13 Aralık 2019 Cuma •

MUHAFAZAKARLIK İSLAMCILIĞI YENDİ - 4 - (Cavit OKUR)

19.07.2019

Bir zamanlar uğruna bir ömrün adandığı İslamcılık yenilmiş midir. Başlığı böyle koysak da yenilen İslamcılık değil; İslamcılık veya islami hareket adına yola çıkan muhafazakarlaşan Müslümanlardır. Mallarını ve canlarını feda etmek için yola çıkan bunu unutup mal ve makam uğrun da düşüncesi dumura uğrayan İslamcılardır.

Bunun için başlığı İslamcılarla İslamcılığı eşitleyerek böyle koyduk.Yoksa İslam veya İslamcılık asla yenilmez .

Artık canların malların feda edildiği ,islami kelime ve kavramların her yerde, her an telaffuz edildiği bir ideal yok, bir dava da yok.
Cami önlerinde de olsa kimse artık “İslam gelecek vahşet bitecek” diye dergide satmıyor. Böyle bir dergide yok. Şair ve yazarlara okul olmuş bir maverada yok.. Yok yok.. Geçmişin İslamcıları bugünün muhafazakarları bunların gündeme gelmesinden bile rahatsızlar. Kurdukları lüks yaşamın değişmesini, dünyevi saltanatlarının bozulmasını istemiyorlar. Düşünün ve hep beraber düşünelim: Arabayı deviren her kim olursa olsun, zararı hepimizi bulacaktır.

Bir belediye başkanlığı kaybedildi diye feryatlar göğe yükseliyor. Beyler belediye başkanlığı ne olacak,çalışır yine kazanırız, hak edersek Allah bize nasip edecektir. Sezai Karakoç’un dediği gibi belki bu yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer olur. Kaybettiğimiz, eskittiğimiz, ucuza harcadığımız,ilahi vahyin bize öğrettiği yaşam tarzımız olması gereken kavramları, davranışları ,değerleri ; olmazsa olamayacağımız mukaddes öğretileri nasıl geri kazanacağız? Bugün düşünmemiz gereken asıl konu budur!

Hata etmeyen masum cemaat ,cemiyet ve tarikat liderliği anlayışımızla cenneti dünyada parselledik.Yapılan yanlışlara karşı çıkmak bir yana, kurduğumuz yeni dünyaya zarar vermesin diye hepsini kabullendik.

Menkıbelerle modernizm arasında gelip giden bu yeni dini anlayış muhafazakarlığın tam da aradığı idi sanki. Bunu, 15 temmuzda vahim şekli ile gördük. İslam insanlığın tek umudu iken hainler eliyle nelere alet edildi. Başlangıcında hepsine de sustuk veya susturulduk. Muhafazakârlar din adına ortaya konan yanlışlara sessiz kalırken, dine karşıt olanlar da bunları /maalesef/ bu yanlışları örnek gösteriyor. Bütün bu cemaatlerin yanlışları dinin toplumda yaygınlaşmasını değil, dine karşıtlığı artırıyor.

Meselemiz tarikat ve cemaatlere karşı çıkmak değil. Bunlar İslam toplumunda belki de var olması gerekli ve önemli oluşumlardır. Öncelikle; bunların varlığı ve gerekliği doğru bir şekilde anlatılıp masumiyet karinesinin sadece peygamberlere ait olduğu taraflarınca kabullenip, üst kimlik olan islam kardeşliği öne çıkarılmalıdır. İslam dairesindeki her kurum veya kişi herkes tarafından kabullenmekte zorluk çekmeyecek; bu bağlamda var olan tarikat ,cemaat ve şahıslar da ayrılığın değil birlik ve beraberliğin temel sebebi olacaktır.

Sosyal medyaya bir bakın!.İslam adına veya siyaset adına ahlaksızca hakaret, intikam, iftira , küfür içeren ve sorumsuzca sarfedilen bu üslup Müslümana yakışır mı. Bu haliyle kin ve düşmanlıktan başka bir şey üretmeyen bu üslup ne kazandırır.Ya buna ses çıkarmayan taraf anlayışı ile susanlar neyi amaçlamaktadırlar. İşte muhafazakar anlayışın bizi getirdiğiyer.. Sövme, iftira, ihanet, vefasızılık, arsızlık, ahlaksızlık, edepsizlik, hayasızlık, yalancılık, ikiyüzlülük, bencillik ve daha neler neler.. Toplumun bizden beklentilerini yerine getiremedik. Ve maalesef toplumda huzur yok , geldiğimiz noktada herkes geçmişe özlem duyuyor.

