MAZLUMDER Bolu Cezaevi Önünden Seslendi: 28 Şubat Son Bulsun!

16.02.2018

MAZLUMDER Bolu Cezaevi Önünden Seslendi: 28 Şubat Son Bulsun!

 

İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (MAZLUMDER)  Bu Son 28 Şubat Olsun” kampanyası çerçevesinde Bolu Cezaevi Önünde bir organizasyon düzenledi. Organizasyonda bir araya gelen çeşitli İslami cemaat, kitle ve STK temsilcileri ile 28 Şubat mağdurlarının yakınları, Bolu Cezaevi önünde basın açıklaması yaptı.

 

MAZLUMDER Başkanı Ramazan Beyhan’ın konuşmasıyla başlayan basın açıklaması, MAZLUMDER Genel Sekreteri Avukat Kaya KARTAL’ın cezaevinde görüştüğü mahpusların mesajlarını okumasıyla devam etti.

 

Mahpus yakınlarından; Salih BAYTAP’ın ağabeyi Şevket BAYTAP, Ahmet ŞAT’ın ablası Zeynep DURMAZ birer konuşma yaptılar.

 

 

 

25 yıldır İslami Hareket Davasından Yatan Ahmet Şat’ın Ablası Zeynep DURMAZ:

 

Kardeşime yapılan hiçbir suç ispat edilmedi. 15 gün boyunca çok ağır işkenceler gördü. İşkence esnasında kardeşim isnat edilen suçları kabul etmediğinde işkenceciler şöyle dedi. “Ancak bir örgüt üyesi bu kadar mukavemet ve sabır gösterebilir” deyip dünya tarihinde ilk defa böyle bir delil sundular. “Hani Cumhurbaşkanımız demişti ya, ‘Dicle’nin kıyısında bir kurt kuzuyu kaparsa bunun sorumlusu bizleriz.’ Cumhurbaşkanım! Kardeşim ve onun gibi olanlar 24 yıldır içerdeler ve kurtlar tarafından kapıldılar. Sizler nerdesiniz? Nerde bu adalet? Bizim derdimiz Af değil, yeniden adil bir şekilde yargılanmalarını istiyoruz. Hükümet yetkililerinden erdemli bir hareket bekliyoruz ve Adaleti tesis etmelerini bekliyoruz ” diye haykırdı.

 

Mustazaflar Cemiyeti İstanbul Şube Başkanı Mehmet EŞİN:

 

Cumhurbaşkanımızdan ve Hükümetten Vaatler, Güzellemeler ve telkinler değil Somut adımlar istiyoruz. Somut adım da, içerideki kardeşlerimizin dışarı çıkması, bu şubatın son şubat olmasını istiyoruz. Bu yolda hayırlı bir adımın atılıp, öncelikli olarak hasta ve yaşlıların çıkartılması talebimizi yeniliyoruz. Bu mağduriyetler son bulsun. Bu konuyu gündemde tutmaya devam edelim.

 

Köklü Değişim Dergisi Sözcüsü Süleyman UĞURLU:

 

28 Şubat döneminde 2 slogan vardı. “Topyekûn Savaş”  “Bin yıl sürecek”

 

Şimdi soruyoruz: 28 Şubat’ta bu topyekûn savaş kime açıldı? İslami kimliğimize, giyim tarzımıza , yaşam tarzımıza açılmış bir savaş ve bunu “bin yıl süreceğini” söylediler. Aradan 20 yıl geçmesine rağmen bugün hala 28 şubat mağdurları cezaevinde yatıyorlar ise hala yargılanmalarda 660 yıl gibi bir ceza ile Hizbuttahrir mensupları karşı karşıya ise, içerideki kardeşlerimiz yatmaya devam ediyorsa bu savaş bitmedi demektir. 28 Şubat henüz devam ediyor demektir. İktidar , güç onu elinde olduğuna göre, Bu savaşın, 28 Şubat’ın bittiğini, bin yıl sürmediğini  bize göstermesi lazım. Çok basit; her şeyde KHK çıkarılıyor. Bu konuda da bir çalışma yapabilirler. Bu Şubat Son 28 Şubat Olsun diyorum.

