Yargılanamayan Genelkurmay Başkanından, Milli Savunma Bakanlığına Bağlanmış Genelkurmay Başkanlığına: Sessiz Devrim!

21.07.2018

1960 darbesiyle başlayıp 1980 darbesiyle zirveye çıkan askerî vesayet sisteminin dayattığı darbe anayasaları, hiçbir zaman toplumsal sözleşme niteliği taşımadı.

Seçimle gelen iktidarlar, darbe anayasalarının vücut verdiği kurumlara dağıtılan yetkilerin koyu haki gölgesinde, hiç muktedir olamadılar.

Ülkeyi yönetmeye dair özgüven edinemediler. Her ne kadar, sağ-sol parantezine alınmış söylemleri ile halkın karşısına çıksalar, kurtuluş reçeteleri sunsalar da, askerî bürokrasi karşısında hep eziktiler.

Daraltılmış, kuşatılmış ve adeta niteliksiz hale getirilmiş bir alanda oynama izinleri oldu.

Politik tiyatro sahnesinin yine de kurulması, halkın gözünün boyanması gerekiyordu. Senaryolar üretip, sahnelemeseler; halkın gözü, kulağı, kalbi, zihni, başka sahnelerin müdavimi olabilirdi.

Askeri vesayet kadroları, iktidara kim gelirse gelsin, hiçbir siyasi, hukuki, malî sorumluluk taşımaksızın ülkeyi yönetmeye devam ettiler.

Çok azımız güdümlü sistem adına sergilenen demokratik oyunu gördü, sahneden çekildi. Reddiye, hayattan gönüllü kopuşları getirdi. Oyuna karşı hayatı ıslah, ihya ve dönüşüm çabaları aktif hale getirilemedi. Geleneksel yapıların kontrolündeki halkımız ise, enteresan ferasetiyle hayatın içinde kalarak gücü nispetinde mücadeleye devam etti.

Seçilenler, liyakatlerini arttırma, yanlışlarını düzeltme, ideolojik baskı altında düşüncelerini ifade etmede yetersiz kalsa da, halk, sistemin sunduğu haklarını kullanmaya devam etti. Söz konusu sınırlı haklar bile, askeri vesayet sisteminin partisini iktidardan alaşağı etti.

Askeri vesayet partisi, kaybetmiş görünse de bürokrasi üzerinden muktedir olmaya devam etti.

Neler yaşadı bu ülke.

Osmanlı arşivleri atık kâğıt olarak Bulgaristan’a satılabildi.

Sultanahmet Camii ahıra çevrildi.

Camilerde namaz kıldıracak, ölüleri yıkayacak din görevlileri kalmadı.

Darbeci teğmen genelkurmay başkanını tekmeleyebildi.

Dönemin Millî Eğitim Bakanı Tevfik İleri, İmam Hatip Lisesi açmak için emri altında olması gereken Talim Terbiye Kurulu Başkanına söz geçiremedi. Meseleyi Başbakan Menderes’e götürdü. ‘Yılan bakışlı’ Talim Terbiye Kurulu Başkanı, Başbakanın gözleri içine dik dik bakarak, “yazılı emir isterim” dedi.

Kendi anayasasını, sistemini dayatabilen darbeciler, Başbakan Menderes ve iki Bakanı astılar.

Seçimle gelen iktidarlar, Menderes’in acı akıbetinin soğuk rüzgârını hep enselerinde hissettiler.

28 Şubat’ta MGK darbesi tezgâhlayan generaller, Başbakan Erbakan’ı istedikleri gibi aşağıladılar. Bir tümgeneral, ağız dolusu küfürler etti.

Bir general çıktı, açıktan İslâm dememek için ürettikleri “İrtica” maymuncuğunu kullanarak, “İrtica PKK’dan daha tehlikeli” diyebildi.

Bir başka general, “Yobazlar hamam böceğine benzer, ışığı gördüklerinde kaçacak delik ararlar.” dedi.

Nezdinde askeri mahkeme kurulan bir tümgeneralin yetkileri Başbakanda yoktu.

Öyle bir hukuk sistemi inşa edilmişti ki, Genelkurmay Başkanını yargılayabilecek mahkeme ihdas edilmemişti.

