28 Şubat ve Fetö Mağduru Şahı Merdan SARI Adalet Bekliyor!

25.09.2018

28 Şubat Aktörlerininn ve Fetöcülerin Mağdur Edip Cezaevine Gönderdiği Şahı Merdan Sarı Hoca'nın Dava Sürecini ve Hakkındaki Kumpasları Hacı Ali Doğan, Hertaraf Haber'e  Değerlendirdi.

Şahımerdan Sarı Hoca Neden Cezaevinde?

Dile kolay tam yirmi yıl..

Haksız bir mahkumiyetle geçen on koca yıl. Ardından yeni bir kumpas ve yine mahkûmiyet.  Bu kez verilen mahkumiyet 12 yıl 6 ay..
 

Şahımerdan Hoca Kimdir?
 

1960 yılında Adıyaman’ın Besni İlçesi’nin Camuşcu Köyünde doğan Şahımerdan Sarı Hoca resmi olarak ilk tahsilini doğduğu köyde yaptı İmam Hatip orta kısmını Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta devam eden Şahımerdan Hoca İmam Hatib’in lise bölümünü ise Karaman, Gaziantep ve Adıyaman illerinde tamamlamıştır. 1978 yılında 18- 19 yaşlarında cami imamlığı yapan Şahımerdan Hoca bu dönem içerisinde irşad faaliyetlerine de devam etmişti. 163. maddeden DGM’de yargılanmış ve beraat eden Şahımerdan Hoca, 1995 yılında Diyanet İşleri Başkanlığı görevinden istifa ederek ayrılmıştır.
 

 VASAT KUMPASI NASIL OLDU?

Şahımerdan Sarı Hoca ilim ehli bir zattır.

Bu kimliği nedeni ile evi hiç misafirsiz kalmaz.

Sorusu olan gelir.

Derdi olan gelir.

Kavgalı olan gelir.

Velhasıl yaşadığı yerde sözüne ve ilmine itibar edilen halkın değer verdiği bir ilim adamıdır Şahımerdan Hoca.

Zaman zaman dergilerde yazıları da yayınlanmaktadır.

İlmi çalışmaları arasında tamamlamak istediği önemli eserler vardı.

Bunlardan birisi on cilt olarak planladığı İslam Akaidi adlı eser idi.

Ancak cezaevi sürecleri v.s. Hocanın ilmi çalışmalarını tamamlamasına mani oldu. Şahımerdan Hoca’nın yazılarının çoğu VASAT isimli bir dergide yayınlanıyordu. Adını Kur’an’dan alan Vasat kelimesi bilindiği üzere dengeli adil orta yolu takip eden anlamına gelen bir kavramdı.

Derginin bu isim ile çıkmasının bir sebebi de etrafında toplanılan fikriyatın aslında şiddet merkezli değil irşad merkezli bir yayın çizgisi olduğunun göstergesiydi.

Neyse.. Biz ana konumuza dönelim...

28 Şubat’ın gerilimli günlerinden bir gün Gaziantep’te bir fuar alanında İncil satan bir kitabevinde faili mechul bir bomba patlıyor...

Bombanın kim tarafından konulduğu halen ortaya çıkmış değil. Ancak kumpası kuran irade için bu hiç önemli değildi. Olayın ardından birkaç genç apar topar alınıyor ve olayın faili oldukları iddiası ile polis merkezine götürülüyor.

Bu gençlerin Birkaç kez Şahımerdan Hocanın sohbetine katılmış olmaları derin mihrakların arayıp da bulamadıkları bir fırsattı. Şahımerdan Sarı Hoca apar topar gözaltına alınıyor. 28 Şubatın işkenceci baronlarının marifeti ile kısa zamanda suç dosyası hazırlanıp mahkemeye tevdi ediliyor. Şimdi sıkı durun. Mahkeme savcısı bakın ne diyor: “Şahımerdan Sarı’nın olaydan haberi yoktu. Ama isteseydi engel olabilirdi.” Hukukun ters yüz edildiğinin bariz bir göstergesi olan bu iddianame hâkimlerin beraat kararı ile sonuçlanır diye beklenirken ani bir gelişme ile tüm sanıklara mahkumiyet çıkıyor. Bombayı koydukları iddia edilen kişiler müebbet hapis cezası aldılar ancak itirafcı oldukları gerekçesi ile serbest bırakıldılar.