 

8 Yıl Cezaevinde yatan Fatih Akıncılar Onursal Başkanı Mehmet ŞAHİN:

 

28 Şubat’ta İslami camiaya kumpas ve tezgah kuruldu. Cezaevine atıldılar. İçerdeki kardeşlerimiz Hukuksuz bir şekilde gözaltına alındılar ve işkence altında imza attırıldılar. Hâlâ da cezaevinde yatmaktadırlar. Hukuksuzluklarla dolu yargılama sürecinden sonra müebbet hapse mahkum edildiler.

 

15 Temmuzdan sonra karşımıza şöyle bir tablo çıktı: Bu kardeşlerimizi içeri alan; Emniyet Mensuplarının, Hakimlerin, savcıların  pek çoğunun FETÖ sanığı olduğunu ve yakalandığını, tutuklandığını yada kaçak olduğu gördük. Bunu raporlaştırdık ve Cumhurbaşkanımıza ve Adalet bakanımıza ilettik fakat bir sonuç alamadık. Sayın Cumhurbaşkanım ve Hükümet yetkilileri  size sesleniyorum : “Eğer 15 Temmuz darbesi gerçekleşmiş olsaydı, Selam Tevhid davasından dolayı sizlerde burada yatıyor olabilecektiniz. Daha fazla mağduriyetlere neden olmadan bu sorunu çözün.

 

 

Mehmet Ali TEKİN: Turgut Özal mı devlet yoksa  Jak Kamhi mi devlet ?

 

28 Şubat Brifingli yargı tarafından zindana atılan Müslümanlarla ilgili şunu söylemek isterim:

 

Kartal Demirağ, Dönemin Başbakanı Turgut Özal’a suikast düzenledi ve yaraladı. Fakat Kartal Demirağ 3 yıl hapis yatıp dışarı çıktı. Fakat Yahudi birisi olan Jak Kamhi’ye  yapılan  bir saldırı(sözde) düzenlendi. Saldırıyı düzenlediği iddia edilen kişiler 25 yıla yakındır cezaevindeler.

 

Şimdi soruyorum: Turgut Özal mı devlet yoksa Siyonist birisi olan Jakh Kamhi mi devlet ?

 

Devlete karşı işlenmiş suçlar diye bu arkadaşlarımıza müebbet hapis ceza verdiler.

 

Bizler Cumhurbaşkanımıza, Adalet Bakanımıza Sesleniyoruz: Hemen Şimdi Adalet İstiyoruz.

 

Balyoz ve Ergenokonculara uygulanan adaleti içerideki Müslüman mahkumlar için de istiyoruz.

 

 

HAKAN ALBAYRAK:

 

20 Sene yeter ... Çok uzun bir süre ... Bitsin artık bu zulüm artık

 

24 Yıldır Cezaevinde Bulunan Salih BAYTAP’ın ağabeyi Şevket BAYTAP:

 

“Kardeşim Beni İzmir’e ziyarete geldiğinde gözaltına alındı. O dönemi hatırlarsanız; FETÖ’cü Zaman Gazetesi’nin yoğun propagandası sonucu gözaltına alındı ve yargılanmadan suçlu ilan edildi. Kardeşim 15 gün yoğun işkencelerden geçirildi. Ortada silah yok, silahlı eylem yok. Bir örgüt ihdas ettiler ve onunla yargıladılar. Sadece örgüt üyeliğinden idama mahkum edildiler. Kendilerine İşkence edenlerin koltuk atlarında Zaman Gazetesi olduğunu, kendilerine işkence edip ara verdiklerinde Namaza gittiklerini ve işkence sonunda işkencecilerin “Hakkınızı helal edin biz de emir kuluyuz diyerek kendilerinden af dilediklerini, kendilerine verilen emri yerine getiriyoruz” itirafında bulundular.

