Yazı Dizisi: 15 Temmuz Darbe Girişimi Öncesi ve Sonrası
Balgat Çözüm Akademi Okulları / Akademi Temel Lisesi

Yazı Dizisi: 15 Temmuz Darbe Girişimi Öncesi ve Sonrası

25.02.2018

Yazı Dizisi: 15 Temmuz Darbe Girişimi Öncesi ve Sonrası


28 Şubat Postmodern darbesinin yaklaştığı şu günlerde, Hertaraf Haber Olarak , 12 Eylül'den 15 Temmuz'a darbe süreçlerini ele alan bir yazı dizisinin son bölümünü  yayınlıyoruz. Toplumun herkesiminden  yazı dizimizin yayınlan bölümleri ile ilgili takdir ve beğenisini aldık. Bazı kesimleri de rahatsız etmiş olmalıyız ki, küfür ve  hakaretler de aldık. Elbette kötü söz sahibine aittir. Takdir de Allah'ındır.  Darbecilere karşı Hak ve Hakikatleri söylemek, Hukuk'u hatırlatmak  bizim görevimiz.

 

Yayın kurulu başkanımız ve yazarımız Mehmet Yavuz AY'ın kaleme aldığı yazı dizimizin bu son bölümünde ,"15 Temmuz Darbe Girişimi Öncesi ve Sonrası" nı ve "Eksenini Arayan Türkiye" konusunu ele alıyoruz.


 

12 EYLÜL’DEN 15 TEMMUZ’A  DARBELER VE EKSENİNİ ARAYAN TÜRKİYE- 4

 

15 Temmuz Darbe Girişimi Öncesi ve Sonrası

 

Kemalist, laik, heterodoks azınlık üzerinden yürütülen psikolojik savaş ve operasyonel hamleler, Gezi Olayları denen uluslar arası destekli iç savaş denemesiyle zirveye ulaşmış, başta İstanbul ve Ankara olmak üzere şehirlerimiz yakılıp yıkılmıştır. Bu deneme de Recep Tayyip Erdoğan’ın direnişiyle akamete uğratılmıştır.

 

Karşı cephe hamleleri ile sonuç alınamayınca, stratejik aklın temsilcisi Küresel Merkezî Gücün işareti, taktik temsilci Lejyoner Amerikan Aklının istihbarat eğitimi ve lojistik desteğiyle hazır beklettiği, Müslüman görünümlü Siyonist Hıristiyanlığın güdümündeki mehdici, mesihci, batınî, Fetullahçı Terör Örgütü FETÖ) devreye alındı. Truva Atı örgüt, 7 Şubat 2012 MİT Operasyonuyla ilk darbe girişiminde bulundu. Başbakan Erdoğan’ın önsezisi ile girişim püskürtüldü. Örgüt, savcı-hakim-polis üyeleri eliyle 17- 25 Aralık 2013 yargı darbelerine kalkıştı. Bu darbe girişimleri de kontrol altına alındı. Örgüte ilişkin doğru analizlerin yapılamayıp hassas bütün kurumlara yerleşmelerine izin verilmesi, hükümet ve istihbarat birimleri için ciddi bir zaaftı.

 

İhanet Şebekesinin başı FETÖ

 

En büyük zafiyetin ordu bünyesinde olduğunu görüyoruz. Buradan geriye dönüp 1984-2010 yılları arası irtica gerekçe gösterilerek yapılan subay-astsubay tasfiyesine bakmalıyız. 17-25 Aralık yargı darbeleri kalkışması sonrası, bizzat Erdoğan’ın komuta kademesini ikaz ettiği kamuoyuna yansımıştı. Komuta kademesi kılını bile kıpırdatmamıştı. (Necdet Özel dönemi). Generalliğe yükseltilmiş darbecilerin çoğunlukla harp okulları 1992 ve sonrası mezunu olduklarını göz önüne alırsak, aşağıda listelediğimiz genelkurmay başkanları dönemlerine denk düşer:

 

Necip Torumtay(1987-1990), Doğan Güreş (1990-94), İ.Hakkı Karadayı (1994-98), Hüseyin Kıvrıkoğlu (1998-2002), Hilmi Özkök (2002-2006), Yaşar Büyükanıt (2006-2008), İlker Başbuğ (2008-2010), Işık Koşaner (2010-2011), Necdet Özel (2011-2015). Bu genelkurmay başkanları döneminde ordu bünyesinde yer alan hakiki dindar Müslüman subay-astsubaylar fişleme, sorgu, alay,zulüm, sürgün, sicilleriyle oynama, eşlerinin başlarını zorla açtırma ve sonunda Yüksek Askerî Şura kararlarıyla İslam- dindar Müslüman yerine kullanılan İrtica yaftasıyla ordudan tasfiye edilmişlerdir. Komuta kademesinin dindar subay-astsubaylara yaptıkları teklif şudur : Eşlerinizin başını açtıracaksınız, mesaî saatlerinde namaz kılmayacaksınız, içkili danslı eğlencelere katılacaksınız, dini gerekçe göstererek içki içmemezlik yapmayacaksınız, evlerinizde haremlik-selamlık oturmayacaksınız. Şartlarımızı yerine getirirseniz size şefaat eder, orduda kalmanızı sağlarız.

 

Binlerce subay-astsubay bu baskı ve zulüm döneminde ordudan atılırken, bugün darbe yapanların eşlerinin başlarını açtırdığını, tesettürlü hanımlarla çoğunlukla evlenmediklerini, namaz kılmadıklarını, gerektiğinde içki içtiklerini, oruç tutmadıklarını, Cuma namazına gitmediklerini biliyoruz. Komuta kademeleri, Kemalist subay niteliklerine uygun görünen FETÖ üyelerine farklı bakamazlardı. Onlar, komuta kademesinin belirlediği çizgide idiler. Baskıcı ortamlar, insanları iki yüzlü hale getirir, kişilik kırılmasına uğratır. Gücü eline geçirdiğinde ne yapacağı belli olmaz. Üstelik ipleri başkalarının elinde ise nasıl bir canavara dönebileceklerini 15 Temmuz darbe kalkışmasında gösterdiler. Faşizan Askerî Vesayet Sistemleri tasfiye edilemezse, gözü dönmüş birçok paralel yapılar üremeye devam edecektir. Dinî görünümlü yapıların faşizmi son derece tehlikelidir.

 

15 Temmuz Darbe kalkışması, geçmiş tüm darbelerin altyapısını kullansa da mahiyeti çok farklıdır. Lejyoner Amerikan Aklı, önceki darbelere üstü örtülü destek verirken, 15 Temmuz için saklanma gereği duymadı. Amerikan istihbaratı (CIA) darbeyi bizzat plânladı. NATO güçleri fiilen darbenin içinde yer aldı. NATO’nun nükleer silâhlarının bulunduğu hava üsleri darbecilerin kontrolündeydi. Darbeye iştirak eden uçaklar buralardan havalandı. Ankara’daki üs aynı zamanda komuta kontrol üssüydü. İncirlik Amerikan üssünden havalanan tanker uçaklar, uçaklara havada yakıt ikmali yaptı. Önceki darbelerde provokasyonlar (Çorum, Maraş, Sivas, sağ-sol çatışmalarıv.b.) olsa da hiçbir zaman halkın üzerine ateş açılmadı, devletin en hassas kurumları bombalanmadı. İslâm ve Müslümanlığın batılı değerler adına bastırılması, kamudan silinmesi ya da çizgi dışı cunta hareketlerinin etkisizleştirilmesi eski darbelerin amacı iken, 15 Temmuz Darbe kalkışması bizzat devletin varlığını hedef almıştır. Siyonist Hıristiyanlığın afyonlanmış lejyonerleri tarihimizin en kanlı eylemlerini yaptılar. Yüzlerce general, binlerce subay-astsubay, özel harekâtçı, komando;  tank, top, ZPT, uçak, helikopterle. En ince ayrıntısına kadar plânlanmış Anadolu coğrafyasını lime lime edecek, halkımızı çevremizdeki ateş çemberinin içine düşmüş zavallı kalabalıklara çevirecek ihanet operasyonu.