HOCA HANGİ SUÇLAMA İLE CEZA ALMIŞTI

Şahmerdan Hoca, fuara atılan bombalardan değil, örgüt kurmaktan 18 yıl 6 ay ceza aldı. Aslında örgüt dedikleri şeyde ispatlanamamıştı. O dönemde Vakit Gazetesi yazarı Merhum Hasan Karakaya, mahkeme karar vermeden önce bir takım siyah elbiselilerin hâkimlerle konuştuğunu ve karar ‘’beraat’’ olacakken aniden cezaya döndüğünü yazmıştı. Yani ortada bulunan bütün deliller Hocaefendi’nin korkunç bir komploya kurban gittiğini apaçık bir şekilde gösteriyordu.

FETÖ ve benzeri çeteler kurban istiyordu.

Münkerin iktidarda  kalmasını, Marufu anlatan Şahımerdan Sarı Hoca gibi insanların yok edilmesini istiyorlardı.

2007’de cezaevinden çıkan Şahımerdan Hoca birtakım mihraklarca rahat bırakılamazdı. 28 Şubat döneminin takipçi ve tacizci faaliyetleri ile bilinen savcıları ve 24 saat yasadışı faaliyetleriyle hiçbir ahlaki ve hukuki kural tanımayan mihrakların hedefinde olmaya devam eden Şahımerdan Sarı Hoca’yı bugünlerde FETÖ üyesi oldukları ortaya çıkan savcı kisveli terör militanları 2009’a kadar attığı her adımı izlemişler ve hoca hakkında yeni bir dosya hazırlamışladılar.

Şahımerdan Sarı Hoca’yı tekrar tecrit ve hapis ortamına almak amacı ile hazırlanan iddianame Türk hukuk tarihinde adeta kara bir leke görünümünde idi.

Zira FETÖ’cü savcıların hazırladığı iddanameye göre, aklı yerinde her insanın doğal olarak yaptığında normal karşılanan her şey suç olarak gösterilmekte idi.

Örneğin legal faaliyette olan bir dernekte konuşma yapmak, Şahımerdan Hoca’nın evine gelen insanların çokluğu ve hatta telefonda “hocam bir emrin var mı?” tarzındaki nezaket ve edeb cümleleri dahi örgüt üyeliği ve yöneticiliği isnadına delil sayılmıştı.

Silahlı Terör örgütü FETÖ’nün talimatları çerçevesinde hareket ettikleri ve ülkemizde emsal teşkil eden davalarla da FETÖ militanı oldukları ortaya çıkan emniyet ve yargı mensupları, hukuki temelden yoksun yeni bir iddianame ile Anadolu’nun mütevazı bir semtinde yaşayan ve ülke genelinde halkın nezdinde sevilip sayılan Şahımerdan Sarı Hoca hakkında, 28 Şubatın gerilimli atmosferinde isnad edilen “Vasat” adlı sözde terör örgütü yöneticiliği iftirası ile baş başa bırakıldı.

Şahımerdan Sarı hoca hakkında yerel mahkemenin verdiği mahkumiyet kararına itiraz edilmiş ve konu yargıtaya taşınmıştı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na mütalaa sunan dönemin Yargıtay Cumhuriyet Savcı vekili Murat Kızılyar, yerel mahkemenin kararının yerinde olmadığını ve sanıkların beraatlerine karar verilmesi gerektiğini beyan etmesine rağmen mahkumiyet kararı bozulmamış ve Şahımerdan Sarı Hoca’ya yeni bir zindan yolu açılmıştı. Şahımerdan Hoca Ya zindana girecek veya hicret edecekti. İki oğlu sırf kendisine “babacığım bir emrin var mı?” dedikleri gerekçesi ile 4,5 yıl hapiste kalan Şahımerdan Hocan’nın kendisi de kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimine geçmek zorunda kalmıştı.