 

Mahkeme sunduğumuz hiçbir delili kabul etmedi. Şahitleri kabul etmedi.. Bizler Af istemiyoruz. yeniden adil bir şekilde yargılanma istiyoruz. Bu yargılanma yapıldığında suçsuz oldukları ortaya çıkacaktır. Eğer suçları varsa da yatsınlar. Fakat o dönem fetöcülerin Müslüman gruplara yaptıkları bir operasyonun sonucu bu mağduriyet yaşanıyor”

 

 

TAYYAR TERCAN:

 

Ben bu cezaevinde 10 yıl yattım. Adalet yerini bulmadığı sürece, 28 Şubat mahpusları içeriden çıkmadığı sürece 28 Şubat bitmez.

 

Darbeciler içeride iken darbecilerin, fetöcü’lerin mağdur ettiği bu insanlar hala cezaevindeler.

 

Bu tezatın biran evvel son bulması gerekiyor. İçerideki arkadaşların serbest bırakılması ve adaletin tesis edilmesi gerekiyor. Fetö’cülerin ve darbecilerin yargı kararları iptal edilmeli. Kardeşlerimizi mahkum edenler ile kardeşlerimiz şuan aynı hapishanede yatmaktadırlar. Bu ayıba bir son verilsin artık

 

 Bizleri içeri alan polisler, bize 11 gün boyunca Filistin askısında işkence ederlerken seans esnasında gidip namaz kılıp geliyorlardı. Çağrımızı tekrarlıyoruz: Bu Şubat ,  son 28 Şubat olsun diyoruz.

 

YAKUP KÖSE:

 

Mazlumder bu etkinliğinden dolayı teşekkür ediyorum. Bu kalabalık bizleri sevindirdi.

İçerideki 22-23 sene yatan arkadaşlarımızın vebalini biraz da kendimizde arayalım. Bizler gerekli gündemi oluşturamıyoruz. Çok fazla ses çıkarmıyoruz. İçeride yatan kardeşlerimizin ne durumda olduğunu kestiremiyoruz. İçerideki kardeşlerimiz bu yeşilliğe, bu gökyüzüne hasretler.

Bizler Müslümanlar olarak önümüzdeki 28 Şubat’a kadar gerekli gündemi oluşturalım. Bu kardeşlerimizin dışarı çıkması için son 28 Şubat olsun diyoruz. Bu zulüm taşınamayacak durumdadır. Bizler Müslüman tutsakların özgür olmasını istiyoruz.

 

MAZLUMDER GENEL BAŞKANI RAMAZAN BEYHAN:

 

Sayın basın mensupları, dernek ve vakıflarımızın değerli temsilcileri!


 Değerli üye ve gönüllerimiz ve yıllardır evlat, eş, kardeş ve arkadaş hasretiyle yüreği yangın yerine dönmüş mahpus yakınları!

 

14 Şubat basın açıklamamıza hoş geldiniz!


İstanbul'da, Ankara'dan, Sakarya'dan, Düzce'den, Bursa'dan ve Bolu'dan bize destek vermeye gelen tüm kardeşlerime teşekkür ediyorum.


Bugün eş zamanlı olarak Bolu dışında Batman Sivas ve Diyarbakır illerinde cezaevlerinin önünde aynı duyarlılıkla bütün camialarımız Mazlumder  ile birlikte açıklama yapmaktadır. Bu açıklamalarımızı 28 Şubat Çarşamba gününe kadar Genel Merkez ve şubelerimizle yapmaya devam edeceğiz. Rabbimiz bu gayreti hayırlı sonuçlar için vesile kılsın.


