül Tanrıverdi

24.09.2019

Mavi ye selam olsun...
Neva Yazıcı

24.09.2019

Ayten Hanım, Allah kaleminize kuvvet versin, yazı hayatınız daim olsun. Müslüman kadınlar adına konuşanların sayısını arttırsın ki imanının yüksekliğini kadınlar üzerinden kanıtlamaya alışmış bunca hakiki müslüman(!) mizan kurulunca; dini gönlümüze uygun hale getirip yaşayalım derken vebaline girdiğimiz kadın ve erkek müslümanlardan haberimiz yoktu, demesin.
Ayten Durmuş

24.09.2019

Ramazan Hocam Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Evet, bu yöntem bu konuya biraz daha uygun geldi. Bazı düşünceler, o kadar çok lince tabi tutuluyor ve o kadar çok bedel ödüyorsunuz ki... Ben de senelerdir her düşüncemin bedelini bir şekilde ödedim, ödemeye devam ediyorum. Fakat bazenTimurlenk'e fil için ricaya giden Nasreddin Hocamız gibi olmak yorgun düşürüyor ve başka bir yöntem aramaya başlıyorum. Benim görüşüm ise doğru ve yanlışın tüm insanlar için evrensel olduğu şeklindedir. Hürmetlerimle....
mehmet ali öner

24.09.2019

elinize sağlık! İyi ettiniz bunu yazmakla..
Ramazan Yelken

24.09.2019

Ayten hanım elinize sağlık. Fakat anlaşılan çağımızın “molları” ve “uleması” tarafından lince uğramaktan çekindiğiniz için böyle bir yöntem seçtiniz ve bu konudaki kendi görüşünüzü net bir şekilde ifade edemediniz. Haksızda sayılmazsınız. Fakat özgür fikirler her zaman bedel ödeyerek gelişmiştir.
Dürümiye / Lezzete Davetiye