16 Aralık 2019 Pazartesi •

Kitabı ve Hikmeti Öğretip Arındıran Peygamber (s.a)- Abdullah Yıldız

12.11.2019

Mevlid-i Nebi haftası dolayısıyla, Peygamberimizi (s.a) ve görevlerini anlatan Kur’ân âyetlerini incelerken, şehit üstat Seyyid Kutub’un Bakara, 151. âyete dair tefsirine hayran kaldım. Paylaşıyorum:

“Nitekim kendi içinizden size ayetlerimizi okuyan, sizi kötülüklerden arındıran, size Kitab’ı ve hikmeti öğreten ve daha önce bilmediğiniz birçok şeyi öğreten bir Peygamber gönderdik.”

…Son Peygamberin (s.a) sizin aranızdan seçilmesi, Allah’ın size yönelik onurlandırıcı bir bağışıdır…

“(Bu peygamber) size ayetlerimizi okuyor.”

“(Bu peygamber) sizi kötülüklerden arındırıyor.”

Eğer Allah’ın rahmeti olmasaydı, bu insanların bir teki bile kötülüklerden arınamaz, temizlenemez ve yücelemezdi. Fakat yüce Allah’ın gönderdiği Peygamber (s.a) bu insanları temizliyor; onların ruhlarını Allah’a ortak koşma (şirk) lekesi ve cahiliye pisliğinden, insan ruhunu baskısı altında ezen, onu çürüten sakat düşüncelerin kirinden arındırıyor. Bu Peygamber, insanları aşırı arzuların, doyumsuz ihtirasların ve içgüdülerin iğrençliklerinden kurtarıyor da bu sayede ruhları yaratılış mayalarını oluşturan çamura geri dönmüyor. Dünyanın neresinde ve tarihin hangi döneminde yaşarlarsa yaşasınlar, İslâm tarafından ruhları arındırılmamış olan insanlar, tümü ile doyumsuz ihtirasların ve içgüdülerin, kokuşmuş, insanın insanlığı ile alay eden ve doğuştan aşağılığa mahkûm olan hayvanlardan daha aşağı bir durumda oldukları halde leş bataklığına doğru yuvarlanırlar. Hayvan bile imansız insanın yuvarlandığı bu kokuşmuş bataklıktan daha temiz bir düzeydedir.

Öte yandan bu Peygamber (s.a), insanların oluşturduğu toplumu faizden, haramdan, hileli kazançtan, soygunculuktan ve yağmacılıktan arındırıyor. Bu saydıklarımızın hepsi ruhları ve duyguları kirleten, toplumu ve sosyal hayatı lekeleyen birer pisliktir. Bu Peygamber insanların hayatını zulümden, haksızlıktan arındırarak insanlar arasında pırıl pırıl ve berrak adaleti yayıyor. O adalet ki, insanlık ondan, İslâm egemenliği ve himayesi altında, İslâmî bir toplum düzeni içinde yararlandığı kadar hiçbir düzende ve ortamda yararlanmış değildir. Yine bu peygamber insanları çevrelerindeki her yörede ve İslâm ruhu, temiz-pak İslâm düzeni ile arınmamış her toplumda egemen olan cahiliyenin yüzünü karartan diğer bütün pisliklerden ve iğrençliklerden temizliyor. 

“(Bu peygamber) size daha önce bilmediğiniz birçok şeyi öğretti.”

Bu realite, Müslüman toplumun hayatında fiilen gerçekleşmiş bir olgudur. İslâm, bu toplumu, sadece çölde geçen kabile hayatına elverişli ya da çölün uzak köşelerinde dünyadan kopuk olarak varlığını sürdüren küçük yerleşim merkezlerine yaraşan, dağınık bilgi kırıntılarından başka hiçbir şeyin bilinmediği bir ortamda devşirerek, onu, bütün insanlığı hikmetle, beceriyle, basiretle ve bilgi ile yöneten bir düzeye çıkarmıştı. 

Bu Kur’an, -Peygamberimizin (s.a) ondan kaynaklanan direktifleri ile birlikte- bu eğitim ve yönlendirme sürecinin ana maddesini oluşturmuştu. İçinde Kur’an-ı Kerim ile birlikte Peygamberimizin yine bu Kur’an’dan kaynaklanan direktiflerinin okunup anlatıldığı Peygamber Mescidi, bütün insanlığı maharetli ve başarılı biçimde yöneltmiş olan ilk Müslüman kuşağı eğitip mezun eden büyük bir üniversite idi. O yönetim ki, insanlık bunun bir benzerini uzun tarihinin ne geçmiş ve ne de daha sonraki hiçbir döneminde görmüş değildi… 

Bu sistem, her zaman için böyle kuşaklar ve yönetim kadroları yetiştirip mezun etmeye sürekli olarak hazırdır. Yalnız bunun için, Müslüman ümmetin bu kaynağa dönmesi, Kur’ân’a gerçek anlamı ile inanması, onu kulağa hoş gelen müzikal kelime yığını olarak değil de uygulanacak bir hayat düzeni olarak algılaması şarttır.

(Yeni Akit)

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş
Enti Halı / Makina halıcılığında ÖNCÜ