İran'daki Karışıklığa Sevinen Var mı ?
Balgat Çözüm Akademi Okulları / Akademi Temel Lisesi

İran'daki Karışıklığa Sevinen Var mı ?

03.01.2018

İran'daki Karışıklığa Sevinen Var mı ?

"İran’da sokakların karışmasına sevinenler var mı? Maalesef var. Bazıları İran’ın mezhebini gerekçe gösteriyor sevinirken, bazıları rejiminin karakterini.  Benim bir mezhebe mensup olmamın sebebi, o mezhebin görüşlerini daha tutarlı bulmamdır." diyen Yusuf Ziya Cömert İran'daki olayları kaleme almış.  Yusuf Ziya Cömert'in yazısının tamamı şu şekilde:

 

Demek ki para önemli. Petrol gelirleri, ham petrol fiyatlarının düşmesine paralel olarak azalınca... Bu azalma cepleri etkileyince, vatandaş sokağa çıkmaya daha müsait hale geliyor.

 

Eskiden, panayırlarda, bilhassa maymun oynatılan çadırlarda görünür bir yere kötü bir imla ile şöyle bir uyarı yazılırdı:

 

“Ceblere dikkat.”

 

Çocukken, böyle bir uyarıyı bir maymun kafesinin önünde görmüştüm.

 

‘Cebler’ garip bir kelimeydi. Ne demekti acaba?

 

Bu maymunun adı ‘cebler’ değildi herhalde.

 

Sonra, kelimenin ortasındaki ‘b’nin aslında sert ‘b’ olması gerektiğini akıl ettim.

 

Bu uyarı, siyaset için de geçerli olmalı. Panayırcı yanlış yazmış, biz doğru yazalım.

 

‘Ceplere dikkat.’

 

Bir haftadır İran’da sokak karışık. Sokağa çıkanların mutlaka türlü türlü derdi vardır.

 

‘Para’ veya ‘parasızlık’ tetikleyici faktör. Bir nevi katalizör.

 

Bir arkadaşım göstericilerin ‘Merg ber İslam’ diye bağırdığını duymuş.

 

İnşallah yanlış duymuştur. Çünkü bu korkunç bir şey.

 

İnsanlar, İslam’ı sevmeseler bile, İslam’a kusur bulmazlar, bulsalar bile bunu ulu orta söylemezler.

 

İran’da bu söyleniyorsa, herkesin durup düşünmesi lazım.

 

‘Kusur varsa bizdedir, İslam bizim yanlışlarımızdan beridir’ söylemi bile yetmeyebiliyor demek ki...

 

***

 

İran’da sokakların karışmasına sevinenler var mı?

 

Maalesef var.

 

Bazıları İran’ın mezhebini gerekçe gösteriyor sevinirken, bazıları rejiminin karakterini.

 

Benim bir mezhebe mensup olmamın sebebi, o mezhebin görüşlerini daha tutarlı bulmamdır.

 

Başka mezheplerin mensuplarını sapkınlıkla suçlamak, başka mezheplerden bir ‘öteki’ icat ederek onunla kavga etmek ‘Ümmet’ terbiyesine uymaz.

 

Mezheplerin ortaya çıkışının müzakereyle ortadan kaldırılması mümkün olmayan tarihi, sosyolojik arka planları var.

 

Önemli olan, herkesin aynı mezhepte toplanması değil, farklı mezheplerin mensuplarının Peygamberimizin hatırı için birbirlerine müsamaha göstermesidir.

 

Bu tabii, dini bakış açısı.

 

Siyaset öne çıktığında, dini bakış açıları göz ardı edilebiliyor. Hatta, din, siyasetin emrine verilebiliyor.

 

Siyasetin taleplerine, çıkarlarına, ‘din’ veya ‘mezhep’ etiketi yapıştırılabiliyor.

 

Ben, dini açıdan baktığımda, İran’daki insanların huzurunu tercih ederim. Ülkelerinde mutlu olsunlar. Selamette olsunlar.

 

Aslında, siyasi bakış da aynı şeyi gerektirir.

 

Bölgemiz yeteri kadar karışık.

 

Yeni bir karışıklığın, bu bölgenin insanlarına bir fayda getirmeyeceğini görmek için filozof olmaya da, sosyolog olmaya da lüzum yok.

 

 

İran’daki sokak hareketleri, Türkiye’deki Gezi Parkı hadiselerini andırıyor.

 

Ajanslara yansıyan görüntüler bizimkilerle benzeşiyor.

 

İran’daki devlet yetkililerinin açıklamaları da...

 

Demek ki, ‘postmodern’ isyan modellerinin ‘aksülamel’leri de teşekkül etmiş.

 

İran’da bir nevi ‘dini vesayet’ rejimi var. ‘Velayet-i Fakih’i, ‘Vesayet-i Fakih’ diye okumak çok büyük bir anlam değişikliğine sebep olmaz.

 

Rejimin sahibi makamında olan Rehber Hamaney ‘dış güçler’e işaret ediyor.

 

Sözkonusu İran’sa, ‘dış güçler’den söz edilmesi normal. Zaten ABD Başkanı Trump bir sponsor gibi konuşuyor.

 

Yani dış güç yoksa bile, Trump’ın beyanları ‘dış güç’ yerine geçer.

 

İran, dünyada kârını zararını bilen, kendi politikasını uygulayan birkaç ‘bağımsız’ devletten biri.

 

Çok badireler atlattı. Bunu da aşacağını zannediyorum.

 

Aşar inşallah.

 

***

 

İran, bölgemizde önemli bir siyasi aktör.

 

Suriye’de, Lübnan’da, Yemen’de, Irak’ta çok faal.

 

Bu ülkelerin hiç biri huzurlu, sükunlu değil.

 

Tek İran yüzünden mi?

 

Hayır. ABD’den Rusya’ya, Suud’dan Fransa’ya İngiltere’ye kadar bir sürü faktörün etkisi var.

 

Sadece Müslüman ülkeler, mesela, Türkiye, İran, Suudi Arabistan, Mısır, bu ülkelerdeki sorunlara Müslümanlara yakışacak bir hassasiyetle yaklaşsa, bu ülkelerdeki gerilimin, şiddetin seviyesi azalır mı?

 

Azalır ama... Nerde o günler!

 

(Yusuf Ziya Cömert - Karar)

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş
NewsBox
Ford Servis / Oto Çiftel
  • Dürümiye / Lezzete Davetiye
  • Dürümiye / Lezzete Davetiye
Kaya Giyim / Kalitede öncü giyim dünyası
Kardelen Sigorta 0535 828 30 05