ELVEDA

28.05.2019
Ahmet GÜRBÜZ

ELVEDA / Ahmet GÜRBÜZ

Ramazan kültürüyle yoğrulmuş bir toplumuz desek mübalağa olmaz herhalde. Çünkü ramazan bizim günlük yaşantımızı, senelik planımızı, takvimimizi, ömrümüzü, hatta ahiret hayatımızı yakından ilgilendiriyor. Bu ayın şerefini anlatmak için yazılanlar bir tarafa dursun, ‘on bir ayın sultanı’ diyerek senenin geri kalan kısmı dahi bu payeden nasiplendiriliyor.

Ramazanı karşılama hazırlıkları maddi ve manevi olarak üç ay önceden başlar. Oruçlar tutulur, caddeler sokaklar temizlenir, esnaflar hesaplarını gözden geçirir, kandil geceleriyle camiler hareketlenir, Cuma geceleri salâlarla, ilahilerle minareler şenlenir, mümin gönüllere adeta bir bahar gelir.

Ramazan ayı girdiğinde mahyalarla aydınlatırız gökyüzünü. Anadolu’da ilk on beş gün ramazanı karşılayan ilahiler serpiştirilir teravih aralarına, ikinci yarı ise elveda ilahileri okunur. Bu hem de öyle rastgele seçilip okunmaz. İmamın kıraatte okuduğu makamdan devam eder müezzin. İmam ikinci bende geçtiğinde makam değişir, ilahi aynen ona ayak uydurur. Bu, İstanbul’da Enderun geleneği olarak yaşatılmaya devam etmektedir.

Ramazanın kültürümüzdeki bu denli derin izlerine rağmen, tüketim canavarının hoyratça istilası manevi sahamızı da ziyadesiyle etkilemektedir. İki büyük tehlike ile karşı karşıyayız. Birincisi; orucun uhrevi libasından soyularak, folklorik bir objeye indirgenmesi. Bunun içine, orucu bir beslenme rejimi, zayıflama vesilesi ve diyet sistemi olarak görmeyi de katabiliriz. Bir de; sanki ramazana inat, orucu ve oruç tutanları hiçe sayıp, bunu bir özgürlük ifadesi gibi değerlendirip, alenen oruç yemek. İnanca ve insana saygıyı ayaklar altına alıp, toplum değerlerine karşı bayrak açmak, bir hakkın ifasından çok görgüsüzlüğün ve eğitimsizliğin bayraklaştırılmasıdır.

Elbette mazerete binaen, inancı gereği oruç tutmayanlar olacaktır. Onlarda oruçlular tarafından anlayışla ve saygıyla kabullenilir. Tarih boyunca da hep böyle olmuştur. İhtiyaçlarını görmek için oldukça geniş imkânlar mevcuttur. Onlara hizmet veren işletmelerde çalışanların çoğunluğu da oruç tutmaktadır. Bu olayın toplumsal barışın korunması, demokrasi kültürünün gelişmesi, insan hakları, insana ve inanca saygı açısından da değerlendirilmesi gerektiğini düşünmekteyim.

Ramazanı ruhunu yeniden yakalayabilmemiz için, entelektüel camiamız ve din adamlarımıza çok büyük görevler düşmektedir. Orucu kültürel boyutunun yanında manevi boyutuyla da, yeniden ve daha ciddi bir düzlemde ele alacak projelere kafa yormalıyız artık. Dini değerlerimizi üç beş medya maymunu haline gelmiş, menfaatperest hocaların elinden kurtarıp, evlere ve sokaklara, üniversite ve ibadethanelere taşımamız lazım.  Akşama kadar oruç tutan gençleri, sahura kadar nargile kafelerde okey oynamaktan kurtarmak gerek.

Mübarek ramazan ayı, toplumsal eğitimimizi, kişisel gelişimimizi, ruh terbiyemizi tamamlamak için her yıl tekraren gelmektedir. Kur’an ile barışmak, takvayı aramak, zekâtla çoğalmak için deveran etmektedir. Sabır pratiğini, açlık empatisini, paylaşmanın güzelliğini yaşatmak için misafir olmaktadır.

“(O mü’minler;) tevbe edenler, ibadet edenler, hamd edenler, oruç tutanlar, rükû edenler, secde edenler, iyiliği emredip kötülükten vazgeçirmeye çalışanlar ve Allah’ın sınırlarını (koyduğu hükümleri) koruyanlardır. (İşte, böyle) mü’minlere (cenneti) müjdele!”(9/112)

Ebû Hüreyre (ra)'den rivayet edildiğine göre Resûlullah (sav):

 Aziz ve Celîl olan Allah "İnsanın oruç dışında her ameli kendisi içindir. Oruç benim içindir, mükâfatını da ben vereceğim." buyurdu.

Şimdi bu güzide mevsime veda makamındayız.

Bir hesap da bizim yapmamız gerekmez mi?

Ramazanın getirdiği güzelliklerden ne kaldı elimizde?

Ya da giderken hangi kötülüğü alıp da gitti bizden?

 Bir daha böyle kârlı bir mevsime erişebilecek miyiz? Diye.

Ramazana veda için camilerimizde okunan o güzel ilahilerden bir örnek arz etmek isterim size. Aşki mahlaslı Muzaffer Özak üstadın hüzzam ilahisi.

Hakk emrini ettik edâ

Nefsimizi kıldık fedâ

Kavuştursun bizi Hüdâ

Şehr-i Ramazan elvedâ

Ey mâh-ı gufran elvedâ

 

Oruç mü’minin baştâcı

Dertli gönüller ilacı

Firkatinse gayet acı

Şehr-i Ramazan elvedâ

Ey mâh-ı gufran elvedâ

 

Gafletimiz ma’zûr olsun

Günahımız mağfûr olsun

İmanımız ma’mûr olsun

Şehr-i Ramazan elvedâ

Ey mâh-ı gufran elvedâ

 

Aşkî’nin budur niyâzı

Ki olasın ondan râzı

Bağışla gel çâre-sâzı

Şehr-i Ramazan elvedâ

Ey mâh-ı gufran elvedâ

Yorum Ekle
Yorumlar
Münür Akkuş

02.06.2019

Ahmet hocam kaleminiz de yüzünüz gibi insana ferahlık ve letafet veriyor.. Allah gönlünüzü nuruyla doldursun ki bu güzel yazılarınızın devamını okuyarak biz de faydalanalım.. Vesselam
Ahmet Gürbüz

30.05.2019

Teşekkür ederim değerli dostlar Leyle i kadrimiz, ıyd ıl fıtrımız mübarek olsun. Magfirun zümresine dahil olmanız temennisyle Sevgiler saygılar
Hüseyin GÜŔBÜŹ

29.05.2019

Tüm okur kardeşlere hayırlı Ramazanlar ve Hayırlı Bayramlar
Faruk Erdoğan

29.05.2019

Sevgili Ahmet hocam, kısa ve net o kadar da açık ve seçik duygularımıza tercümanlık ettiniz. Mevlam nasibimizi alanlardan eylesin. Her elveda belki de yeni bir umuda ve başlangıca merhabadır. Selametle ve Dua ile ile..
Halis gürbüz

29.05.2019

Ahmet hocam eline yüreğine sağlık
Nureddin Temeloğlu

29.05.2019

MaşaAllah ve barekAllah.
NewsBox
Ford Servis / Oto Çiftel
Dürümiye / Lezzete Davetiye
Yazarın diğer yazıları