Günler ayları kovalıyor. 17/25 Aralık’ta Türkiye’nin tepesinde bir şeyler oluyordu. Fetö’cüler yargı ve emniyetteki militanları ile hükümete yönelik ilk darbe girişiminde bulunuyorlardı. A Haber televizyonu o günlere Fetö’yle kimin problemi varsa ekrana çıkartıyordu. Ne gariptir ki devletin mavi listede aradığı Şahımerdan Sarı hoca eş zamanlı olarak A haber televizyonuna çıkartılıyor ve Şahımerdan Sarı hoca A Haber Deşifre programında FETÖ’nün ipliğini pazara çıkartıyordu.

Ancak kısa bir zaman sonra Şahımerdan Hoca Kuzey Irak Yönetimince gözaltına alınıyordu. Suçlama nedir? Hadi tahmin edin. Şahımerdan Sarı hoca güya FETÖ’cü imiş.. FETÖ’cülerin klasikleşen takdiğini tanıdınız değil mi? Birini yok etmek mi istiyorsunuz, yapacağınız şey çok basit mevcut iktidara veya müttefiklerine kim düşman ise onunla itham etmeniz yeterli. Orda da öyle yapıyorlar. E doğal olarak bu çamur tutmayacaktı. Tutmadı da.. Peki ne yapmalıydılar? Kuzey Irak yönetimine en azılı düşman kim var IŞİD. O halde hocaya IŞİD’ci deseler iş bitecekti. Öyle de oldu. Bu kez Şahımerdan Hoca’ya Işidci diye iftira attılar. Lakin hamdolsun bu çamur da tutmadı. Ancak ailesi adalet bakanlığına bir yazı yazarak Hoca’nın Türkiye’ye iadesini talep etti. İade süreci tam 3,5 yıl sürdü ve nihayet 13 Şubat 2018 günü Türkiye’ye iade edildi.

İstanbul Atatürk Hava limanındaki işlemlerinin ardından hakkındaki hukuksuz mahkumiyet kararı nedeni ile Silivri Cezaevine gönderilen Şahımerdan Sarı Hoca bugüne kadar tek kişilik hücresinde çile dolduruyor.

Avukatlarınca yeniden yargılanması için dilekçeler verilmesine rağmen bugüne kadar herhangi bir olumlu sonuç alınamadı.

FETÖ’nün dinlerarası diyalog tezgâhına geçit vermediği ve terör elebaşısı Fethullah Gülen’e beyat etmediği için Yirmi yıldır çekmediği eziyet, görmediği zulüm kalmayan Şahımerdan Sarı hoca için geciken adaletin bugünlerde ihanet-i vataniye cürmü ile mahkum olan kişilerden esirgenmediğini görmek kamuoyu vicdanını ciddi bir şekilde yaralamaktadır. Kaldı ki sadece Şahımerdan Sarı hoca da değil, 28 Şubat aktörlerinin ve Fetöcülerin mağdur ettiği yüzlerce insan ve aileleri bugünlerde yaşadıkları zulme artık bir son verilmesini bekliyor.

Sözümüz hayatın bu dünyadan ibaret olmadığını bilenler içindir.

(HACI ALİ DOĞAN - ADANA)

Yorum Ekle
Yorumlar
Emre Doğan

04.10.2018

Ali bey son durum nedir bilginiz var mı?
NewsBox
Ford Servis / Oto Çiftel
  • Dürümiye / Lezzete Davetiye
  • Dürümiye / Lezzete Davetiye