19 Kasım 2019 Salı •

Suriyeli'lere Mars'ta yer var mı?

07.10.2019
Ahmet GÜRBÜZ

Suriyeli'lere Mars'ta yer var mı? / Ahmet GÜRBÜZ

Üzüldüm, çok üzüldüm.

Adını duyduğumda, fotoğrafına bakıp haberin detayını okuduğumda, veda için seçtiği yolu ve mekanı görünce, onu intihara götüren şartları düşünüp kahroldum.

Vail, sığınan, himaye gören, eman altında, kurtulan demekmiş. En güvenli üç mekan; okul, cami, mezarlık arasında uçup gittin.

Hangi ağır yükleri yükledin minnacık bedenine, ne acılar gömdün mülteci yüreğine?

Ve ne büyük dersler bıraktın veyl olası insanlık alemine.

Mescidin kapısından çıkıp, mezarlığın kapısında asılmak…

O naif boğazını boğan ip, zulmün, ırkçılığın, ayrımcılığın, nefretin boğazına sarılmış olarak kıyamete kadar kalacak.

Mezarlık kapısında sallanan kuş gibi bedenin bir anıt gibi, insan hakları, mülteci hakları, çocuk hakları ve eğitim hakkını haykıracak kör ve sağır insanlığa.

“Buraya kadar yalanınız, baskınız, cahiliyeniz, asabiyetiniz, soyunuz ya da soysuzluğunuz!” diyecek.

“Buradan sonrası gerçekler alemi, artık ulaşamaz bana ne Esed’in ölüm yağmuru varil bombaları ne de sizin o kahredici bakışlarınız!” diye inleyecek.

Müslümanlık nerde! Bizden geçmiş insanlık bile...
Adem aldatmaksa maksad, aldanan yok, nafile!
Kaç hakiki müslüman gördümse, hep makberdedir;
Müslümanlık, bilmem amma, galiba göklerdedir;

Benim de hayatımın önemli bir kesiti Kocaeli’de geçti. Yeşil mavi iç içe muhteşem bir tabiat. Acı tatlı anılar, çok vefalı dostlar, hak namına verilmiş mücadeleler. En önemlisi de iyi insan olmaları için çırpındığım onlarca öğrencim, kardeşlerim var.

 “Ölüm en büyük vaizdir”(h.ş)

Elbette bütün ölümler acıdır, ibret vericidir. Tıpkı Aylan bebekte olduğu gibi. PKK tarafından annesiyle beraber şehit edilen on bir aylık Mustafa Bedirhan, Eren Bülbül, Yasin Börü ve binlerce masum genç gibi. Bu bağlamda Diyarbakır annelerinin feryatlarını, terör taşeronu ve sözcülerinin maskelerini düşürmesi ve fitne ateşinin sönmesinde etkili olacağı inancımdan dolayı değerli buluyor ve destekliyorum.

Vail’in intiharı; bizim hiç gündemden düşmeyen eğitim sistemimizin bir başka yönünü, toplumsal ve kültürel erozyonun su yüzüne çıkmasını sağladığı için önemlidir. Olayın sosyal medyada infiale sebep olmasından sonra Milli Eğitim Müdürlüğü apar topar bir açıklama yapmış. “Çocuk zeki, uyumlu, saygılı, ailesi ilgili, geçen yıl ayın öğrencisi seçilmiş” diyerek, dışlanma ve hırpalanma iddialarını yalanlamış. Aksi de beklenemezdi zaten. Çocuk geçen yıl ilkokul 4.sınıfta ve başka bir okuldaydı. Başka bir sınıf ve tek bir sınıf öğretmeni vardı. Ancak bu sene ortaokul; okul, sınıf arkadaşları ve öğretmenleri değişti. Bu neye benziyor biliyor musunuz? Cimer paradoksu. Vatandaş herhangi bir kurumda bir personeli tutum ve davranışından dolayı şikayet eder. Döner dolaşır bu şikayet, şikayet edilen tarafından cevaplanır ve istatistiklere girmek üzere kayıt altına alınır.

Şimdiye kadarki verilere bakılırsa olay bir intihar vakası, umarım başka iddialar çıkmaz ardından. Zira 31 Mart seçimlerinden sonra bazı sorumsuz siyasilerin söylemleri üzerinden bir yabancı düşmanlığı pompalanmaya başladı. On gün önce BM kürsüsünde Aylan bebekle dünyaya verilen mesajın üzerine, dün Kocaeli’de Vail olayı, bugün Mersin’de yaşanan tokat olayı planlı yapılsa ancak bu kadar olurdu.

