Sesi Çağları Aşan İmam: HASAN EL BENNA / Hazırlayan Mehmet Yetim

13.02.2020

Müslüman Kardeşler’in kurucusu büyük İslam alimi ve mücahidi Hasan el Benna 12 Şubat 1949’da Kahire’nin en büyük caddelerinden birinde arabası durdurularak polisler tarafından kurşunlandı. Nice insanlar geçmiştir bu dünyadan… Kimisini sadece evladı hatırlıyor kimisini de ancak torunu hatırlayabiliyor. Kimileri de vardır ki sözü, eylemi, çağrısı çağları aşmıştır. Bugün bile hala yanımızda yaşıyorlar gibidir hatta sesleri yaşayanlardan daha çok çıkar.

Şehit İmam Hasan El-Bennayı Şahedet Yıldönümünde Rahmetle Anarken , Onun Anısına, Genç Kalem  Mehmet Yetim Kardeşimizin Kaleme Aldığı Yazıyı Yayınlıyoruz..

Hertaraf Haber

--

Bu güzide insanlardan birisi de Mısır’ın Mahmudiye kasabasında dünyaya gözlerini açmıştır. Doğduğu zamanlar ümmetin en zorlu yıllarındandır. İngiliz sömürüsü Mısır’ı adeta kuşatmıştır. Sömürü her alanda kendini gösteriyordu. Sömürü yalnız maddi varlığı değil zihinleri de işgale başlamıştı. Aklın özgürleştirilmesi adı altında ahlaki bir çöküş yaşanıyordu.

İşte bu durum Benna’yı düşünmeye sevk etmiştir. Toplumda uyuşmuş, atalet halinde kıvranan zihinleri uyandıracak kişilere, öncülere ihtiyaç vardı. Hasan El Benna gibi öncü şahsiyetler bu yola çıkarken arkasına, sağına, soluna bakmadan direk hedefe kitlenmişlerdir. Çünkü öncü olmak, önde olmak bunu gerektirirdi. Onları farklı kılan da buydu.

Hz. Peygamber’in mücadelesini, davasını, eylemini okuyan, anlamaya çalışan birisi nasıl yerinde durabilirdi ki zaten. Hz. Peygamber’in gösterdiği ufukta yürümeyi kendine hedef edinen Şehid İmam, bundan hareketle ümmetinin hali konusunda daha okul çağlarında bir hareket halinde olmuştur. Orta üçüncü sınıftayken “Ahlak ve Edep Cemiyeti” adında, iç tüzüğünde küfredenden ve kavga edenden para toplamanın yer aldığı, dini emirlere sımsıkı sarılmayı şiar edinen okul içi bir cemiyet kurulmuş, başkanı da Hasan el Benna olmuştu.

Daha sonra bir grup arkadaşıyla “Haramların İşlenmesini Önleme” Cemiyeti adında bir örgüt kurdular. Her üye belirli bir miktarda aidat vermek zorundaydı. İşlevi İslam’a aykırı davrananları mektupla uyarmak şeklindeydi. Onun farkı, öncülerden olduğu daha küçük yaşlardayken hissediliyordu.

İslam dünyasında da bu kötü gidişe üzülenler, bir hareket oluşturmak isteyenler vardı. Bunlardan birincisi Modernist akım, ikincisi ise Islahatçı akım idi. Modernistler, kurtuluşun Batı’yı taklit etmekte olduğuna inanıyordu. Diğer bir akım olan Islahatçı akım ise içine düştüğü hareketsizlik ve ataletten kurtulabilmeyi halk kitlelerinde, “kalp intifadasına” susamış kitlelerde içsel dinamizmi yeşertip geliştirmeyi hedefledi. Bu akım, üzeri yüzyıllar boyu küflenen vahyin özünü ortaya çıkarmayı, dinlerini gelenekten ayırt etmeyi hedef olarak belirledi. Bu çizgide ilerleyen Benna; hem sömürüye karşı olmalı, hem de İngiltere gölgesinde güya bağımsızlığını kazanmış devletin siyasi yapısı, uluslararası ilişkilerinin nasıl olması gerektiği konularında bir düşünce sistemi oluşturmalıydı.

Benna, davet çalışmalarında camilerden umduğunu bulamamıştı. Camideki cemaat artık ümmiliğini kaybetmişti. Onları harekete geçiremiyordu. Benna daha sonra kahvehanelere yöneldi. Davet için üç büyük kahvehane seçti. Her birinde düzenli olarak, haftada ikişer gün konuşmalar yaptı. İlk önce garip karşılandıysa da sonra insanlar ilgi duymaya başladı. Konuşma süresi en fazla 15 dakika olacak şekilde insanları sıkmamaya çalıştı. Konuşmalarında felsefi görüşlere mantıki çıkarımlara yer vermiyor, onlara akidelerini açıklıyordu. Ümmetin içinde bulunduğu durumda grupçuluğu, mezhepçiliği, particiliğe dair şeylere konuşmalarında yer vermiyordu. Bu yönüyle Benna, ümmetçi bakış açısıyla hareket etmiştir ve asla ötekileştirici bir dil kullanmamıştır. Yıkmayı değil ıslah etmeyi öncelemiştir.

Her geçen gün kahvehanelerde toplanan insan sayısı artıyordu. Benna doğru bir stratejiyle insanları etkilemiş ve camide umduğunu kahvehanede bulmuştur. İhvan’ı Müslim’i kuran kadro da buradan çıkmıştır. Bir gün 6 kişi Benna’ya gelerek ümmetin hali için bir şeyler yapmaları gerektiğinden bahsederler. İşte o zaman ahitleşirler ve 20. Yüzyılın en teşkilatlı İslami hareketini kurarlar. Zaten Müslüman Kardeşler ismi bile ümmetçi, kuşatıcı bir bakış açısına sahip olduklarını gösteriyor. İhvan kuşatıcı bakış açısıyla Mısır’da büyük bir hareket olmuştur ve teşkilat olarak çok güçlenmiştir. İhvan; misyonu, teşkilatçılığı ile nice hareketlere örnek olmuştur.

Benna mücadeleci, hareket adamı olduğunu yaşamı boyunca bize göstermiştir ve şehadetine kadar da bizlere örnek bir hayat, örnek alınacak bir şahsiyet bırakmıştır. Azmi, fedakarlığı, samimiyeti ve inancı ile de bizlere şu mesajını iletiyor:

“İŞİMİZ VAKTİMİZDEN ÇOK!”

Hazırlayan: Mehmet YETİM - İMH Ankara / Genç Hareket

Yorum Ekle
Yorumlar (1)
Ömer Budak

13.02.2020

Rabbimiz bu öncülerin izinden giden genç nesilleri yetiştirmeyi bizlere nasip etsin