15 Aralık 2019 Pazar •

KUR’ANI ANLAMAK -1- CAVİT OKUR

24.10.2019

Son yıllarda en çok tartışılan konu Kur’an-ı anlamak. Ama bunun nasıl olacağı hususunda bir çözüm üretemiyor. Okuduğunu anlamayan bir toplum diyerek aşağılanan insanların hepsinin suçu sanki Arapça bilmemek gibi gösteriliyor.

Önce “Kur’an’ın anlaşılması” dediğimiz şey nedir? Buna bakmak lazım!

Arapça bilince bu problemi çözmüş mü olacağız. Kaldı ki -ilerde değineceğim- Arapça bilmek de Kur’an’ı anlamak değildir. Yaşar Nuri Öztürk’le başlayan biraz da halkı aşağılama noktasına varan bu konu, şimdilerde birçok insanın, gurubun “derdi” haline gelmiş durumda.

Ama konu, üsluplu bir eleştiriden ziyade aşırı bir düşmanlığı barındırıyor. “İndirilen din varken uydurulan dine” inanmaktan bahsediliyor; kullanılan hadisler uydurma, ben onlara değil, Kur’an’a inanırım mazereti var.. Tarikatlar sapık, şeyhler yerle bir edilmelidir! Tabi ki öbür tarafta “tarikata şeyhlere karşı çıkanlar yok edilmelidir, hem onlar ehl-i sünnet bile değildir” modunda. Tabi ki bu kadar da değil geleneksel fıkıhta elden geçirilmelidir ve yenilenmelidir. Hadislerin çoğu uydurmadır bunlar ayıklanmalıdır ve hadis olmadıkları ilan edilmelidir. Bazen da daha ileri gidilip “KUR’AN bize yeter , nerede ise hadise gerek yok “ anlayışı da ortaya konulmaktadır. Diğer tarafta da saldırıya hazır ; “geleneksel fıkha dokunamazsınız, hadisler Kütüb-ü Sitte’de ise onu çıkarıp atamazsınız..” tezini ileri sürüyor..

Bütün bunlar olurken halk dini bilmemekle , cahillikle suçlanıp aşağılanmakta, hiç de Müslüman’a yakışmayan üslupla hakaret ve küfürlerle haklılık ispat edilmeye çalışılmaktadır.. İnsanların birbirlerini aşağılayarak , hakaret ederek Kur’an’ı anlamaları veya anlatmaları acaba hangi dinin veya kitabın metodudur. ?

Kafire bile düzgün bir hitapla konuşmayı emreden bu din, acaba hatalı görülen Müslümanlar hakareti mi emrediyor? Allah bile kusurlarımızı bilip örterken biz herkesçe bilinmeyen insanların veya karşı gördüğümüz gurupların kardeşane bir üslupla emr-i bil maruf nehy-i anil münker mucibince uyaracağımıza, yerin dibine batırırcasına ne kadar hatası varsa, siyasi şovmenlerin bile ötesine geçerek ortaya koyuyor ve onu aşağılıyoruz. İşimize geldiği şekilde dini emir ve yasakları yorumlama adet haline geldi. Aynı zamanda bilsin bilmesin herkes dini yorumcu oldu. Allah’ın emir ve yasaklarını da zaten işimize gelince hatırlıyoruz. Bu üsluplar hiçbir zaman dini sağlıklı, düzgün anlama için bir fayda sağlamadığı gibi halk arasında dinin zayıflamasına ve yanlış anlaşılmasına katkı sağlamaktadır.

Bir yandan, 28 şubat darbesinde malum televizyonlarda Yaşar Nuri Öztürk’ün sunuculuğunda, onun karşısında onunla aynı görüşü paylaşarak televizyona çıkanlar, fetö’ye övgü düzenler bu dini anlatmakta.. Diğer tarafta da kendisini “çıplak uyarıcı/yarı ilah “ yerine koyup insanları cennete/cehenneme koyanlar, depremleri engelleyenler, çağırınca her yerde hazır ve nazır olacağını iddia edenler .. Ve bu insanlar din anlatmaktan vazgeçmedikçe, arkalarında giden mensupları da bulundukça, bu kavgalar onların gündemde kalma eylemleri devam edecektir. İslam’ın en önemli ilkesi olan İslam Kardeşliğini bırakıp düşmanlıkları körüklemek ancak İslam düşmanlarının işine yarayacaktır. Hataları düzeltmeyelim mi? Elbette düzelteceğiz, ama Allah’ın Kur’an’da beyan ettiği ve Resulullah’ın pratik uygulamasında/sünnetiyle gösterdiği usullerle.. Genel anlamda Akaid ve Fıkıh baz alınarak.. Bir taraf ben akaidi de fıkhı da hiç okumadan şeyhim ne diyorsa, cemaat liderim ne diyorsa o akaid ve fıkıhtır derse.. Diğer taraf da geleneksel fıkıh ve akait değişmelidir der ve Kur’an’ı anlamak için “Muhammed Abduh ve Reşit Rıza’dan başka müfessir yoktur, diğer müfessirlerin hepsinin tefsirleri yanlış ve saçmadır ..” Hükmünü koyarsa bu yapılan hataları düzeltmek veya Müslüman’ca bir anlayış mıdır?

Böyle bakış ve görüşlerle İslami anlayışlardaki hataları nasıl düzelteceğiz?

Veya tasavvufa/akaide, hayatımıza girmiş hakikaten İslam’ın genel anlayış ve inancına ters düşen, “insan eli ürünü olduğu Kur’an’la sabit hadisleri “ en sağlam hadislermiş gibicesine savunursanız, diğer taraftan da bunları bahane edip tüm hadisleri sorgulamaya kalkıp bize sadece Kur’an yeter derseniz, hataları nasıl düzeltip doğru İslam’ı anlatacaksınız?

(Devam Edecek)

Yorum Ekle
Yorumlar
muruvet tasdemir

28.10.2019

Çok doğrudur bazı konularda AMA zaten KURAN da başlıca ŞİFA DIR hepsi anlatılmaktadir insaALLAH çok okuyup anlamayı nasip kılsın RABBİMİZ Amin insaALLAH jfarkına vardirsın yanlışlarımı zi hata ve kusurlarımızı ama ben yaşar nuriye haklı bulmuyorum çok önceleri dinlemiştim başı açıkta namaz kılınır demişti ve bir şey daha vardı hatırlayamadım o muydu emin değilim horozlar kurban olur diye sanki dalkavuk geçer gipi
Arif

25.10.2019

Allah razı olsun muhterem hocam
Enti Halı / Makina halıcılığında ÖNCÜ