Bundan 20 yıl önce bu ülkede gerçekleşen darbe ile yüzlerce gencimiz müslüman kimliklerinden dolayı brifinglerle talimat alan yargıçlar tarafından müebbet hapis cezalarına çarptırılmıştı. Ancak soruşturma, yargılama ve temyiz aşamalarında hukukun ilkeleri yok sayılmıştır.
20 yıldır içerideki kardeşlerimiz Yusuf (AS) gibi vakarlarını  korumuşlar, Allah'a tevekkül etmişler, bulundukları cezaevlerini birer medreseye dönüştürmüşler, Rabbine karşı sorumluluklarını ifade etmeye çalışmışlardır.


 Bu kardeşlerimizin yakınları ve arkadaşları onları yıllardır ziyaret ederek vefanın en güzel örneğini ortaya koymuşlardır.
 Başta Mazlumder cezaevi komitesi ve hukukçuları ile birlikte camianın diğer hukukçuları da üzerine düşeni yapmaya çalışmışlardır.


Söylenecek söz kalmamıştır. Artık söz de karar da Türkiye Millet Meclisi'nin, hükümetin ve tabii ki Sayın Cumhurbaşkanımızındır.


28 Şubat dönemi Türkiye’sinin kötü niyetli yöneticileri, Faili meçhullerin, ihanetlerin üzerini  örtmek için Müslüman halkın, gençlerin ensesinde boza pişirmişler kimimi siyasetten uzaklaştırılmış, kimini de hayali suçlarla itham ederek zindanlara atmışlardır.
 Onların 20 yıl önce yaptığı bu yanlış düzeltilmeli 28 Şubat mağdurları serbest bırakılmalıdır.

 

 

MAZLUMDER Genel Sekreteri Av. Kaya KARTAL:

 

Basın açıklaması öncesi , Mazlumder Genel Sekreteri Av. Kaya Kartal, beraberindeki Avukat heyeti ile 28 Şubat Birifingli yargının verdiği kararlarla  Bolu F tipi cezaevinde müebbet hapis yatan mahkumlarla  görüşme yaptıklarını ve Mahkumlar ile konuşmaları kamuoyu ile paylaşmak istediklerini belirtti. Av. Kaya Kartal şöyle konuştu:

 

“Görüştüğümüz Müslüman Siyasi Mahkumlar,  yapılan ziyaret ve verilen mücadeleden çok mutlu olduklarını , Kendilerinin çıkıp çıkmamalarının Allah’ın takdirinde olduğunu ifade ettiler. Allah ne dilerse o olur diye sesleniyorlar. Av. Kaya Kartal, Mahkumların sözlerini şu şekilde aktardı:

 

 Can ÖZBİLEN:

“Bugün burada kardeşlerimizi  görmek bizleri ziyadesiyle memnun etmiştir Allah razı olsun Mevlana takdir ederse bizler inşallah çıkarız. Özgür Yarınlarda hasret gidermek temennisiyle”

 

Cemil ŞAHİN:

 

İnşallah bu 28 Şubat, Son 28 Şubat Olacak, yoksa bunun bizim üzerimizde 1000 yıl süreceğinin tedirginliğini yaşayoruz. Eğer öyle olursa darbeciler haklı çıkacak, darbecilerin haklı çıkartılmaması adına bu çabaları önemsiyoruz. Bunun için etkili ve yetkili herkesi elini taşın altına koymalarını istiyoruz

 

Necdet YÜKSEL:

 

28 Şubat mağdurları olarak, bizlerin tekrar gündeme alınmasına, sorunlarımızın sahiplenilmesine,  ortaya konulan inceliğe ve hassasiyete teşekkür ediyorum. Bu yoğunluklu ve düzeyli yapılan faaliyetlerin beklenen hedefe ulaşması için duacı olduğumuzu bir kez daha dillendiriyorum. İnşallah bu çabalar verimli olur ve mağduriyet yaşayan bizlerin yargılanmasına yol açar. Oluşturulan toplumsal çabanın büyüyüp meyve vermesi, şüphesiz ki böylesi mağduriyetlerin giderilmesi için bir kamuoyu oluşturacaktır. Teşekkür ediyoruz.