Devlet içinde devlet askeri bürokrasi, her türlü denetimden bağımsızdı. Bütçesi, ihaleleri, tayin ve terfileri… Karşılarında ne isterlerse veren boynu bükük, bilgisiz, dirayetsiz hükümetler:

MİT personelinin maaşını Amerika’nın verdiğini bilmeyen Başbakan Ecevit’ler…

Genelkurmay Başkanından randevu isteyen ve bununla çocuklar gibi sevinen Başbakan Erbakan’lar…

Korkusundan bir generalin adını söyleyemeyip, parmaklarını omzuna götürüp apolet işareti yapan Başbakan Yılmaz’lar…

Aslına bakarsanız Başbakanlık görevi bile Genelkurmay Başkanı için önemi olmayan bir makamdı. MGK Genel Sekreteri kıdemsiz orgenerali, Başbakan yetkileriyle donattılar.

Tiyatronun şu başka sahnesine bakar mısınız: 14 orgeneral, Başbakan ve Millî Savunma Bakanı ile yapılan Yüksek Askerî Şura toplantısı. Generaller kimi isterlerse emekli ederler, kimini de terfi… Sözde amir Başbakan’ın oyu ile generallerin oyu aynı.

15 Temmuz darbe girişiminden bu yana atılan adımlar, askerî vesayet sisteminin geriletilmesi gayretleri, üzeri haki renkle kaplı yaslı ülkemizi yeni bir zamanın eşiğine getirdi. 24 Haziran seçimi, tarihî bir dönemecin inanılmaz değişimlerinin, başkanlık kararnameleriyle hayata geçirilmesinin miladı oldu.

28 Şubat darbesinin, 27 Nisan Muhtırasının, 367 krizinin, AK Parti kapatma davasının sebeplerinden, askeri vesayetçi güç odağının pervasızlığını en iyi anlatan 15 Temmuz darbe kalkışmasından, yirmiye yakın olduğu ifade edilen suikastlardan; Genelkurmay Başkanlığının Millî Savunma Bakanlığına, “Cumhurbaşkanı Kararnamesi” ile bağlanma noktasına gelinebilmesi, büyük bir değişim ve dönüşümdür. Ne denli önemli bir zaman dilimini yaşadığımızı tarih anlatacaktır.

Bu, “Sessiz Bir Devrimdir!”

 

21.07.2018

Yorum Ekle
Yorumlar
Mahmut AY

24.07.2018

Doğru hakikatler var
H Çelik

23.07.2018

Vesayet dönemlerinde malesef adelet büyük ölçüde rafa kaldırılıyor. Askeri vesayet dönemlerinde bu oldu. Ama askeri vesayet dönemlerinden kurtulduk desek de, başka tür bir vesayet türü dönemine mi girdik aceba? Askeri vesayetten kurtulduk, baska tür bir vesayet de yoksa eğer, o zaman tam demokrasi koşullarına sahip olduk diyebilecek durumda mıyız?
Yahya ÖZTÜRK

23.07.2018

Çok isabetli tespit ve harika yorumlar,akıcı bir uslübla ve güzel dilimiz Türkçe'nin ustalıkla kullanılması ile enfes,tadına doyulmaz bir güzel tazı ortaya konulmuş. Tebrikler Yavuz kardeşim.
Ramazan ilhan

23.07.2018

askeri ve bürakrasi vesayeti ancak ben ve benim gibi mağduların hak kayıpları ve calınan hayatları bir nebze devletce kabul edilip.tüm mağdurları kucaklayan bir yasa cıkmadıkca daha vesayeti cok konuşuruz.Yapılanlar az değildir.Ancak yeterlide değildir.Hala 6191 sayılı yasanın 32 maddesini kim hangi askeri bürakrat hazırladı.bilemiyoruz.AYİM ve ANAYASA MAH. ÜYELER İLE MSB BAKANI PER.D.BŞ.PDY/FETÖ TUTUKLU Ancak yeniden yargılama talebimiz İdari yargı vesayeti ayak diretiyor buna ne demeli.20 yıl sonra hakkımda ifade veren bırının ismini yeni öğreniyorum.tanıdığımı ve cok sammimi olduğum iddia edilen birini 20 yıl sonra buluyorum. noter den BEN RAMAZAN İLHANI TANIMAM BİLMEM HİÇ GÖRMEDİM DİYOR YİNEDE DİKKATE ALINMIYOR.Hakkımızda hayırlısı.VATAN SAĞ OLSUN.KAHROLSUN VATAN HAİNLERİ.YAŞZEDE 1998
Süleyman GÖNCÜ