İşte şimdi varmak istediğimiz asıl neticeyi en yüksek sesle,bütün gücümüzle haykıralım : İSALAMCILIK TÜM KÜFÜR İLKELERİNİ YENDİĞİ GİBİ MUHAFAZAKARLIĞI DA YENECEKTİR!..

Şimdi geçmişe duyulan bu özlem en başta ahlakiliktir. Bu toplumun ahlakının kaynağı İslamcılıktır. Öyle ise şimdi muhafazakarlığın aramıza soktuğu her türlü itibarsız (iman ve inançtan yoksun) kavramların yerine Öner’in dediği gibi "yeni kavramlar" üretelim. Geri dönüp baktığımızda elde ettiğimiz , Necip Fazılın dediği gibi içinde canlı çıkamayacağımız bu dünyada uhrevi faydası olmayan menfaatler için taklalar atmaya gerek yok. İslam, temelde Müslümanın haysiyet ve şerefini zedeleyecek servet, şöhret ve şehvetin (Maddi ve manevi) uygun kullanılmasını istemiş, asıl kişiliğin/imtihanın bunlardan birini elde edince ortaya konulacağını ifade etmiştir. Birbirimizi yüceltmeyi biz başlattık, hata etmeyen ve eleştirilemeyen kişi ve politikaları biz ürettik.

İşimize geldi. Esasen böylece hem kendimizi hem toplumu ve hem de sevdiğimizi söylediğimiz kişileri aldattık/kaybettik.

Elhasıl kelam, İslamcılığın ve İslamcıların varlığı toplum içindir ve bugün problemleri çözecek bir çözüm yolunu üretecek,’’yeni kavram ve hikayelerle’’geçmişe olan özlemi giderecek ve islamca düşünme ve yaşamanın önünü açacak İMAN,AHLAK ADALET , MERHAMET vb ilkeleri yeni kavramlarla toplumun önüne koymalıyız. Bu ilkeler çerçevesinde bir islami hareket veya İslamcılığın önünü açmak gerektir. Muhafazakarlığın bencil tavrı ile oluşan ölü toprağını ancak böyle üstümüzden atabiliriz.

Olumsuzluklara dur demek İslamcıların görevidir. Bu yazı bir suçlamadan ziyade bir tesbittir. Gelinen noktada özellikle modernizm az veya çok hepimizi etkilemiştir. Ancak az da olsa; iddialarından ve gençlik ideallerinden vazgeçmeyen, kafalarında inançlarını zedeleyecek bagajları bulunmayan, geçmişteki “domates ekmekten başka yiyecekleri olmayan sofralarda kurulan” hayalleri kaybetmeyen İslamcılar mevcuttur. Onlar, hayallerini de ideallerini de kaybetmemiştir. Bittiyse, muhafazakar İslamcıların! sözü bitmiştir. Çünkü Onlar, hayallerinde yaşattıkları her türlü imkana ulaşmalarına rağmen topluma huzur ve güven verememişlerdir.

Hayallerin ve ideallerin yaşattığı (az da olsa varlıklarını bildiğimiz) bu İslamcı kitle yüreklerini ortaya koymak zorundadır. Allah’ın kitabı ve Peygamberin (a.s) sünneti onları beklemektedir. Allah’ın kitabı ve Peygamberin(a.s) sünneti mutlaka onlara bir çıkış yolu gösterecektir. İsmet Özelin dediği kitabın tekrar başından başlayabiliriz. Bundan sonra ki bekleyişler onları da mazur yapmaz. Yarın çok geç olabilir. Haydi hep beraber toplumu aydınlığa çıkaracak ilahi kitab ışığında ‘’yeni kavramlar ve yeni hikayeler “ üretmeye…

Ve sonunda biz de diyelim;

KORKAR MI İBRAHİM OLAN , ATEŞİ NEMRUTTAN

HODRİ MEYDAN,HODRİ MEDAN….

SON...

Yazı Dizisinin Önceki Bölümleri İçin Aşağıdaki Linkleri Tıkyabilirsiniz:

1. Bölüm:

http://www.hertaraf.com/haber-muhafazakarlik-islamciligi-yendi--1--cavit-okur-2790
 

2. Bölüm:

http://www.hertaraf.com/haber-muhafazakarlik-islamciligi-yendi--2--cavit-okur-2801

3. Bölüm:

http://www.hertaraf.com/haber-muhafazakarlik-islamciligi-yendi--3--cavit-okur-2835

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş
Enti Halı / Makina halıcılığında ÖNCÜ