 

 

Yıllardır Erbil'de Cezaevinde tutuklu Türkiye'deki Cezaevine Nakledilen Şahımerdan Sarı Hoca'nın Yakını ve Talebesi Hacı Ali Doğan:

 

"Hocamızın selamı ve duları var sizin için. Dualarımızın fiili omasını da temenni ediyor kendileri.. Buradaki hazirun bu en iyi şeklini biliyor.

Hocamız iki suçtan dolayı gözlatına alındı.  Birincisi: Müslüman bir nesil yetiştirme gayreti; bu durum 28 Şubat zinde güçlerinin en nefret ettiği bir durumdur. Bu amaçla Şahımerdan Hoca, ifrat ve tefritten azede olmak anlamında; dengeli, adil bir duruş anlamına gelen Vuslat adıyla bir dergi çıkarıyordu. 28 Şubat'ın zinde güçleri, bu derginin adıyla bir örgüt ihdas ettiler ve kendisine 10 yl ceza verdiler. Daha sonra hakim beraat kararı vermek isterken, birileri gelip kulağına birşeyler fısıldadı ve dosyayı kapatarak ; sanıkların mahkumiyetine diye karar veriyor.  Buradaki bütün çirkinliği bütün kamuyonun bilmesini istiyoruz. Aynı zamanda telefonla konuşurken "bir emrin varmı" demeyinsakın ola, çünkü zinde güçler tarafından sizin bir örgüt mensubu olduğunuzun ispatı sayılabiliyor.

 

Bizler 28 Şubat'ın en azında siyai iktidar tarafından son bulduğunu görmek istiyoruz... 28 Şubat'ın değil, Adaletin binlerce yıl sürmesi gerektiğini düşünüyoruz. Kanun'un hukuk'a teslim olmasını istiyoruz; hukuk'un kanun'a değil! Adalet istiyoruz!

 

Birlikte olursak herşeyin üzerinden gelebiliriz diyor saygılar sunuyoruz"

 

Av. Kaya Kartal daha sonra hükümetten ve yetkililerden bu davalardan dolayı yatan insanların adil bir şekilde yargılanması için önlerinin açılması talebini yineledi.

 

 

Son olarak MAZLUMDER İstanbul Şube Başkanı Ali Öner’in basın açıklamasını okudu:

Açıklamanın Tam Metni Şöyle:

 

28 ŞUBAT MAHPUSLARI DERHAL SERBEST BIRAKILSIN

 

“28 Şubat Mahpusları Serbest Bırakılsın!” talebiyle şubelerimizle eşzamanlı olarak başlattığımız eylem ve basın açıklamaları dizisinin altıncı haftasında BOLU – DİYARBAKIR – BATMAN ve SİVAS Cezaevlerinin önünde toplanmış bulunuyoruz.

 

Hemen her çevreden “28 Şubat Siyasi Yargı Kararları İptal Edilsin!” talebinin en yüksek sesle dillendirildiği bu günlerde, 28 Şubatçıların oluşturduğu siyasi ortamda brifing aldıktan sonra binlerce insana ağır cezalar yağdıran DGM’lerin kararlarıyla hapsedilen 28 Şubat mahpusları için yıllar, hükümetler, siyasi iktidarlar, güç odakları, yargı mensupları değişse de bir şey değişmediğini gördük.

 

Aradan geçen 21 yıla rağmen 28 Şubat’ın çaldığı hayatların hesabı hakkıyla sorulamadığı gibi halihazırda 20 yılı aşan sürelerle cezaevlerinde tutulan 600’e yakın mahpus ve bu mahpusların aileleri yönünden söz konusu darbe halen hayat çalmaya devam etmektedir.