 

 

Ama başaramadılar. Allah’ın yardımıyla Recep Tayyip Erdoğan’ın liderlik vasfı ve halkı sokaklara çıkmaya ikna etme gücü, Anadolu insanının korkusuzca sokaklara akışı, darbeyi/ darbecileri yerle bir etti. Ordu içinde darbeye direnen güçler, özel harekâtçı polisler de tarihî bir görev icra ettiler.

 

15 Temmuz gecesi, Allah’ın ince plânıyla Müslüman Anadolu insanı yüzyıla yakın bir süredir elinden alınan devletin kurtuluşunu sağlamıştır. 16 Temmuz, Yeni Türkiye’nin başlangıcıdır. Halkımızın vesayet odaklarına borcu yoktur. Anadolu Milleti, kaderini kendi eline almış, devletin yeniden ihya, ıslah ve yapılandırma icazetine sahip olmuştur.

 

Savaş meydanlarında kanını döken ama masada kaybeden olmamalıyız artık… Bütün renklerimizle yüzyıllık kuşatmayı yarmak zorundayız.

 

Olağanüstü Hal İlânı (OHAL) ile yeniden yapılandırma yolunda olumlu adımlar atılmaya, askerî vesayet sisteminin köhnemiş yapısına neşter vurulmaya başlanmıştır:

 

Kuvvet Komutanlıkları Millî Savunma Bakanlığına bağlandı.

 

MGK’nın yapısı değiştirildi.

 

Yüksek Askeri Şura’nın yapısı değiştirildi. Tayin ve terfiler olması gerektiği gibi hükümetin yetki alanına alındı.

 

Askeri liseler kapatıldı.

 

Darbecilerin yuvası haline gelen harp akademileri kapatıldı.

 

Harp okulları öğrencileri tasfiye edildi. Millî savunma Üniversitesi kurularak harp okulları buraya bağlandı. İmam Hatip liseleri dahil tüm lise mezunlarının harp okulları sınavına girebileceği düzenleme yapıldı. 

 

Askerî hastahaneler Sağlık Bakanlığına bağlandı.

 

Jandarma ve sahil güvenlik komutanlıkları İçişleri Bakanlığı’na bağlandı.

 

Askeri Yüksek İdare Mahkemesi, Askerî Yargıtay kaldırıldı.

 

Yapılacak çok işin arasında darbe anayasasını ortadan kaldırarak, yeni Türkiye’nin herkesi kucaklayacak yeni anayasasını yapmak büyük önemi haizdir.

 

Ordu aslî değerlerimize dönerek, milletimizin hizmetinde olmalı, aziz İslâm’ı irtica olarak görmekten vazgeçmeli, emperyalistlerin emelleri için kullanılan bir araç olmaktan kendini kurtarmalıdır.

 

Darbelerin önüne geçmenin birinci şartı, her an darbe olabileceğini unutmamak; her alanda kalıcı düzenleme yapmak ve güçlü denetim mekanizmaları oluşturmaktır. Ülke yönetimi, barış ve “savaş, askerlere bırakılamayacak kadar ciddi bir iştir”…

 

 

Eksenini Arayan TÜRKİYE

 