21.07.2018

Yapılanları yadsımıyoruz.Atatürkçülük kisvesi altında kendilerini elitist,diğerlerini koyun olarak gören zihniyeti değiştirmek kolay olmuyor.Hiç kimse de yasaların tanımış olduğu gücü bırakmak istemiyor.Vesayetin bittiğini söyleyebilmek için vesayet sisteminin üzerinden silindir gibi geçtiği mağdurlarla helaleşilmeden yapılanlar göstermelik kalıyor,yada sadece kendisine Müslüman olmakla itham ediliyorlar.Güçlü olanın değil,haklı olanın kazandığı Adaletli günleri de görme dilekleriöizle Yüreğinize,kaleminize sağlık.
B Baş

21.07.2018

Askeri vesayet , Ak parti , islam , kavramları arasında yeni ve net bi çıkarımda bulunmama vesile oldunuz Abi. Emeğinize sağlık
N Özdemir

21.07.2018

yavuzum, bu 15 temmuz darbesine katilan generalleri, baska bir hukumet terfi ettirmedi degil mi?
Hayatı Yımaz

21.07.2018

Yapılanlar yeterli olmayabilir ancak gelinen nokta da çok önemli aşamadır. Bir zamanlar hayal edilemeyen şeyler gerçekleşmektedir. Bundan sonra yapısal değişime yönelik kararlar daha kolay ve sür'atli bir şekilde alınabilecektir. Elinize, kaleminize sağlık çok güzel özetlemişsiniz istifade ettik.
Hayatı Yımaz

21.07.2018

Yapılanlar yeterli olmayabilir ancak gelinen nokta da çok önemli aşamadır. Bir zamanlar hayal edilemeyen şeyler gerçekleşmektedir. Bundan sonra yapısal değişime yönelik kararlar daha kolay ve sür'atli bir şekilde alınabilecektir. Elinize, kaleminize sağlık çok güzel özetlemişsiniz istifade ettik.
H. Kırlangıç

21.07.2018

Sessizce atılan bu adımların hatırına bazı hatalar hilimle karşılanır. Tarihe not düşmüşsünüz.
K. Mete

21.07.2018

Pekte sessiz değil 15 Temmuz da az gürültü çıkmadı.
R. Yıldırım

21.07.2018

İnşallah devrim layıkı ile gerçekleşir Amin
Zeynep Uçak

21.07.2018

Birazcıkta bizlerden bahsetseydiniz...Resen emekli edilen askerlerden... hayatları bir subayın iki dudağı arasında olan verdikleri tek bir sicille yaşamları alt üst askerlerden ve sadece kendileri değil aileleri de bu süreçte beraber rezillik çeken askerler disiplinsiz deyip ipe sapa gelmez bahanelerle mesleklerinden atılan anayasada hicbir şekilde suç teşkil etmeyen ayakkabın boyasız foulun uzun askerin üniforması bozuk vs vs upuzun bir liste ve içeride çekilen cezalar oda hapisleri giz hapisleri maaş katı cezaları haaa birde bunlar yetmedi hadi meslekten atalım gitsinler askeri mahkemelere ee askeri mahkemelerde hakimde onlar savcıda onlar eğer yüksek rütbeli değilseniz zaten atildiginizfa kaybetmiştiniz...şimdi diyeceksiniz ki askeri mahkemeler kapatıldı peki mağdur ettiği onca insan ne oldu asker sadece millet Üzerind e vesayet kurmadı ki asıl kendi kendini bitirdi kendi vatansever namuslu askerini yedi resen emeklilik diye bir kavram nerde vardı hangi mesleğin kendi mahkemesi olurdu bir öğretmen bir doktor veya bir polis bizim suçumuz neydi sadece ve sadece mesleğini hakkıyla yerine getirmek hicbir erin burnu bile kanamadan ailesine teslim etmek mı neydi ki Son bir söz daha askerin kendi kendinin patronu olduğunu yazmışsınız kendi işletmeleri kendi otelleri kendi kendi bir sürü peki....madem askerî vesayet bitti soruyor musunuz hiç kimselere yada yukarıdakilere hangi ülkenin hangi ordusunun bu kadar işletmesi olurmuş bizdekiler niçin hala duruyor bu ülkede herşey satılırken niçin askerin işlettiği hicbir kuruma dokunulmuyor Ereğli demir çelik gibi PARDON vesayet bitti mi dediniz
İsmail aydin

21.07.2018

Ülkemiz için olması gereken olmuş
Aydın yalcın

21.07.2018

Çok güzel olmuş kaleminize sağlık
NewsBox
Ford Servis / Oto Çiftel
  • Dürümiye / Lezzete Davetiye
  • Dürümiye / Lezzete Davetiye