 

Duymayan kulak, görmeyen göz, sızlamayan vicdan kalmasın, hiçbir mazeret ileri sürülemesin diye buradayız. Bu Şubatın da tarihten kesitler sunularak ya da nostaljik söylemlerle geçiştirilmemesi adına bugün her cenahtan 28 Şubat mahpusunun 20 yılı aşkın sürelerdir tutulduğu cezaevleri önündeyiz.

 

28 Şubatçıların an itibariyle müebbet hapis talebiyle yargılandığı, brifingli ya da paralel yargının elemanları olup kritik mahkemelerde görev yapan hâkim ve savcıların ihraç ve tutuklamalara muhatap olduğu bir süreçte 28 Şubat tutsakları 20 yıldan uzun bir süredir içeride olup, bu kişilerin anne, baba, eş ve çocukları ise halen cezaevi yollarında mağdur edilmektedirler…

 

Beraat etmesi gerekirken aynı torba dosyaya dahil edildikleri için müebbet hapis cezası verilen; en ağır yorumla bile adli nitelikli süreli hapis cezası alması gerekirken siyasi nitelikli müebbet hapis cezası verilen; delil niteliği tartışmalı olup ABD’de deşifre edilmiş dijital kayıtlarla cezalandırılan; avukatsız ve işkenceli sorgulamalarda imzalatılan sahte ifade tutanaklarına dayanılarak gençlikleri ellerinden alınan; toplumsal zemin oluşturmak adına ev ya da işyerlerine yerleştirilen sahte delillere dayanarak aşağılık iftiralarla suçluymuş gibi medyanın önüne atılan 28 Şubat Mahpusları, Darbenin mağdurları olarak halen cezaevlerinde tutuluyorlar.

 

Unutulmamalıdır ki 12 Eylül’den hesap sorulmamış olması 28 Şubat’ı doğurduğu gibi 28 Şubat’tan hesap sorulmamış olması 15 Temmuz’u doğurmuştur. Darbelerden hesap sormak, bir taraftan darbelerin bütün aktörlerinin hakkettikleri cezalara muhatap olması diğer taraftan darbelerin mağdur ettiği mazlumlar üzerindeki zulmün ortadan kaldırılması ile mümkün olabilecektir.

 

Af talebinde bulunmayan, vakur ve onurlu bir duruşla haklarını arayan, darbeciler yargılanırken darbe hukukunun kararlarıyla içeride tutulan bu insanların ve bu insanların ailelerinin hak talebinin gereğini yerine getirmek açıktır ki başta Yargı, Hükümet ve TBMM olmak üzere herkes üzerine düşen önemli bir görevdir.

 

MAZLUMDER olarak,

  • Binlerce insanın hayatını karartmış olan 28 Şubat sürecinin ve bu sürecin bütün aktörlerinin aydınlatılmasını;
  • 28 Şubat sürecindeki siyasi yargı kararlarının iptal edilerek 28 Şubat’ın brifingli-siyasi yargılamalarının yok sayılmasını;
  • 28 Şubat tutsaklarının hiçbir bahane ya da erteleme olmaksızın derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz.

 

Basın açıklaması sonrası gurup, olaysız bir şekilde dağıldı.

Yorum Ekle
Yorumlar
Ahmet Abdurrahman

24.02.2018

Öncelikle hassasitetiniz için teşekkür ediyoruz. Etkinlikte şahımerdan Sarı hocanın mağduriyeti de dile getirilmişti. Ama haberinizde malesef tek bir kelime ile dahi yer almamış . Bu durumun özel bir nedeni var mı acaba? Hakan Albayrak'ın 3 cümlesini bile es geçmeyip şahımerdan hocadan bahsetmemiş olmanız aklımıza soru işretleri gelmesine neden oldu.
NewsBox
Ford Servis / Oto Çiftel
Dürümiye / Lezzete Davetiye