Suriyelilere olan ilgimi ve iletişimimi dostlarım bilir. Ülkemin mültecilerle ilgili yaklaşımını destekledim ve hep savundum. Suriyeliler hakkında yöneltilen eleştirilerin birçoğu mesnetsiz, bir kısmı da siyasi ve ideolojik, ırkçı yaklaşımlardır. Patates soğan fiyatlarıyla iktidar rüyasına dalan arkadaşlar, on yıllardır ülkemin kara sınırları ya işgal altında, savaş halinde ya da ambargo altında. Buna rağmen birçok küresel finans krizi ülkemizi teğet geçti. Suriye’den bize sadece dilenci, kapkaççı mı geldi acaba?

Bugün ülkemizde bulunan Suriyeli sığınmacı sayısı 3 milyon 660 bin civarında. Bunun % 46,7’si 18 yaş altı çocuklardan oluşuyor. 10 yaşın altında Suriyeli çocuk sayısı ise bu ay 1 milyon 51 bin 697 kişi oldu. 0-18 yaş aralığında olanlarla kadınların toplamı ise 2 milyon 573 bin 322. Ülkesine geri dönenlerin sayısı 354 bin ve vatandaşlık verilen sadece 92 bin kişidir.

Hükümetin bu uğurda harcadığı para Sayın Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle 40 milyar dolara ulaştı. Küresel İnsani Yardım 2018 Raporu'na göre, Türkiye geçen yıl 6.68 milyar dolar ile ABD’nin de önüne geçerek en çok insani yardım yapan ülke oldu. Burdan aldığımız güçle Birleşmiş Milletler kürsüsünden dünyaya İnsanlık, Hak ve Adalet manifestosu verebiliyoruz.

 “(Ey Müslümanlar!) Size ne oluyor da: “Ey Rabbimiz! Bizi, halkı zalim olan bu şehirden çıkar, bize katından bir sahip gönder, bize katından bir yardımcı lütfet.” diyen, ezilen zavallı erkekler, kadınlar ve çocuklar uğrunda ve Allah yolunda savaşmıyorsunuz?!”(4-75)

İçerde Suriyelilerle ilgili bu fedakârlıklar göğüslenirken, dışarda da maddi manevi her türlü mücadele veriliyor. Tabiri caiz ise dünyanın süper güçleriyle bir o masada, bir bu masada bilek güreşi yapılıyor. Bu sadece olayın insani boyutu için dahi yapılabilir ama güvenlik ve beka boyutu hepsinin önündedir maalesef. Muhalefet hala bunu perdeleme ve Türkiye’yi bölme planlarını milletin dikkatinden kaçırma gayretinde ısrarcı davranmaktadır.

Suriye’nin bu noktaya gelmesinde Türkiye’nin ana amil olmadığı bugün karşımıza çıkan planlarla daha aşikar görülmektedir. Buna rağmen sorunun çözümü için her platformda tek başına tüm taraflardan daha fazla gayret sarf etmekte olduğunu da görmezden gelmemek gerek.

Ülkemiz belki bu gece, güney sınırları boyunca ABD tarafından istihkam edilen, eğitim, silah ve lojistik açıdan her türlü destek sağlanan PKK uzantısı terör unsurlarına karşı cumhuriyet tarihinin en ciddi askeri harekatına girişecek. Duam ordumuz, milletimiz ve kardeşlerimiz içindir.

“Şüphesiz iman edenler, hicret edenler, malları ve canlarıyla Allah yolunda cihat edenlerle onları barındıranlar ve onlara yardım edenler, birbirlerinin dostlarıdırlar.”(8-72)

Yorum Ekle
Yorumlar
GÜRBÜZ Bünyamin

08.10.2019

Allah insaf ve izandan ayırmasın.Ülkem insanlarını mükafatlandırılacak davranışlarına nail eylesin.
İbrahim Bark

07.10.2019

Allah (cc) razı olsun hocam. Dimağınıza bereket ihsan eylesin.
Nureddin Temeloğlu

07.10.2019

İnsan bu; esfeli safilin de olur, Eşrefi mahlûkat da. İyi insanların sayısı kötülerden fazla. Allah iyilerin sayısını arttırsın. Bu ümmetin imtihanı ağır.
Ömür Çelikdönmez

07.10.2019

Üstad kalemine sağlık. Farkındalık yaratan bir yazı. Gönlümüzün vicdanımızın tuşlarına dokundun
Mehmet Sılay

07.10.2019

Suriye Osmanlı Devletinin Güney Vilayetidir. Antep Kilis Hatay neyse. Halep Şam odur. Halkı ve toprağıyla bizim Kardeşlerimizdir. Ancak Cahiller ve Zalimler onlara kötü davranır. Allah korku ve sevgisi olanlar onlara ekmeğinin yarısını verir. Suriyeli Kardeşlerimiz bizim imtihanımızdır.
Dürümiye / Lezzete Davetiye