19 Kasım 2019 Salı •

HÜDA-PAR Genel Sekreteri Şehzade Demir'den Her Taraf Haber'e Açıklama: 6 -8 Ekim olayları karanlıkta bırakılmamalıdır

07.10.2019

HÜDA-PAR Genel Sekreteri ve Yazar Şehzade  DEMİR, 6-8  Olayları, Yasin BÖRÜ ve Arkadaşlarının Katledilmesinin 5. Yılında, Her Taraf Haber’e Değerlendirmelerde Bulundu:

6 -8 Ekim olayları karanlıkta bırakılmamalıdır

Bugün 6-8 Ekim olayları olarak bilinen olayların 5.yıl dönümüdür. 6 Ekim 2014 günü IşİD'in Ayn el Arap/Kobani'ye yaptığı saldırıları bahane eden PKK ve HDP yetkililerinin halkı sokağa çağırmaları ile başlayan ve toplamda 35 ilde sokakları savaş alanına çeviren bu olaylarda 50'nin üzerinde vatandaş katledilmişti.

Benzeri ancak tarihteki Moğollar ile Tatarların dönemlerinde görülebilen bir vahşet ortaya konulmuş, kurban eti dağıtan Yasin Börü ve arkadaşları başta olmak üzere insanlar yakılmış, binalardan atılarak kadınların zılgıtları eşliğinde cesetlerinin üzerinden arabalarla geçilmiştir. Özellikle HDP'li Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ile Zübeyde Zümrüt gibi yetkililerin halkı galeyana getirerek sokağa dökmeleri, yetkililerin de buna zemin hazırlaması ve seyretmekle yetinmeleri neticesinde olaylar önü alınamaz bir noktaya çıkmıştır. Başta HÜDA PAR olmak üzere ne kadar muhafazakar, dindar kesim varsa IşİD'li olduğu gerekçesiyle linçe maruz bırakılmıştır.

Bir insanlık suçu kapsamında değerlendirilmesi gereken bu olaylar, sonrasındaki gülünç yargılama süreci ile ısrarla üstü örtüldüğü için kamu vicdanı halen kanamaya devam etmektedir. O dehşet olayların suçluları şüphesiz ki kobay olarak kullanılan ve formalite bir yargılama sonrasında cezalandırılan sokak serserileri değildir. 6-8 Ekim olayları, yerli işbirlikçilerle birlikte hayata geçirilmek istenen uluslararası bir proje olarak görülmelidir.

Cezalandırılarak cezaevine konulan tetikçiler, suçlular silsilesinin belki son halkasını oluşturmaktadırlar.

Projenin en önemli ayağı olan sözde çözüm sürecinin başındaki yetkililer, dönemin bölge valileri, başta Diyarbakır olmak üzere polis ve jandarmayı sahadan çekerek meydanı HDP/PKK'lilere terkeden dönemin emniyet ve istihbarat yetkilileri, imdat çağrılarına cevap vermeyen amirler, HDP'nin başındaki eşbaşkanlar ile HDP'nin bölge belediye başkanlarının tamamı bu vahşet senaryosunun suç ortaklarıdırlar.

Açıkça ifade etmek gerekir ki sergilenen bu vahşet, bir insanlık suçu olduğu gibi asıl suçluların yargının önüne çıkarılmasını önlemek suretiyle üstünü örtmek de aynı şekilde bir insanlık suçudur. Bu karanlık dönem aydınlatılmadığı müddetçe Türkiye'nin önünü görmesi mümkün olmadığı gibi kamu vicdanı da kanamaya devam edecektir. Başta hükümet olmak üzere duyarlı bütün kesimleri 6-8 Ekim olaylarını hiç kimseyi kayırmadan aydınlatmak üzere göreve davet ediyoruz

Yorum Ekle
Yorumlar
Henüz Yorum Eklenmemiş
Dürümiye / Lezzete Davetiye