Eksenimiz Osmanlı’nın son dönemlerinde bozulmuş, Batı’nın eline geçmiştir. 3 Kasım 1839 Tanzimat Fermanı (Gülhane Hatt-ı Hümayunu), 1856 Islahat Fermanı ile eksenimiz kaymıştır. Varlığını bize düşmanlığa endeksleyen Batı Medeniyetinin devşirmesi olmak bugüne kadar bize ne kazandırdı? Dün Kayıtsız şartsız Batı Eksenini kurtuluş reçetesi olarak görenler, hiç olmazsa bugüne baksınlar. Yüz yıldır Batı Eksenindeyiz ama bize olan amansız düşmanlıkları bitmedi, bitmeyecek. Batılılar kendi değer, standart ve refah unsurlarını kendi dışlarındaki insanlar, topluluklar, milletlerle asla paylaşmazlar. Vermeyi bilmezler hep alırlar. İnsanlığa sunacak bir mesajları kalmamıştır. Maddî medeniyetleri çatırdamaya başlamıştır. Ayrılık ve kaos rüzgarları Batı kıyılarında tsunami etkisi yapacaktır. 400 yıllık Batı Medeniyeti’nin egemenliği, teknolojik kolaylıklar getirmesine karşın insanlığa barış, huzur getirmemiştir. İki dünya savaşı onların yeryüzüne armağanları olmuştur.   

 

 

Allah’ın mülkünde yaşıyoruz, kalıcı değiliz. Allah’ın rızasına uygun eksen varoluşumuzda bize verilmişti. Aklımıza, gönlümüze hitap eden yüce Yaratıcımızın evrensel mesajı eksenimizi belirliyor.

 

Bizim eksenimizi Merhamet Medeniyeti kuşatır. Bizim eksenimiz ölü sevici değildir. Batı Medeniyeti maddi üstünlüğü ile İslam’ı ve Müslümanları yok etmek için verdiği acımasız savaşta kendi sonunu hazırladığını görecektir. Müslümanlar olarak kendimize gelmeli, yine dünyanın vicdanı olmalıyız. İnsan olmak zordur, Müslüman olmak daha zordur. Ne ki zor olan güzeldir.

 

Kurtuluş reçetesi için her yolu deneyen insanımız ve insanlık! Yaratıcının mesajına ne zaman döneceksin? Haydi ilahî mesajda dirilmeye, hakiki eksenine kavuşmaya!

 

YAZI DİZİSİNİN İLK 1. 2. VE 3. BÖLÜMÜ İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKLER'İ TIKLAYINIZ:

 

http://www.hertaraf.com/haber-yazi-dizisi-12-eylul-den-15-temmuz-a-darbeler-1524

 

http://www.hertaraf.com/haber-yazi-dizisi-asker-okullar-ve-kislalarda-egitim-ogretim-esaslari-1530

 

http://www.hertaraf.com/haber-yazi-dizisi-darbeler-ve-darbe-anayasalari-1532

 

SON...

Yorum Ekle
Yorumlar
Güney

01.03.2018

Çektiğiniz ızdıraplar ve duruşunuz bizleri etkilememesi mümkün olamaz. Allah razı olsun
Kahraman Tozlu

01.03.2018

Yavuz bey Allah razı olsun. Kimsenin cesaret edipte değinemediği konulara değinmişsiniz ...
Mahmut AY

28.02.2018

Bu duruma gelinmesine tek sebebi türk siyasileri.. bu
Abdullah Aydın

28.02.2018

Zihninize, eligible, kale miniseries ve be definite sağlık. Yazılımı çok güven ve doyurucu olmuş.çok Teșekkür ederim.
Abdullah Aydın

28.02.2018

Zihninize, eligible, kale miniseries ve be definite sağlık. Yazılımı çok güven ve doyurucu olmuş.çok Teșekkür ederim.
Z toman

28.02.2018

Tebrikler
Recai aydin

26.02.2018

Çok güzel bir yazı olmuş Allah razı olsun
Aydın yalcın

26.02.2018

Teşekkürler
Hakan ŞİMŞEK

26.02.2018

Yüreğinize sağlık Komutanım... Duygu ve Düşüncelerimize tercüman oldunuz.
Deniz

26.02.2018

Güzel bir yazı dizisi oldu.
NewsBox
Ford Servis / Oto Çiftel
  • Dürümiye / Lezzete Davetiye
  • Dürümiye / Lezzete Davetiye